Alper Gezeravcı'nın uzaya çıkmasına, "55 Milyon dolarlık tatil" ya da "O parayı emeklilere verin" diyen nüfusun niteliğinin artabilir elbette. Her kitlenin niteliği artabilir. Ama bunun olması için bir ülkenin uzaya astronot göndermekten önce ülkenin çok daha öncelikli sorunlarına bütçe, zaman, enerji ve beyin ayırması gerekir. Örneğin eğitimine. Eğitim sistemi bizimki kadar kötü olan bir ülkenin niteliği artmaz zaten. O kitle, Alper Gezeravcı'nın uzay yolculuğuna elbette "55 Milyon dolarlık tatil" der çünkü bu ülkenin emeklileri, açlık sınırının altında yaşıyor. Nitelikleri artsa ne olur artmasa ne olur? Karnını doyurma kaygısı güden bir topluluk, uzay seyahatini düşünemez. Karnını doyuran bir topluluğun niteliği de artamaz. Karnı aç olan bir toplum, eğitimle de uğraşamaz.
Sorunuzdaki vurgunuza katılmıyorum ve katılmanın da akıl, mantık çerçevesinde pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. İnsanların bu konuya, belirttiğiniz yorumları yapması gayet normal ve haklıdır. Bunun nitelikle, kaliteyle vs. ile ilgisi yok. Türkiye'nin uzay teknolojileri, seyahatleri, bilimsel gelişmeler üzerine hiç ama hiç bir katkısı yok. Bugüne kadar hiç olmadı. Bu bağlamda Türkiye, uzay konusunda bırakın söz sahibi olmayı, bu gelişkinlikte bir ülke de değil ne yazık ki. Keşke olsa. Bunun olabilmesi için ülkenin eğitim kalitesinin yüksek olması, bilime dayalı bir eğitim sisteminin olması, bu sistemin bilimsel esaslarla eğitilmiş, uzay araştırmaları gibi bilimsel tabanlı alanlarda çalışmış insanlar yetiştirmiş olması lazım. Böyle bir eğitim sistemimiz var mı? Yok. Bu kalitede insanlarımız var mı? Yine yok. Türkiye'de, bu kalitede insan yetiştirme yeterliliğindeki kurumlar hangileri? Boğaziçi, Odtü, İtü gibi üniversiteler. Peki devletimiz, bu kurumları destekliyor mu bugün? Hayır. Bütçeler artıyor mu? Hayır. Bu kurumların yetiştirdiği, dünya çağındaki biliminsanlarını destekliyor mu? Hayır. Aksine bu kurumlar ile sürekli çatışma halinde. Bu şartlarda Türkiye'de ne bilim gelişir, ne teknoloji gelişir, ne uzay bilimi gelişir, hiç bir bilim dalı gelişmez. Gelişmiyor da zaten. Bu şartlarda da başkalarının geliştirdiği teknolojilerden para karşılığında faydalanırız. Alper Gezeravcı'nın uzay seyahati güzel bir gelişme. Umut uyandırıcı, heveslendirici, güzel bir girişim. Ama neticede para ile elde edilmiş bir şey. Türkiye'nin o uzay seyahatine bir katkısı var mı teknolojik ya da bilimsel olarak? Yok. Bizim elbette astronot olacak kalitede ve eğitimde insanlarımız var. Ama bu gurur duyulacak bir şey değil. Normal bir şey. Uzay seyahati konusunda bilimsel ve teknolojik atılımlar yapmak gerekli. Ama biz bunu yapabilen bir ülke değiliz. Esas gereken bu. Geliştirilip inşa edilmiş bir uzay aracına astronot koymak zor değil. O uzay aracını yapmak zor. Hedef bu olmalı.
O nedenle... Sizin söylediğiniz kitlenin niteliğini arttırmanın konuyla ilgisi yok. Uzay teknolojilerini geliştirebilecek kitlelerin niteliğini arttırmanın konuyla ilgisi var. Ve ne yazık ki devletimiz bunun tam tersi yönde hareket ediyor. Bu konuyu incelerseniz, nitelik sorununun nerede olduğunu çok daha net göreceksiniz.
Umarım açıklayıcı olabilmişimdir. Sağlıcakla.