Joseph Murphy'nin Bilinçaltının Gücü ve benzeri kişisel gelişim kitapları, maalesef popüler kültürde psikolojinin en çok yanlış anlaşıldığı alanlardan birini temsil ediyor. Bu eser, bilimsel bir psikoloji metni değil, daha çok Yeni Düşünce (New Thought) akımının spiritüel bir yansımasıdır.
Bu tür kitapların temel iddiası, zihnimizde sürekli olumlu şeyler düşünürsek bilinçaltımızın bunları bizim için gerçeğe dönüştüreceği yönündedir. Klinik bir perspektiften baktığ��mızda, bu yaklaşımın oldukça sorunlu, hatta zaman zaman danışanlar üzerinde doğrudan zarar verici olabileceğini görüyoruz. Bunun birkaç temel nedeni var.
İlk olarak, bu tarz yaklaşımlar duyguların evrimsel işlevini tamamen göz ardı eder. Olumsuz olarak etiketlediğimiz kaygı, öfke, üzüntü veya tiksinti gibi duygular, hayatta kalmamız ve çevremize uyum sağlamamız için evrimleşmiş hayati sinyallerdir. Bu kitaplar size sürekli olumlu düşünmeniz gerektiğini dikte ederek, aslında doğal ve işlevsel olan duygularınızı bastırmanızı öğütler. Terapi odasında en sık karşılaştığımız tablolardan biri tam olarak budur, danı��anlar sırf kötü hissettikleri veya endişelendikleri için kendilerini suçlarlar. Oysa duyguları bastırmak onları yok etmez, sadece somatizasyon gibi daha karmaşık ve bedensel yollarla ortaya çıkmalarına zemin hazırlar.
İkinci olarak, bu tarz tezahür ettirme akımları, insanı kendi hayatının mutlak hakimi ilan eder. Eğer hastalanırsanız, işinizi kaybederseniz veya travmatik bir olay yaşarsanız, sistemik veya biyolojik faktörleri yok sayan bu yaklaşım size üstü kapalı olarak "yeterince doğru düşünmediğin için başına bunlar geldi" der. Bu, mağduru suçlamanın oldukça sinsi bir versiyonudur ve kişinin üzerindeki psikolojik yükü inanılmaz boyutlara taşır. Travma, majör depresyon veya anksiyete bozuklukları gibi karmaşık klinik tablolar, her sabah aynaya bakıp olumlu telkinlerde bulunarak çözülebilecek şeyler değildir.
Bilinçdışı kavramı psikolojide elbette vardır. Bilişsel bilimlerde örtük bellek veya otomatik düşünceler gibi süreçlerle bilincimizin dışında gerçekleşen bilişsel işlemleri inceleriz. Ancak bu süreçler, evrene sipariş veren mistik bir kargo şirketi gibi çalışmaz. Beynimiz, geçmiş deneyimlerden yola çıkarak gelecekteki tehditleri öngörmeye ve bizi hayatta tutmaya programlanmış, enerjiyi verimli kullanmaya çalışan biyolojik bir organdır.
Eğer motive olmak veya umut verici şeyler okumak istiyorsanız bu kitabı kurgu dışı bir masal gibi tüketebilirsiniz. Ancak psikolojik sağlığınızı korumak istiyorsanız, zihninizin süreçlerini sihirli değneklerle çözmeye çalışmak yerine, kendi duygusal süreçlerinize şefkatle yaklaşmayı ve gerektiğinde sınırlarınızı çizmeyi öğrenmelisiniz.
Kaynaklar
- L. Cosmides & J. Tooby. Evolutionary Psychology And The Emotions. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Oliver Burkeman. The Antidote: Happiness For People Who Can't Stand Positive Thinking. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı