Merhaba . Benim bir tane sokaktan evlat edindiğim kedim Gülce birde bir arkadaşım şimdi hayatta değil kendisi onun verdiği Gökçe isimli cins bir kedim var .Sevgili Gülce kız ara sıra benden sıkıldığı için sanırım evden çıkar gider ama aynı gün eve döner gelir .Gökçe kız ise evden dışarı çıktığında bir kaç gün oturduğum yerde arar kendim bulurum .Bu bağlamda bu konuyu yanıtlamak isterim.
Bu soru aslında hem çok günlük hem de oldukça bilimsel bir merak taşıyor. Çünkü çoğumuzun duyduğu o hikayeler vardır. Kaybolan bir kedinin kilometrelerce öteden eve dönmesi ya da sahiplerinden önce yeni taşınılan evi bulması İlk bakışta biraz “abartılı şehir efsanesi” gibi gelebilir ama işin ilginç tarafı şu araştırmalar, kedilerin gerçekten şaşırtıcı bir yön bulma becerisine sahip olabileceğini gösteriyor. Fakat bu durum sandığımız kadar “gizemli bir altıncı his” değil; daha çok gelişmiş duyular, hafıza ve evrimsel davranışların birleşimi gibi görünüyor.
Kediler gerçekten alıştıkları mekanları uzun süre hatırlayabilir. Özellikle ev, bahçe, sokak ve güvenli bölgeler onlar için yalnızca fiziksel bir alan değil; aynı zamanda bir “koku haritası” gibidir. İnsanlar bir yeri daha çok görsel olarak hatırlarken, kediler çevreyi yoğun biçimde koku, ses, görsel işaretler ve mekânsal hafıza üzerinden algılar. Bir kedinin sürekli geçtiği yolları, ağaçları, duvar köşelerini ya da belirli kokuları belleğine kaydettiği düşünülmektedir (Vitale, 2022[1]).[1]
Kedilerin yön bulmasında en güçlü araçlardan biri muhtemelen koku hafızasıdır. Kediler yüzlerini sürttükleri, pati attıkları ya da vücutlarını değdirdikleri yerlere feromon bırakırlar. Bir nevi çevreye görünmez “ben buradaydım” işaretleri koyarlar. Bu yüzden yaşadıkları alan onlar için tanıdık kokularla örülmüş bir haritaya dönüşebilir (Bradshaw, 2013).[2] Günlük gözlem açısından bakarsak da bunu fark ederiz. Birçok kedi evde eşyaların yerini çok iyi bilir, küçük değişiklikleri hemen fark eder ve bazen yeni bir koltuğa bile temkinli yaklaşır. Ama asıl merak edilen şey şu. Kediler kilometrelerce öteden evi nasıl buluyor?
Bilim insanları bu konuda birkaç olası açıklama üzerinde duruyor. Birincisi, kedilerin oldukça güçlü bir mekansal hafızaya (spatial memory) sahip olmasıdır. Özellikle serbest dolaşan kediler çevreyi zihinsel bir harita gibi kodlayabilir. İkinci ihtimal ise bazı hayvanlarda görülen manyetik alan algısı olabilir. Güvercinler, deniz kaplumbağaları ve bazı memeliler Dünya’nın manyetik alanını bir tür pusula gibi kullanabiliyor. Kedilerde bu durum kesin kanıtlanmış değil ama bazı araştırmalar onların da manyetik ipuçlarından faydalanabileceğini düşündürmektedir (Turner & Bateson, 2014)[3].
İlginç bir araştırmada, Alman bilim insanları kedilerin bilinmeyen bir alanda yönlerini bulma davranışlarını incelemiş ve kedilerin eve dönüşte bazen beklenenden çok daha başarılı olduklarını gözlemlemiştir. Ancak bu her kedide aynı düzeyde değildir. Bazı kediler oldukça iyi yön bulurken, bazıları kısa mesafede bile kaybolabilir. Yani burada bireysel farklılık da vardır (Turner & Bateson, 2014).
İşin evrimsel tarafına gelirsek, bu becerinin büyük ihtimalle kedilerin atalarından geldiğini söyleyebiliriz. Evcil kedilerin atası kabul edilen Afrika yaban kedisi (Felis lybica), küçük av peşinde geniş alanlarda dolaşan ama aynı zamanda güvenli bölgesine dönmek zorunda olan yalnız bir avcıydı (Driscoll et al., 2007). Yani yön bulabilmek, yalnızca konfor değil; doğrudan hayatta kalma avantajıydı. Avlandıktan sonra güvenli sığınağa geri dönemeyen bir hayvan daha büyük yırtıcılara karşı savunmasız kalabilirdi.
Bir de kedilerin “ev” kavramı bizim düşündüğümüz kadar romantik olmayabilir. İnsan için ev anılar ve duygular taşırken, kedi için ev daha çok güvenlik, kaynak ve tanıdıklık merkezidir: yemek, sıcaklık, saklanma alanı ve tanıdık kokular. Bu yüzden kediler yeni ortamlara adapte olurken daha stresli olabilir; çünkü alıştıkları “harita” bozulur.
Günlük gözlemler de bunu destekliyor. Mesela birçok kedi taşınıldığında günlerce saklanır, eski eve dönmeye çalışabilir ya da kapı önünde bekler. Ama zamanla yeni alanın kokularını ve düzenini öğrenip orayı da “güvenli bölge” olarak benimseyebilir. Burada ilginç bir nokta daha var. Bugünkü ev kedilerinin hepsi aynı yön bulma becerisine sahip olmayabilir. Çünkü insanlar tarafından uzun yıllar boyunca yapılan seçici üretim (yani belirli özelliklere sahip kedilerin çiftleştirilmesi) bazı davranışları etkileyebilmiştir. Özellikle saf ırk olarak bilinen bazı kediler, atalarındaki doğal davranışların bir kısmını daha zayıf gösterebilir. Örneğin tamamen ev ortamına uyumlu, dış dünyayla daha az temas eden bazı ırklarda keşfetme, avcılık ya da alan kullanımı davranışlarının değiştiği gözlemlenmiştir (Turner & Bateson, 2014).
Son yıllarda genetik müdahale veya yoğun seçici üretimle elde edilen bazı kedi türlerinde davranışsal farklılıklar da dikkat çekmektedir. Burada yukarıda da belirttiğim gibi çoğu evcil kedi doğrudan “genetiği değiştirilmiş (GMO)” değildir; daha çok insanlar tarafından belirli fiziksel özellikler seçilerek üretilmiştir. Örneğin kısa bacaklılık, kıvrık kulak, tüysüzlük ya da belirli yüz şekilleri gibi özellikler genetik mutasyonların seçilmesiyle yaygınlaştırılmıştır. Ancak bu süreç bazen yalnızca görünüşü değil, hareket kabiliyeti, stres toleransı ve çevreyi algılama biçimini de etkileyebilir (Bradshaw, 2013).
Örneğin aşırı kısa yüz yapısına sahip bazı ırklarda görme açısının farklılaşabildiği, hareket kısıtlılığı yaşayan bazı ırklarda ise dış mekân keşif davranışının daha düşük olabildiği belirtilmektedir. Bu nedenle bugün evlerimizde yaşayan bazı kediler, Afrika yaban kedisi atalarının güçlü yön bulma içgüdülerini hâlâ taşırken; bazıları binlerce yıllık evcilleşme ve insan seçiliminim etkisiyle daha bağımlı ve yön bulma konusunda daha sınırlı olabilir.
Belki de bu yüzden bir sokak kedisi kilometrelerce öteden evini bulabilirken, hayatı boyunca apartmanda yaşayan bazı ev kedileri apartman kapısından çıktığında bile yön duygusunu kaybedebiliyor. Çünkü içlerinde hala aynı atanın izleri olsa da, yaşam biçimleri ve genetik geçmişleri artık aynı değil.
Yine de internette dolaşan “300 kilometreden eve döndü” hikayelerine biraz temkinli yaklaşmak gerekir. Bazıları gerçek olabilir ama bazıları seçici anlatılar veya doğrulanması zor olaylardır. Bilimsel olarak söyleyebileceğimiz şey kediler gerçekten güçlü mekansal hafıza, koku algısı ve yön bulma becerilerine sahiptir; fakat bu yetenek büyülü değil, evrimsel ve duyusal mekanizmaların birleşimiyle açıklanabilir.
Belki de kedilerin bu konuda bizi şaşırtmasının nedeni biz çoğu zaman onların küçük, sessiz ve tembel göründüğüne aldanıyoruz. Oysa içlerinde hala, yönünü bulmak zorunda kalan yalnız bir avcının hafızası biraz yaşamaya devam ediyor olabilir.
Kaynaklar
- Vitale, K. R. (2022). Current Research In Domestic Cat Cognition.. Animal Cognition,. doi: 10.1007/s10071-021-01588-6. | Arşiv Bağlantısı
- John Bradshaw. (2013). Cat Sense: How The New Feline Science Can Make You A Better Friend To Your Pet. ISBN: 978-0465031016. Yayınevi: Basic Books..
- Dennis C. Turner & Patrick Bateson. (2014). The Domestic Cat: The Biology Of Its Behaviour. ISBN: 978-1107025028. Yayınevi: Cambridge University Press..