Nazar inancı, çeşitli kültürlerde ve toplumlarda yaygın olarak bulunan bir kavramdır. Çoğu kişi nazarın, başkalarının gözlerinden ya da kötü niyetlerinden gelen olumsuz enerjiler sonucu kişiye zarar verdiğini düşünür. Türk toplumunda da sıkça karşılaşılan bir inançtır ve genellikle güzel ya da başarılı kişilere zarar verebileceği düşünülür.
Ancak, modern bilim nazarın varlığını kabul etmez. Bilimsel açıdan, nazar gibi kavramlar psikolojik ve sosyal faktörlere dayanır. Başka bir deyişle, bir kişinin “nazar değdiği” hissine kapılması, genellikle psikolojik bir etkidir ve bunun, kişinin kendi inançları, toplumun etkisi veya olumsuz düşüncelerinden kaynaklanabileceği düşünülür.
Psikolojik etkiler: Kişinin nazar gibi bir olguyu inançla ilişkilendirmesi, stres, kaygı veya endişe yaratabilir ve bu da fiziksel ya da duygusal rahatsızlıklara yol açabilir. Bu durumu modern psikoloji, psikosomatik hastalıklar veya psikolojik bozukluklar ile açıklayabilir.
Sosyal etkiler: Toplumda yaygın olan inançlar ve uygulamalar, kişilerin bu tür bir “zarar” görme korkusunu besleyebilir. Başka bir deyişle, insanların nazara inanması, davranışlarını ve duygusal durumlarını etkileyebilir, ancak bu durum doğrudan fiziksel bir zararın varlığıyla ilgili değildir.
Sonuç olarak, bilimsel bakış açısına göre, nazarın fiziksel bir etkisi yoktur ve daha çok psikolojik ve kültürel bir fenomendir. Bu nedenle, nazar korkusu, genellikle kişinin inançları ve çevresel faktörlerle ilgilidir.