Tırlar uzun yoldan geliyorsa, uzun yollar neden tır olmuyor?
Merhabalar, hakkında oldukça espri yapılan bir soru sormuşsunuz. Evrim teorisi, halk arasında "insanların maymundan geldiği" teori olarak, üstünkörü bir şekilde bilindiğinden aslında bu soru akıllarda soru işareti oluşturabilecek bir soru gerçekten. Popüler bir sorudur, birçok kez yanıt verilmiştir. Bu sebeple burada bunu soruyor olmanız araştırma yapmamış olduğunuzu gösteriyor diyebilirim. Evrim Ağacı Youtube kanalında ya da bu sitede bu sorunun cevabını alabileceğiniz çok güzel içeriklerin mevcut olduğunu belirtmek istiyorum.
Kısaca cevabı şudur; Şu anda gezegenimizde yaşayan hiçbir tür bir diğer türün atası değildir. İnsanlar şuan yaşayan, maymun dediğimiz canlılardan türememiştir. Şuan yaşayan maymunlar ve insanlar ortak bir ataya sahiptirler. Şuan ki maymunlar bizim kuzenlerimiz oluyor yani. Şimdiki maymunların insan olmasının bir sebebi yok. Onlar başka bir tür. Ayrıca evrimin amacı, insana ulaşmak değildir.
İnsanlar geçmişte maymuna benziyorlardı ama maymundan gelmediler. İnsanlar ve maymunlar, ortak bir atadan evrimleştiler. Bu ortak ata yaklaşık 6-7 milyon yıl önce yaşadı. O zamandan beri insanlar ve maymunlar farklı evrimsel yollara ayrıldılar.
Maymunlar halen evrimleşiyor. Evrim sürekli devam eden bir süreçtir ve tüm canlıları etkiler. Evrimin bir amacı veya yönü yoktur. Evrim, canlıların çevresine uyum sağlamalarına yardımcı olan genetik değişiklikler sonucunda olur.
Şimdiki maymunların insana dönüşmesini beklemek mantıklı değildir. Bu, “Aynı dededen geldiysem neden hala kuzenim var, bana dönüşmesi gerekmiyor mu?” demek gibi1. Şimdiki maymunlar bizim kuzenlerimizdir ve kendi türleridir.
Evrim ile alakalı aklima yatan en mantıklı olaylardan biri daha önceden köpekler örneğiydi.kurtlarin insanlara yakin olmamasinin sebebi vucutlarinda salgilanan sitres hormonu oluyor.ancak bu hormonun az salgilandigi bazı kurtlar insanlara yakinlasarak hayatta daha fazla kalinabilecegi ni kesfedince yaklaşik 15000 yil kadar sonra farkli bir irka (köpeğe)dönüşüyor.evrimin ölçeği düşünülecek olursa milyalarca yilda tek hücrelilerden bugune gelişimiz mantikliydi.ancak özellikle insan anatomisini incelendigimde veya kuantum fizigine girisde anlatilan parcaciklarin hareketlerini izledigimde bunun inanilmaz bir yanılgıya dönüşmesi biraz farklı hissettirdi.anne karnındaki bir bebegin eli olusurken aralarinda bosluk bulunmasi için parmaklarin arasindaki hücrelerin kendini yok etmesi veya kuduz hastalığındaki virüslerin bir kisminin köpegin beynindeki saldırganlığı arttiran bölgeye yaptığı etkiler ve bir kisminin ise agizda salya seklinde hazir beklemesi ki bu anlatilan virüsler ayni virüsler olmasi.yani aslinda şunu demeye çalisiyorum bir evrim gerçeği var ama galiba bu sınırları olan bir evrim.boz ayi -kutup ayisi kurt-köpek vb gibi.özellikle Stephen Hawking bir kinuşmasinda şunları söylüyor aklimda kalanları söyleyeyim dünyada yaşamin olmasi için güneş ve dünya arasindaki binlerce olmasi gereken algoritma güneş ve samanyolu arasindaki binlerce algoritma (günesin örn bir karadelige veya daha büyük bir yildiza mesafesi).veya ilk canlinin olusa bilmesi için gerek dünya üzerinde gerek ise proteinlerin birbiri arasindaki uyum.yani şu demek oluyor milyar carpi milyar tane ihtimalin sadece yasamin oluşması icin bile 4 milyar yil yetmiyor.[1]
Cevabı basit.Niye olsunlar?Şu anki maymunlar ya da diğer canlıların varoluş amaçları niye insana evrimleşmek olsun?Biz evrimsel süreçte maymunlar ile yaklaşık 5-7 milyon yıl önce soy hatlarımız ayrıldı.Bu ayrışmadan sonra her canlı kendine ayrı bir evrimsel süreç izlemiştir.Mesela bizim için iki ayak üzerinde yürüme,beyin hacminin artması,karmaşık dil becerileri geliştirme gibi süreçler yaşanmıştır.
Bu nedenle şu anki maymunlar insan gibi evrimleşmemiştir.Fakat maymunlara bizim yaşadığımız evrimsel süreçlere benzer olaylar yaşarsa belki bizim gibi bir tür olabilir.
Öncelikle oturup da makro evrimi izleyemezsin. Evet mikro evrimi izleyebilirsin ama makro evrim çok uzun yıllar sürer. Yani hala evrimleşmiyorlar ifadesi zaten yanlış. Hala evrimleşiyolar. İnsanlar maymunlardan değil maymunlar ile olan ortak bir atadan evrimleştiler.
İkinci olarak bir tür diğer tür evrimleştiğinde illa o türün nesli tükenecektir veya o türün tamamı evrimleşecektir diye bir şey yok. Bir türün belli bir bölgede yaşayan türü başak bir türe evrimleşip diğer bölgedekiler hala aynı kalabilir. Mesela kıyafet bitleri varda neden saç bitleri yok demek gibi birşey.
Öncelikle bizler de birer maymunuz, kuyruksuz maymun. Şu anki maymunların bizim gibi olamamasının birçok nedeni var, burada insanın ve diğer kuzenlerimizin evrimsel patikalarına bakmamız gerekiyor.
İnsan - şempanze ayrımı yaklaşık 6-7 milyon yıl önce gerçekleşti. Bu 6-7 milyon yıllık süreçte bizim evrimsel patikamız bizi, şempanzelerin evrimsel patikası da şempanzeleri yarattı. Burada spesifik seçilim baskılarına baktığımızda onlar neden biz olmadı, hatta neden herhangi bir canlı insan gibi olamadı da sadece insan, insan oldu bunu daha net görebiliriz.
Öncelikle Bipedalizm, alet yapımı, etçil diyete geçiş, cinsel seçilim ve sosyal yapı insanı insan yapan en önemli ve en belirgin seçilim baskıları oldu. Özellikle alet yapımı, ellerimizi kullanmamız, zihnimizde tasarlayacağımız aletleri planlamamız ve ve bu aleti geliştirmemiz açısından beynimizi çok ciddi şekilde geliştirdi. Bibedalizm yani iki ayak üzerinde durmamız da beynimizi geliştirdi, avcıları çok daha iyi bir şekilde fark ettik ve termoregülasyon ve uzun mesafeleri yürüyerek kat etme yani göç etme konusunda da oldukça işimize yaradı. Etçil diyete geçiş, yani protein almak ve cinsel seçilim de beynimizi ciddi oranda büyüttü. Tabii ki insanı maymunlardan daha doğrusu kuzenlerimizden ayıran en ciddi ve önemli seçilim baskıları bunlar oldu. Fakat şempanzelere baktığımızda ya da bize daha yakın olan diğer maymun türlerine baktığımızda bu seçilim baskılarından birkaçını görememekteyiz. Örnek vermek gerekirse, şempanzelerde geçici bipedalizm vardır ancak bizler gibi kalıcı bir şekilde iki ayak üzerinde durmazlar, bize göre sosyal yapıları daha az gelişmiştir ve genel olarak etçil diyet çok gözlemlenmez. Burada saydığım seçilim baskılarının ne kadar süre popülasyon üzerine etki ettiği ve hangi kronolojik sırayla etki ettiği bile popülasyon üzerinde ciddi farklar yaratabilir. İşte hem kuzenlerimizin hem de daha uzak akraba olduğumuz türlerin bizim gibi olamamalarının en temel sebebi budur. Bir şempanze neden insan olmadı, ya da bir fil neden insan olmadı neden insan kadar zeki ve yüksek farkındalıklı olmadı, işte temel cevap budur: bizim takip ettiğimiz evrimsel patikayı takip etmediler.