İnsan bu dünyaya kendi iradesi ve isteği ile gelmediği için bu soruya cevap vermek pek mümkün değildir. Bu soru dahi kendi içinde pek mantıklı değil. Biz insanoğlu, kendi isteğimizle kendi çabamızla dünyaya gelmedik. Birey olarak ebeveynlerimizin genlerini dünyaya bırakma içgüdülerinin sonucuyuz. Tür olarak da milyonlarca yıl süren evrimsel bir gelişimin ürünleriyiz, bu kadar. O nedenle ortada bir amaç, bir niyet, bir hedef yok. Olsaydı zaten milyarlarca insan bu amacı çok uzun süre önce görmüş, milyarlarca insan aynı amaç altında birleşmiş ve o amaca yönelik ilerliyor olurdu ama bu bile anlamlı değil çünkü bu amaç da insana ait olamaz. Doğmadan, var olmadan önce belirlenebildiği takdirde buna amaç denebilir. O nedenle de herkes var olması durumunu anlamlandırmaya çalışıyor ki bu da pek anlamlı değil. Eğer insanın dünyaya gelmesi, bir amaç güdüyor ise bu amaç kimin amacı? Bunu bilmiyoruz, bilsek de o fikir bize ait değil. Bir aletiz o zaman ki bu da kabul edilmesi zor bir durum.
Bu bilinmezler doğrultusunda herkes kendince bir amaç yaratıyor, hayatını anlamlı kılmaya çalışıyor. Ama büyük çoğunluk da bunu başaramıyor. Bu nedenle bu konuda çok fazla odak, fikir, iddia, kabul ve tartışma var.
Bu konuda Camus'un Sisifos Söyleni kitabını okuyabilirsin. Camus, felsefi araştırmaları ve akıl yürütmeleriyle hayatın bir anlamı olmadığı sonucuna varır ve bu sonuçtan sonunda insanın kendini tüketmesi -yaşamak, son ana kadar yaşamak- gerektiği sonucuna ulaşır. Bununla da yetinmez, yaşamın bir anlam içermediğini düşünen bir insanın mutlu olması gerektiğini söyler.Kitabı okumanı tavsiye ediyorum :)
İnsanın dünyaya gelme amacı iyilikler ve güzellikler yapmaktır. Bütün kainat insanın emrindedir çünkü insanın aklı ve iradesi vardır. Bu mertebeye sahip insanın oturduğu koltuğun hakkını vermesi lazımdır. Bir vali oturduğu koltuğun hakkını vermek için sıradan halktan farklı işler yapmalıdır. Bütün varlıklardan daha üstün emosyonel ve mental fonksiyona sahip insanın da bu mertebelerin hakkını vermesi gerekir. Bütün amacımız daha kamil bir insan olmaktır. Kamil kelimesi burada ruhsal olgunluğa erişmiş insan manasındadır.
Ruhsal olgunluğa erişmek ise zahmetli ve zordur. Allah'ın insana bahşettiği nimetleri dengeli kullanabilme becerisini kazanabilmek gerekir. Örneğin şehvet insana verilmiştir ki neslini devam ettirebilsin ama bu nimeti dengesizce kullanıp haram işleri yapmamalıdır. Bilindiği gibi pornografik resimlere bakmanın beynin yönetici fonksiyonlarını ve kısa süreli hafızasını kötüleştirdiğini gösteren bir yığın bilimsel çalışma vardır.
Yemek yeme işine tat tomurcukları sayesinde bir lezzet verilmiştir. Bu şekilde türlü türlü gıdaları alma isteğini Allah bize vermiştir fakat bu nimeti de dengesizce kullanıp oburluk yapmamalıyız. Bu şekilde kontrolsüz beslenme periferik damar hastalıkları, inme, sistemik inflamasyon gibi problemlere sebep olur.
Bahsedilen bu örneklerde haddi aşmanın maddi yönden zararlarına örnekler verdim. Fakat bu sınırları aşmak ruhani yönden büyümemize, daha olgun bir insan olmamıza da engel olur.
Örnekler çoğaltılabilir fakat konuyu uzatmak istemiyorum. Bize verilen zaman nimetinin bir kısmında da oturup ibadet etmeli rabbimize yakınlaşmalı ve kamil insan olma üzerine düşünmeliyiz.
Düzenli olarak bu vakti ayırmak bizi hedefimize giden yolda kararlı kılmaktadır. Yani ettiğimiz ibadetler bu zorlu yolda durup düşündüğümüz ve kendimize hatırlatmalarda bulunduğumuz zaman dilimleridir.
Sadece maddi bedenimizin ihtiyaçlarını karşılama üzerine yaşamaya çalışmak, olduğumuz makama yakışmayan bir harekettir. Çok daha iyilerini yapabiliriz ve yapmalıyız. Olduğumuz makamın hakkını vermeliyiz.
Yaşamanın amacı yoktur ya da zevk almaktır gibi cevaplar görüldüğü gibi yetersiz kalmaktadır. Ölümden sonrasını yok sayarak sığ bir şekilde bakarak bu soruya cevap vermek görüldüğü gibi imkansızdır. Söylediklerimi içinizde bir yerde bütün insanlar gibi siz de hissediyorsunuz.
Saygılarımla.
Görkem Öğe adlı arkadaşımızın üstteki yorumunu okumanızı tavsiye ederim öncelik ile .
İnsanın amacı nedir ? asıl amaç Yaşamaktır .
Sırası ile asıl amaç ve asıl amaca ulaşmayı sağlayan yan amaçlar vardır .
1 . ASIL AMAÇ = Uzunca ifade etmek gerekir ise her insan var olduktan sonra sonsuza dek var oluşunu sürdürmeyi otomatik olarak amaç edinmeye programlanmıştır .
2 . YAN AMAÇ = var olduğu zaman mekan , gezegen çevre ve koşullar içinde bulunduğu durum , edindiği birikim , vücudu .. ve benzeri asıl amaca ulaşabilmesi için gerekenleri yeteri derece sunmadığı için ve asıl amacına ulaşmayı sağlamadığı için ... ne yazık ki sonsuza dek varlığını sürdürebilmesi çok düşük bir ihtimal olduğu için bu ihtimali gerçekleştirebilmesi için üremeye ve bu sayede tür olarak varlığını sürdürerek o ihtimalin gerçekleşeceği zamana kadar yeni insanlar üretmeye programlıdır .
3 . YAN AMAÇ = Asıl amacına ulaşması için , 2 . yan amacı olan üremeyi yapması gerek ama hem ürettiği yeni insanların varlıklarını sürdürmesi gerek onlarında üremesi gerek ve asıl amacı gerçekleştirmek için hem kendilerini geliştirmeleri gerek hem asıl amaca ulaşmak için çevresini geliştirmesi gerek .. yeni kaynaklar yaratması ... kaynakların sürekliliğini sağlaması .. kazanımlarını sonraki nesillere aktararak sürekli asıl amaca doğru ilerlemesi gerek .
4 . YAN AMAÇ = Var oldukları astronomik cisimde yani gezegende bu yan amaçların hepsini gerçekleştirmeleri için bulundukları astronomik cismin yani gezegenin sürekliliğini ve var olmasını sağlamak zorundalar ve gezegen her zaman onların ihtiyaçlarını karşılamalı .
Asıl amaç olan sonsuza dek yaşamı sürdürmek gerçekleştiği zaman iki tane amaç oluşuyor .
ASIL AMAÇTAN SONRAKİ 1.AMAÇ
Ölümsüz olan canlılar öldürülmedikleri sürece sonsuza dek yaşayabilirler .
Beslenme sorunun çözülmesi gerekiyor , sonsuza dek yaşayan insanlar çoğalarak varlığını sürdüreceği için kaynaklar hızla tükenecektir dolayısı ile yeni gezegenler bulmamız veya yeni gezegenler yaratmamız gerekir .
Beslenme sorununu çözerek bu gezegen bağımlığından kurtulmamız gerekiyor .
ASIL AMAÇTAN SONRAKİ 2.AMAÇ
Sonsuza dek varlığımızı sürdürüyoruz ama ölümsüzde olsak öldürülebiliyoruz . Onun için öldürülme sorununu çözmemiz gerekir .
İnsanın otomatik olarak amaçları bunlar .
Asıl amaç sonsuza dek yaşamaktır , Asıl amaca ulaşınca geriye iki amacınız kalır beslenme sorununu ortadan kaldırmak ile öldürülme sorununu ortadan kaldırmak .
Bu amaçların tamamını gerçekleştirdiğiniz zaman tek bir gayeniz olur .
Sürekli mutlu olmak , sürekli tatmin olmak .
İnsanın yaşam amacı tatmin olmaktır.Bahsettiğim tatmin fizyolojik değil duygusal bir tatmin olduğu için herkeste farklı olması çok doğaldır.Okuduğum yüzlerce makale,konuştuğum onlarca insan daima bir genellemeye gidip azınlıkları görmezden gelmiştir.Sevme-sevgi görme,sayma-saygı görme bir yaşam amacı olabileceği gibi şiddet-şiddet görme de bir yaşam amacı olabiliyor veya bana göre en sığ düşünce olan üremeyi yaşam amacı olarak belirleyen insanlar da var.Kimse hayatını yaşamayı kendisi seçmedi ama herkesin yaşam amacını bulma ve seçme şansı var.Bugün ömrünüzün geri kalanının ilk günü,sizi ne tatmin ediyorsa onu bulun ve o uğurda mücadele edin :)
Ben bir filosofa ve ya kitaba arkalanamam, ama fikir yürüde bilirim. İlk sırada, biz bir şekilde yarandık ve biz de her canlı türü gibi yaşama iç güdüsüne sahibiz. Bizim bedenimize sıcak lazım, çünkü bizim beden derecemiz 36,5 derecedir ve biz kertenkele gibi soğukkanlı canlılar değiliz. Bizim yemeğe ihtiyacımız var,çünkü içimizdeki hüceyreler faliyyetlerini sürdürmek için buna ihtiyacları var. Ve tabii ki,her birimiz karşımıza ayrı maksatlar koysakda ,sadece mükemmel olmak için yapıyoruz.Ben bile, hatta evrim ağacı bile.[1]