Sorulara Dön
0
Evrim & Abiyogenez

İnsan beyninin evrimleşme süreci nasıl gelişmiştir?

Beynimizin henüz kullanmadığımız/kullanamadığımız bölümleri göz önüne alarak açıklayabilir misiniz?

1
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Yaşamın büyük bir kısmı tek hücreli canlılar arasında gerçekleşmiştir. Yaşamın başlangıcı 4 milyar yılı önce ise bunun 2-2,5 milyar yılı tek hücreliler arasında geçmiştir. Sonradan çok hücreliler ortaya çıkmıştır. Tek hücrelilerde duyulara yönelik bir takım organeller, biyokimyasallar görülür. Dolayısıyla tek hücreli canlılarda dahi çevreden gelen, nesnel gerçeği değerlendiren, uyarılan ve bununla hareket geçen bir süreç vardır. Dolayısıyla sinir sistemi başlangıcını ele alırken henüz sistem olmadığı halde bahsetmek, ele almak gerekir.

Günümüzden yaklaşık 3,5 – 4 milyar yıl öncesine gidersek orada elbette sapienslere, erectuslara, neandertallere ya da şempanzelere rastlamayacağız. İlk olarak mavi kaya parçamızda tek hücreli canlılar sahneye çıktı. Tek hücrelilerden oldukça karmaşık düşünebilme yetisine sahip biz sapienslere uzanan bir süreç. Ne merak sarsıcı öyle değil mi?

Karmaşık fonksiyonlarımızın mimarı beynin öyküsü yaklaşık 4 milyar yıl önce okyanuslarda başlamıştır. Beyni olmayan ancak çevreyi hissedebilen ve tepki verebilen tek hücreleri canlılar meydana geldi. Bakterilerde veya bu tek hücreli canlılarda anladığımız kadarı ile herhangi bir anı biriktirme, depolama söz konusu değil. Çünkü bu işlevleri yerine getirebilecek bir organa sahip değiller. Yine bilim insanları tarafından yapılan bir takım deneyler neticesinde bu canlıların öğrenemediğini ve koşullanamadığını biliyoruz.

Tatlı sularda, su birikintilerinde, nemli topraklarda yaşayan amiplerde gözlendiği kadarı ile bir takım iletileri alması ve vermesi koşulu ile çok ince telciklerin varlığı keşfedilmiş ancak buna rağmen bu canlılarda da herhangi bir öğrenme veya koşullamadan bahsedemiyoruz. Bir diğer tek hücrelimiz ise yapıları, işlevleri ve gelişimleri açısından süngerler, diğer hayvanların hepsinden farklıdır. Süngerlerde ilk defa bugünkü sinir hücrelerine benzer sinir hücreleri keşfedildi. Kendi aralarında birçok kez bölünüp çoğalabiliyorlar. Ancak bu demek olmuyor ki öğrenebiliyor, koşullanabiliyor, anı biriktirebiliyorlar. Süngerlerde de bir beynin olmadığını unutmamak gerekir.

En çok kullanılan laboratuvar canlılarından biri olan ve ilk ilkel beynin gözlemlendiği canlı, planarialardır yani diğer bir adıyla yassı soluncanlar. Merkezi bir beyin içeren sinir sistemlerine sahip oldukları için davranışlarını beyinleri kontrol ediyor. İlk defa anıların kaydedilmesi, bilgilerin öğrenilmesi yassı solucanlarda başlıyor. Bilim insanları Rus fizyolog ve psikolog İvan Pavlov’un koşullandırılmış köpek deneyini kırmızı-mavi ışık şeklinde yassı solucanlara göre uyarlıyor. Bu deneyin sonucunda bu canlıların koşullanabileceğini varsayıyorlar. Yassı soluncalara ait çarpıcı bir diğer bilgi ise bu canlıların kafası kesildikten sonra kendilerini onarabilip yeniden yerine yeni bir kafa çıkarabiliyorlar. Üstelik kafasıyla birlikte yitirdiği hafızasını da geri getirmeyi başarabiliyor.

Böylelikle beyin olmayan canlılar sahneye çıkmış oluyor.

İnsanları diğer canlılardan ayıran fark temelde oldukça karmaşık bir merkezi sinir sistemine sahip olmasıdır. Özellikle evrimsel süreçte beynin ön kısmı oldukça gelişmiş durumdadır. Aslında yapısal olarak sapienslerin diğer canlılardan pek bir farkı bulunmamaktadır. Farkın ortaya çıktığı nokta bizim genetiğimizde var olmaktadır. Bu cümleyi daha iyi açıklayabilmek açısından şöyle bir örnek verebiliriz. Mesela bir beyne baktığımız zaman gördüğümüz şeyin neredeyse tamamı ön beyindir. Ön beyin; beynin en büyük bölümüdür. Beyindeki en gelişmiş ve evrilmiş yapıdır ve en yüksek organizasyona sahiptir. Ön beyin dediğimiz bölüm beynimizin %40 kadarını oluştururken, bizden sonra en zeki ve problem çözme becerisi en yüksek hayvan şempanzelerde bu oran %20-25 kadardır.

Bu örnek akıllara şu soruyu getirebilir. Neandertallerin sapienselere oranla beyinlerinin daha büyük olduğu söylenir. Beyinlerinin büyük olması demek onları sapienslerden daha zeki veya bilinçli yapmadı. Burada dikkat edilmesi gereken oldukça önemli ve ince bir nokta var. Bir canlının döllenme aşamasından sonra ilk sekiz haftası olan embriyo döneminde gelişme yeteneğinin kafatasının ön tarafında yoğunlaştığını biliyoruz. Bu da serebral korteksin (insan düşünme yeteneğinin en fazla olduğu kısım) gelişmesinin bir ölçüsü olarak diğer canlılara göre 6,3 kat (logaritmik, üstel) daha fazla düşünme yeteneğinin gelişmiş olması anlamına gelir. Özetleyecek olursak biz insanlarda ön beyin ve içeriğindeki yapıların evrimleşmesi bizi tüm canlılardan üstün kılıp, besin zincirinin en tepesine çıkardı ve sapienslerin soyunu devam ettirdi. Bir teoriye göre günümüz insan beyninin düşünsel kısmını oluşturan serebral korteks kısmının neandertal insan kafatasındaki bölüme nazaran daha geniş olduğu ve bu yüzden neandertallerin yok olup, sapienslerin yaşama devam ettiğini savunmaktadır.

Peki, homo sapiensleri diğer tüm canlılardan ayıran, mavi kaya parçasından çok uzağa, Mars’ta yaşam bulabilmek için uzaya araç gönderebilen, bu şekilde düşünebilip, o yönde hareket edebilen bizlerin diğerlerinden farklı olmamıza sebep olan ön beyin neydi?

Ön beyin sağ ve sol olmak üzere iki yarı küreye sahiptir. Geniş bir lif bandı/köprü ile (ki bu köprünün ismi korpus kallozum) birbirine bağlı olan bu yarım küreler birden çok işleve sahiptirler. Korpus kallozum iki yarım küre arasındaki iletişimi sağlamak üzere, beynin sağ ve sol yanlarını bağlar. Hareketsel, duyusal ve bilişsel bilgiyi, yarım küreler arasında aktarır. Bu karmaşık bağlantı, keseli memeliler haricindeki (koala, kanguru, uçan keseli sincap vb.) bütün memelilerin beyninde, korteksin hemen altında, uzunlamasına yarık boyunca bulunmaktadır.

İnsan beynin en büyük bölümü olan ön beyin de çeşitli loblar bulunmaktadır. Bu loblar bizim öğrenme, hafıza, bilinç, yazma konuşma gibi fonksiyonları kontrol eder. Karar verme, geleceğe yönelik plan yapma, konuşma yazma, istemli kas hareketleri frontal; görüntüleri birleştirme, cisimleri tanıma, görmeden sorumlu alan oksipital; konuşmanın algılanması, duyusal verilerin bütünleştirilmesi, dokunma, basınç, sıcak soğuk gibi duyumları algılama parietal; hafıza merkezimiz olan, yüzleri tanıma ve oksipital lob gibi nesneleri anlama, kokuyu duyma temporal loba aittir.

Ön beyin de bir de ara beyin bulunur ki burada hipotalamus, epitalamus ve talamus bulunur. Evrimsel süreçte boyutu büyümekte olan ön beyin, frontal lob içindeki alt bölgeler içinde ve pariyetal lobta nöronlar arası iletişimin artmasına da neden olmuştur.

Tüm bunların yanı sıra dünyaların jeolojik evrimiyle kıtaların yer değiştirmesi, bazı bölgelerde iklim değişikliğine neden olmuş ve canlıların değişen ortamlara uyum sağlaması gerekmiştir. İri kuyruksuz maymunsu türlerin iki ayaklı olması sayesinde boşta kalan ellerin evrimleşmesi kolaylaşmıştır. Ayaktayken uzak mesafeleri görebilme ve değerlendirebilme artmış, uzak mesafelere ilerlemek kolaylaşmıştır. Yaşanan tüm bu gelişmeler (ki burada bir parantez açmak istiyorum yazmadığım birçok gelişme mevcut. Bunların her birini buraya yazmak ayrı bir konudur) bağlamında gelişen beyin; tüm vücuttaki tüketilen enerjinin büyük bölümünü talep eder ve kullanılır. Günümüzde bu oran %20’dir. Evrimin Homo sapiens’e doğru yürüyen adımlarında etle beslenme sayesinde daha zengin enerji depolama imkânı ortaya çıkmıştır. Bu durum yüksek enerji talep eden ve harcayan beyin gelişimine yarar sağlamıştır. Ateşin kullanılması da benzer bir şekilde, yiyeceklerden daha fazla enerji edilmesini sağlamıştır. Pişmiş besinlerin tüketimiyle sindirim sisteminin küçülmesi de vücut içinde bir enerji tasarrufu sağlamıştır. Bu sayede, karmaşık sindirim yapısını oluşturmak için gerekli enerji azalmıştır.

Erken dönemlerdeki beyin gelişimi süreçleri, aşağıda bazı fosil kayıtlarıyla sıralanmaya çalışılmıştır (10 adet kayıt vardı önemli gördüğüm 4 maddeyi ekledim) ;

1-Homo habilislerle birlikte özellikle “Broca” alanının gelişimiyle beyinde bir miktar daha hacim artışı olmuştur. Broca alanı beyinde konuşmadan sorumludur.

2-Homo erectusun beyin hacmi 600 cm3 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Farklı fosillerde 500.000 yıl önce beyin hacminin 1000 cm3’e ulaştığı belirlenmiştir.

3-Erken Homo sapiens’ler de beyin hacmi 1200 cm3’e ulaştığı görülüyor.

4-Homo naladi (Güney Afrika’da 2015’te bulundu, tarihleme çalışmaları devam etmektedir. Sınıflama henüz yapılmamıştır). Beyni portakal büyüklüğündedir. Bacaklar uzun ve toplu halde yaşıyorlardı. Güçlü çene yapısına rağmen insansı olması ilginçtir.

Herhangi bir zihinsel rahatsızlığı olmayan bütün insanlar ve diğer tüm canlılar beyinlerinin %100'ünü kullanabilirler.

1
Teşekkür
Paylaş
1

Kaynaklar

  • Ç. Atmaca. İnsan Beyninin Evrimi Nasıl Gerçekleşti?. (23 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 30 Mayıs 2021. Alındığı Yer: sinirbilim | Arşiv Bağlantısı
  • Ç.M. Bakırcı. Beynimizin Yüzde 10'Unu Mu Kullanıyoruz?. (14 Eylül 2011). Alındığı Tarih: 30 Mayıs 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın