Popüler kültürün ve o çok satan "kadınlar venüs'ten, erkekler bilmem nereden" tarzı kitapların bayıldığı bir klişeyle karşı karşıyayız. Genellikle "kadınlar günde 20 bin kelime kullanır, erkekler 7 bin" gibi havada uçuşan, hiçbir bilimsel temeli olmayan sayılarla desteklenmeye çalışılan bir efsane bu. Çift terapisine gelen danışanlarımda da sıklıkla erkeğin "çok konuşuyor", kadının ise "benimle hiç konuşmuyor" şikayetiyle geldiğini görüyorum. Ama mesele ger��ekten kelime sayısında mı?
Kısa cevap: Hayır. Bilim, cinsiyetler arasında günlük konuşma miktarı açısından anlamlı bir fark bulamıyor.
Konuyla ilgili literatürdeki en sağlam araştırmalardan biri, psikolog Matthias Mehl ve ekibinin 2007'de Science dergisinde yayımladığı çalışmadır. Araştırmacılar, katılımcıların gün içindeki konuşmalarını belirli aralıklarla rastgele kaydeden dijital bir cihaz (EAR) kullanarak nesnel ölçümler yaptılar. Sonuç mu? İki cinsiyet de günde ortalama 16.000 kelime kullanıyor. Elbette bireysel farklılıklar devasa boyutta; günde sadece 500 kelime konuşan da var, 47.000 kelimeyle adeta sınırları zorlayan da. Ancak bu uçlardaki dağılım cinsiyetten tamamen bağımsız.
Peki neden kadınların daha çok konuştuğuna dair bu sarsılmaz inanç var? Evrimsel psikoloji perspektifinden bakarken bazen kolaya kaçıp "kadınlar mağarada sosyalleşmek için konuştu, erkekler avlanırken sessizdi" gibi indirgemeci açıklamalara sığınılıyor. Oysa insan zihnini ve karmaşık sosyal davranışlarımızı sadece bu basmakalıp hikayelerle açıklayamayız. Sosyolinguistik araştırmalar, asıl farkın ne kadar konuşulduğunda değil, hangi ba��lamda konuşulduğunda yattığını gösteriyor.
Kadınlar genellikle ilişkisel ve duygusal bağ kurma amaçlı (affiliative) sohbetlerde daha aktifken, erkekler statü belirleme, bilgi aktarma veya görev odaklı durumlarda, hatta topluluk önünde (örneğin iş toplantılarında) daha fazla konuşma eğiliminde. Yani seans odasında eşinin suskunluğundan yakınan bir kadının bahsettiği adam, yöneticisi olduğu şirketin toplantısında pekala o 16 bin kelimenin hakkını veriyor olabilir.
Özetle, zihinsel ve biyolojik donanımımız cinsiyetler arası bir "çene çalma" farkı yaratmıyor. Sadece içinde bulunduğumuz durumlar ve güdülenmelerimiz iletişim tarzımızı şekillendiriyor. Biri size kadınların çok konuştuğundan şikayet ediyorsa, muhtemelen odaklanılması gereken şey tarafların kelime istatistikleri değil, o ilişkideki dinleme becerisinin ne kadar geliştiği ve karşılıklı sınırların nasıl çizildiğidir.
Kaynaklar
- Matthias R. Mehl, Simine Vazire, Nairán Ramírez-Esparza, Richard B. Slatcher, James W. Pennebaker. Are Women Really More Talkative Than Men?. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı