Sorulara Dön
4
Ekonomi & Siyaset Bilimi

İnsanların batıya bu denli özenmesi sizce ne kadar doğru?

Evet, batı bize göre belli konularda iyi olabilir ancak insanların batıya bu denli özenmesi sizce ne kadar doğru? Batıdaki çıplaklığı modernizm sanandan tutun, zevklerine düşkünlüğü üstün saymaya kadar… şahsen insanların bu konuda yanıldığını düşünüyorum, batının da geldiği yer aşikar, neden kendimizi hep altta hissedelim ki?

2
165 görüntülenme
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
2 Cevap

Merhaba,

Pek bilgi sahibi olmadığım, pek az fikrimi de çokça savunduğum bir başlık siyaset... dolayısıyla hatam olursa affola. İnsanların batıya özenmesini doğuya özenmesine yeğliyorum öncelikle, neden diye soracak olursanız bilimin doğuda değil batıda aydınlandığını hepimiz gözlerimizle görüyoruz. Tek kriter bilimin aydınlatılması da değil elbette ki, fakat batının özgürlük ve bilinç düzeyi konusunda çok daha ileride olduğunu düşünüyorum. Bizim daha ilerde olduğumuz konular da yok değil, önemli olan onları koruyarak "batıya özenmek". Gelelim sorunuzu yanıtlamama sebep olan kısma: çıplaklığın modernizm sayılması, zevklere düşkünlüğün üstün sayılması. Öncelikli olarak, çıplaklığın modernizm sayılmadığını söylerken neye dayanıyorsunuz, buna kim karar veriyor? Ayrıca batıda gördüğüm çıplaklık falan da yok. Konu eğer seks ise; seksin ayıplanması, seks hakkında konuşanlara suçlu muamelesi yapılması bu konuda görebildiğim tek ve en büyük sorundur. Yok hayır, konu seks değilse de "çıplaklığın modernizm sayılması" söylemi, özgürlük anlayışımıza büyük bir darbe ve ayıptır. Benim kafamdaki modernizm ne seksi yasaklar ne de insanların giyimini "çıplaklık" olarak etiketler, hatta bu konunun açılmasını ve sanki evrensel bir kural varmış da insanlar ona göre bu konuda istediklerini söylebilirlermiş gibi davranılmasını da doğru kabul etmez. Bunu modernizm çatısı altında beslenen bağnazlık olarak görüyorum. Hem, onlara göre de biz -tüm cümleleri batıyı karşımıza alarak kurduğumuzdan dolayı biz diyorum- fazla kapalıyızdır belki? Kim kimin haklı olduğunu neye dayanarak söyleyebilir ki? Ben çıplaklık olarak sözünü ettiğiniz şeyden çok daha tehlikeli bir şey biliyorum, sanki ilk kez bir insan vücudu görüyormuş, bir insan vücuduna sahip değilmiş gibi insan vücudunu ötekileştiren, bunun üzerinden önüne gelene "ahlaksız" diyebilme şansını kendinde gören insanlar. İnsanların refahını asıl bunlar bozuyor, bahane olarak da kendi ideolojileri gösteriyorlar çoğu zaman, baskılıyorlar.

Zevklerine düşkünlüğün üstün sayılması. Bu konuda söylemek istediğinizden bir miktar sapabilirim, genel cümleler kuracağım. İnsanların yaptıkları, yapmak istedikleri şeylerin temelinde mutlu olma güdüsü yatıyor. Buna bakarak zevke düşkün olmayı hayatın tadını çıkarmak olarak yorumluyorum şahsen. Bulunduğu coğrafyadaki sorunlarla veya Dünya'daki global sorunlarla ilgilenmeyen, umarsız bir kişi modelini desteklemiyorum kesinlikle, yanlış anlaşılmayayım. Desteklediğim şey "zevk düşkünü" derken bile insanların hayatına müdahale etmeye çalışıyor olduğumuz, madem herkes kendi hayatını diğerlerinin de haklarını görmezden gelmeyecek şekilde istediği gibi yaşama hakkına sahip, bize bu konuda ne düşüyor? Hiçbir şey. Birilerini zorlayarak bilime, insanlara, teknolojiye katkıda bulun, çalış, kendi zevkini gözetme gibi absürt cümleler kuramayız. Dolayısıyla kişinin zevk alacağı şeylerle hayatını doldurması, dolu dolu yaşaması taraftarıyım.

Özetlemem gerekirse, "çıplaklığın modernizm sayılması" ve "zevk düşkünü" diyerek bile insanların haklarına ve özel hayatlarına saygısızlık yapılıyor olduğunu, bunun da belirli kılıflar içine gizlenerek yapıldığı ve güzel bir şeymiş gibi servis edildiğini düşünüyorum, bunu destekliyorum.

Sağlıcakla...

304 görüntülenme
8
Teşekkür (2)
Paylaş
8

Çünkü içinde yaşadığımız çağda baskın olan kültür batı kültürü. Kullanılan tüm nesneler, fikirler hepsi batının son biçimini verdiği kavramlar. Batı yarattı demiyorum, son biçimini batının verdiği diyorum. Son biçimi demek bugün kullanılan biçimi demek. Yani bugün kullandığımız kavramlara son biçimini batı vermiş ve hala da değişimlere batı öncülük ediyor. Ancak bu durumun daha iyi veya kötü olmakla ilgisi yok. Batı doğudan daha ilerde veya geride olduğu için değil kültürel olarak daha baskın olduğu için bunu yapıyor. Aslında bu da yanlış. Doğrusu batı kültürü bugün daha baskın durumda olduğu için bu kültürün baskıladığı diğer kültürler de buna göre değişiklik gösteriyor. Elbette bu bir değişim süreci oluşturuyor ki zaten hiç bir kültür ve toplum durağan değildir her zaman değişir. Ancak bu değişim insan ölçeğinde yani doğanın çerçevesi içinde olduğu zaman dikkat çekmez, olağan karşılanır ve üstünde durulmaz. Bu değişim zorbalığın, teknolojinin veya başka bir anlık/ kısa süreli etmenin etkisiyle olduğunda ise doğal olmaz ve tutarsızlıklar yaşanır. Dengesizliklerin görüldüğü bu durumda toplum kendi dengesini bulmaya çalışırken çatışmalar yaşanır. Çatışma ile sözünü ettiğim iki grubun fiziksel çatışması değil tutarsızlıkların ve dengesizliğin oluşturduğu kargaşa. Bu çatışma sonucunda toplum olması gerektiği konumu bulur ve dengeye gelir. Ne yazık ki günümüzde bu da olanaksız. Çünkü bu çatışmayı temellendiren değişimler sürekli yenilenmekte ve değişmekte. Bu yüzden kültürel bozuşmalar ortaya çıkmakta. Bir grup ani gelen değişimi doğrudan kabul ederken diğer bir grup bu ani gelen değişime karşı var olan kültürü savunuyor. Ancak sözü edilen ikinci grup burada bir yanlışa düşüyor. Kültür durağan değildir, sürekli değişir. Onlar kültürü olduğu gibi durdurmak isterken kendilerini değişime ayak uyduramamış olarak buluyorlar çünkü değişim durdurulamaz ancak ve ancak yön verilebilir. Yön vermek yerine durdurmayı seçmekse kayboluşu getirir. Bununla birlikte yukarda sözü geçen birinci gruptakiler de doğrudan kabul etse bile yeni değerlere alışamıyor. Çünkü eski değerlerine göre çok temel veya büyük değişiklikler içeriyor. Elbette her zaman değil. Ancak birinci grupta da kaybolan bir grup oluşuyor. Böylece birinci ve ikinci grubun arasında bir yerlerde "kaybolanlar" "arada kalanlar" grubu oluşuyor. Bu kaybolanlar eski kültüre de yenisine de ayak uyduramıyorlar ve zamanla tükeniyorlar. Diğer gruplar ise ya iki uç değeri oluşturarak yeni kaybolanlar yaratıyor ya da birbirlerine yaklaşarak dengeyi buluyorlar. Birbirine yaklaşma konusu çok zor bir eylemi oluşturuyor. Bu eylemin gerçekleşebilmesi için yönetici (organize edici, yön belirleyici) bir gücün varlığına gerek duyuluyor. Yoksa bu iki kutup birbirinden ayrılabilir ve ayrı toplumlar oluşturabilir.

Bu değişimlere körü körüne bağlanmak ve içinde bulunduğu toplumun değerlerinin yanlış olduğunu öne sürerek yenisinin doğruluğunu mutlak kabul etmek de eski kültüre bağlılık yemini edip yeni gelen değişimin şeytanca ve bozucu bir güç olduğu öne sürmekte eşit derecede yıkıcı ve yanlış bir tutum. Örneğin çıplaklık bir topluluk için gerçekten çok ahlaksızca kabul edilebilir. Bu topluluk alışveriş yaptığı ve başka etkileşimlerde bulunduğu ve tamamı çıplaklardan oluşan başka bir topluluğun değerlerini almak zorunda değildir. Her iki toplum da aradaki bu ayrımın nedenlerini, sonuçlarını, olumlu ve olumsuz yönlerini görerek kendini buna göre değiştirebilir. Ancak çıplaklığın ahlaksızlık olarak nitelendirildiği toplumdaki birinin çıkıp aslında herkes çıplak dolaşabilir kimse buna karışamaz demesi o toplumdaki diğer insanların çıplaklığa karşı olmasından daha yanlış bir tutumdur. Ancak ne yazık ki günümüzde daha yanlış olan bu tutum insanlar tarafından daha sık benimsenmekte ve kendi bulunduğu grubu savunmak için sık sık başvurulmakta olan bir yanlış haline gelmektedir.

0
Teşekkür
Paylaş
0
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın