Aslında Öyle Bir Şey Yok!
Hatta ırk diye bir şey de yok.
Fakat kastettiğiniz Ortadoğu coğrafyasıdır ve asırlardır kan ile sulanır. Hem de hiç de kendi derteri ile ilgili olarak değil, hem de kendi adlarına hiç değil. Vekaleten hep onları birbirine boğazlatan egemen emperyalistler adına…
Böylesi kan ile sulanan-sulandırılan bir coğrafyanın tahammül sınırları da kızıldır ve her an pimi çekilmiş bombaya benzer. Çünkü yaşam daha 9 yaşındaki çocuğu da olgunlaştırır ve katılaştırır.
Filistinde çocukların general olarak adlandırılması bir övgü alameti olarak her ne kadar zihnimize pompalansa da esasında bu coğrafyada at koşturan emperyalizmin ne denli acımaszı ve kural tanımaz olduğunu da gözler önüne seriyor.
Sahi ya, bu vb. coğrafyalarda her gün artan şiddet ile birkaç insanın acımasızca koşullara maruz kalması mı daha önemli yoksa İsrailin misket bombası ile o coğrafyada ve bir tuşa basarak yaşayan her canlıyı, ot dahil, yok etmesi mi…
Sahi ya. Çanakkale’de birbirini boğazlayan her renk ve milletten ve daha sonra kardeş kardeş, koyun koyuna yatanların birbirine yönelik ölümüne yok etme arzularımı daha vahşice yoksa ABD emperyalizminin Nagazaki ve Hiroşima’ya attığı ve oksijeni dahi yok eden, geride ceset bile bırakmayan ve hala 80 yıl sonra bile öldürmeye devam eden atom bombası mı daha vahşice…
İlk örnekler sizin de zikrettiğiniz vahşi coğrafyalara özgü ve vekaleten fakat ikincil örnekler modern batının ta kendisi…
Ekte ırk ve ırkçılık üzerine bir kitap öneriyorum, bir de emperyalizmin ne olup ne olmadığı ile ilgili bir kitap. Ve örnekleri ile Volkan Yaraşır’ın Sokakta Politika kitabı…Sevgiyle…
Emperyalizm, kapitalizmin en yüksek aşaması/ V.İ. Lenin/ sol yayınları/1989/155
Irk ve Irkçılık Düşüncesi/ Alaeddin Şenel/ bilim ve sanat yayınları/ 1984/ 176 sayfa
Sokakta Politika/ Volkan Yaraşır/ Gendaş/2002/686