Bu sorunun cevabı için gözlerimizi Kuantum mekaniğine, spesifik olursak Heisenberg Belirsizlik İlkesi'ne çevirmeliyiz. Bu ilkeye göre konumu ve momentumu aynı anda sonsuz hassasiyette ölçemeyiz. Eğer birini iyi bir şekilde ölçerseniz diğeri çok kötü bir şekilde ölçülmüş olacaktır.
1964'te C. Alden Mead, yerçekiminin kırınım adını verdiği bir fenome olan etkisini belirlediği ışığı küçük bir açıklıktan gönderince ne olduğunu açıklayan bir kağıt yayınladı. Yerçekimi ışığın davranışını yöneten elektromanyetik kuvvete göre çok zayıf olduğu için etkisi hesaplamalarda görmezden gelindi. Ancak Mead yerçekiminin görmezden gelinen etkisinin miktarını belirleme konusunda meraklıydı. Ne zaman bir parçacıktan başka bir parçacığa (mesela bir atom) ışık saçılsa, atomun ışık üzerindeki yerçekimsel etkisi atomun konumunda içsel bir belirsizliğe neden oluyordu. Mead, fotonun (ışığın parçacığı) Belirsizlik İlkesi'ni ve yerçekimsel etkisini kullanarak bir cismin konumunu Planck uzunluğundan daha küçük bir hassaslıkta belirlenemeyeceğini gösterdi.
Mead'in cevabının basit bir özeti şimdiki bilinen kuantum mekaniği kuralları ve yerçekiminin bilinen davranışı bir konumun Planck uzunluğundan daha kısa hassasiyette belirlenmesinin imkansız olduğudur. Burda "bilinen" kelimesi önemli bir roldedir. Gelecekte kuantum mekaniğinin baska bir versiyonu kendini gösterir veya yerçekimi kanununu şimdiki teorimizden farklılaşırsa bu argüman geçerliliğini yitirebilir.
Zaten atomaltı yerçekimi anlayışımız tamamlanmamış olduğu için "Planck uzunluğu mümkün olan en kısa uzunluktur." fikri ilelebet payidar kalmayabilir. Daha iyi bir kuantum yerçekimi teorisi üretilene kadar minimum uzunluk için Planck uzunluğu sahip olduğumuz en iyi tahmindir.
Bu konu hakkında daha teknik ve detaylı bilgi istiyorsanız bıraktığım kaynaktan bakabilirsiniz.[1]
Kaynaklar
- S. Hossenfelder. The Planck Length As A Minimal Length. Alındığı Tarih: 31 Temmuz 2023. Alındığı Yer: backreaction.blogspot | Arşiv Bağlantısı