Sakalsızlık veya köselik, temel olarak popülasyon genetiği ve evrimsel süreçlerin doğrudan bir sonucudur. Dünya geneline baktığımızda sakal yoğunluğunun en düşük olduğu veya köseli��in en yaygın görüldüğü coğrafyalar Doğu Asya ülkeleri (Çin, Japonya, Kore, Moğolistan vb.) ile Amerika kıtasının yerli halklarıdır.
Bunun arkasında yatan biyolojik mekanizma oldukça net ve aslında akademi koridorlarında üzerine saatlerce laf salatası yapmaya bile gerek bırakmayacak kadar şeffaf. Yaklaşık 30.000 yıl önce Orta ve Doğu Asya'da ortaya çıktığını bildiğimiz EDAR (ectodysplasin A receptor) geninin spesifik bir varyantı olan EDARV370A, bu durumun baş aktörlerinden biri. Bu genetik mutasyon, kalın ve düz saç telleri ile daha fazla ter bezi üretilmesini (ki bunun iklimsel bir avantaj sağladığı düşünülüyor) tetiklerken, aynı zamanda vücut ve yüz kılların��n yoğunluğunu da ciddi oranda düşürüyor. Doğu Asya ve Amerika yerlilerinin genetik ataları ortak olduğu için, bugün bu popülasyonlarda köseliği genelin bir normu olarak görüyoruz.
Elbette genetiğin doğası gereği durumu sadece tek bir gene indirgeyip işin içinden çıkamayız. Sakal gelişimi temelde testosteron ve DHT (dihidrotestosteron) gibi hormonlara olan hücresel duyarlılığa bağlıdır. Yani mesele laboratuvar testlerinde kanınızda ne kadar testosteron dolaştığı değil, yüzünüzdeki kıl köklerinin (androjen reseptörlerinin) bu hormonu ne kadar iyi "okuyabildiği" ile ilgilidir. Bu reseptör duyarlılığı çok genli (poligenik) bir yapıya sahiptir. Bahsettiğim Asya ve Amerika yerli popülasyonlarında, genetik havuzdaki androjen duyarlılığı farklılıkları, seyrek sakal oluşumunun veya tam köseliğin baskın fenotip olmasını sağlamıştır.
Özetle; Çin'de, Güney Kore'de veya bir Amazon yerli kabilesindeyseniz, köselik bir eksiklik veya anomali değil, sadece binlerce yıllık evrimsel seçilimin DNA'mıza kazıdığı doğal bir mirastır.
Kaynaklar
- Kamberov et al. / Cell. Modeling Recent Human Evolution In Mice By Expression Of A Selected Edar Variant. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Adhikari et al. / Nature Communications. A Genome-Wide Association Scan In Admixed Latin Americans Identifies Loci Influencing Facial And Scalp Hair Features. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı