Öncelikle o mikroskobik hücreleri çıplak gözle gördüğünü sananlara bir dur demek lazım! Gördüğünüz şey sperm değil, semendir. Sosyal medyada falan dönen uydurma bilgilere lütfen itibar etmeyelim, işin biyolojik gerçeği son derece net.
Sperm hücreleri aslında tek başlarına mikroskobik boyuttadır ve çıplak gözle onlara bir renk atfetmek imkansızdır. O gördüğünüz beyaz, gri veya hafif sarımtırak opak sıvıya semen (meni) diyoruz. Semenin hacminin sadece yüzde 2 ile 5 gibi çok küçük bir kısmı sperm hücrelerinden oluşur. Geri kalan devasa kısım, üreme sistemindeki çeşitli bezlerin ürettiği salgılardan ibarettir.
Peki bu rengi veren esas şey ne? Asıl kahramanlar prostat bezi ve seminal veziküllerdir. Prostat bezi, semenin içine bol miktarda protein, enzim, sitrik asit ve lipit salgılar. Özellikle bu proteinlerin ve lipitlerin yoğunluğu, ışığı saçarak sıvıya o karakteristik bulanık, beyazımsı ve opak görünümünü verir. Seminal veziküllerden gelen früktoz zengini sıvı da bu karışıma katılır. Yani o beyazlık, DNA'mızı taşıyan hücreleri korumak ve beslemek için evrimle��miş olan bu kompleks sıvının fiziksel yapısından kaynaklanıyor. Biyolojinin bu kusursuz işleyişine hayran kalmamak elde değil! Lütfen sağda solda satılan ne idüğü belirsiz takviyelerle kalite artıracağını iddia eden şarlatanlara da kanmayın.
Kaynaklar
- John E. Hall. Guyton And Hall Textbook Of Medical Physiology. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı