Bu Reklamı Kapat
Sorulara Dön
ufuk can yıldız
Üye
3

Göçmen kuşların beyninde elektronik benzeri bir mekanizma mı var da binlerce kilometre uzaktaki istedikleri yerlere gidebiliyorlar?

Göçmen kuşların beyninde ya da vücutlarının herhangi bir yerinde elektronik benzeri bir mekanizma mı var da binlerce kilometre uzaktaki istedikleri yerlere gidebiliyorlar? Bu konuda bilimin ulaştığı herhangi bir bilgi var mı? Aynı sorumu uzak denizlere tam da gitmeleri gereken yere gidebilen balıklar için de sormak isterim.
2,207 görüntülenme
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
1 Cevap
Cevap
Ekin Baran Sunar
Bilim meraklısı.

Merhaba,

Uzun yıllar boyunca, araştırmacılar kuşların görsel belirteçler aracılığıyla yollarını bulduğuna inanıyorlardı. Bununla birlikte, bugün ornitologlara göre, görsel işaretler, özel sesler, farklı kokular ve hatta sosyal ipuçları kuşların yollarını bulmalarına yardım etmede rol oynamaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Kuşların göç yollarının zihinsel bir haritasını oluşturduklarına ve yaşam boyu (yeryüzü şekilleri çok hızlı değişmediği için) etkili bir şekilde kullanabildiklerine inanılmaktadır. Genç kuşların, bu zihinsel haritayı, anne-baba ya da diğer yetişkin kuşlarla yolculuk ederek, sosyal öğrenme ile edindikleri düşünülmektedir. Fakat yeryüzü şekillerinin görülemediği örneğin gece uçuşu sırasında da kuşlar yolunu bulabilirler. Çünkü gökyüzü belirteçleri de göçmen kuşlara yol gösterebilir. Bazı göçmen kuş türlerinin, yollarını tıpkı eski denizciler gibi Güneş’e, Ay’a ve yıldızlara bakarak bulduklarını kanıtlayan gözlemler yapılmıştır.

Genel kabule göre aslında kuşların nasıl yön buldukları halen gizemini korumaktadır. Bu özellikle tek başına seyahat eden yani herhangi bir işaret olmadan gidecekleri yeri bulmak zorunda olan kuşlar için geçerlidir. En saygın görüşe göre kuşlar yön bulmak için “tüm hislerini” kullanırlar.

Bu Reklamı Kapat

Bunlar, örneğin:

  • Görsel coğrafi işaretler
  • Güneş ve yıldızların konumu
  • Koku (bazı türler için geçerli, özellikle deniz kuşları için geçerli)

Elbet zifiri karanlıkta kararlı ve temiz uçuşlar yapan kuşların varlığı, yön bulma konusunda akıllara “başka bir şeyler de olmalı” düşüncesini getiriyor ki bu düşünce boş bir kuruntu değil, aksine onlarca yıl öncesinde keşfedilmiş bir “yön bulma” yeteneğine dayanıyor. Bu yeteneğe göre bazı canlılar gezegenimizin manyetik alan çizgilerini hissedebiliyor yada görebiliyorlar.

Dünyanın Manyatik Alan Çizgileri
Dünyanın Manyatik Alan Çizgileri
National Centers For Environmental Information

Yapılan çalışmalarda, bazı kuşların gaga ve boyun kısımlarında ferromanyetik tanecikler olduğunun görülmesi, göçmen kuşların yollarını nasıl buldukları sorusu ile ilgili yeni bir keşfin yapılmasını sağlamıştır. Ferromanyetik tanecikler, kuşun Dünyanın manyetik alanının kuvvet çizgilerine göre yönlerini tayin edebilmelerine imkân vermektedir.

Bu tezin doğruluğunu sınamak için yapılan deneyde kuşların vücuduna, ferromanyetik tanecikleri etkisiz kılacak güçlü bir mıknatıs bağlanır ve yön bulma kabiliyetlerinin sürüp sürmediği gözlemlenir. Mıknatıs bağlanan kuşlar yönlerini bulamazlar. Bir başka deneyde ise yapay güney manyetik dalgası yaratılmış ve kuşların bu manyetik dalgaya göre hareket yönlerini belirledikleri gözlemlenmiştir.

Ancak ferromanyetik tanecikler sayesinde elde edilen bilgiler, tek başına kuşun yolunu bulmasına yetmez. Bu bilgiler kuşun gözlerindeki foto reseptörlerden gelen bilgilerle birleştirerek adeta doğal bir pusulaya dönüşür.

Doğal pusulaya benzettiğimiz bu özellik manyetik alan algılayıcısının kuşun retinasındaki hücrelerde nasıl bulunabildiği ve nasıl bir mekanizma ile çalıştığı konusundaki araştırmalar devam etmektedir. Hatta bu alan kuantum biyolojisinin de yeni alanlarından biridir.

Şimdi bu çalışmaya yönelik bazı detaylara inelim:

Yukarıda bahsettiğimiz yön bulma yeteneğine imkân sağlayan moleküler mekanizma aslında kuşlardaki magnetoreception, yani "manyetoreseptör" olarak tanımlanmış manyetik alan algılama yeteneğidir.

Bu Reklamı Kapat

Bu çalışmalarda gözlemlenen manyetit kristaller yön bulmada önemli rol oynar. Bir çok türde olduğu gibi ötleğenlerin ve kızılgerdan kuşlarının üst gagasında demir oksit formunda manyetitler bulunduğu bilinmektedir. Bu manyetitlerin, manyetik algılamada önemli rol üstlendiği bulgulanmıştır. Bir çok türde olduğu gibi ötleğenlerin ve kızılgerdan kuşlarının üst gagasında demir oksit formunda manyetitler bulunduğu bilinmektedir.

Umut verici çalışmalardan biri ise bir balıktan gelmiştir. 2012 yılında, Ludwig Maximilian Üniversitesinden Michael Winklhofer, gök kuşağı alabalığının burnundan manyetik kümeler içeren hücreler almış ve bunlara mikroskop altında yapay bir manyetik alan uygulamış ve gözlenmiştir ki manyetik alan yönü değiştirildiğinde hücrelerde bu yönde dönmüşler ve beklenenden çok daha yüksek hassasiyetle bu olay gerçekleştirmişlerdir. Ancak bu hücrelerin beyne nasıl sinyal gönderdiği henüz bilinmemektedir.

Öte yandan, yakın zamanlarda yayınlanan yeni makalelerin çalışmaları - biri kızılgerdan kuşlarını inceliyor, diğeri zebra ispinozlarını- konuyla ilgili ciddi bir atılım gerçekleştirmiş görünüyor: Manyetik pusula sağlayan gagalarındaki demir değil, gözlerinde, Dünya'nın manyetik alanlarını "görmelerini" sağlayan yeni keşfedilen bir proteindir.

Süslü göz proteinine Cry4 adı verilir ve hem bitkilerde hem de hayvanlarda bulunan mavi ışığa duyarlı fotoreseptörler olan kriptokromlar adı verilen bir protein sınıfının bir parçasıdır. Bu proteinler sirkadiyen ritimlerin düzenlenmesinde rol oynar.

Bu Reklamı Kapat

Son yıllarda, kuşlarda, gözlerindeki kriptokromların, manyetik alan algılayarak, kendilerini yönlendirme yeteneklerinden sorumlu olduklarına dair kanıtlar vardı ki manyetoreseptör olarak tanılanmış bulunuyor.

Kuşların manyetik alanları yalnızca belirli dalga boylarında ışık varsa algılayabildiğini biliyoruz; özellikle, araştırmalar yön algısının mavi ışığa bağlı göründüğünü göstermiştir. Bu, kuantum tutarlılığı nedeniyle, alanları tespit edebilecek mekanizmanın, kriptokromlara dayanan görsel bir mekanizma olduğunu doğrulamaktadır.

Bu kriptokromlar hakkında daha fazla ipucu bulmak için iki biyolog ekibi çalışmaya başladı. İsveç'teki Lund Üniversitesi'nden araştırmacılar, zebra ispinozları; Almanya'daki Carl von Ossietzky Üniversitesi Oldenburg'dan araştırmacılar, kızılgerdan üzerinde çalıştı.

Lund ekibi, zebra ispinozlarının beyinleri, kasları ve gözlerinde üç kriptokrom olan Cry1, Cry2 ve Cry4'ün gen ekspresyonunu ölçtü. Hipotezleri, manyetorekepsiyonla ilişkili kriptokromların sirkadiyen gün boyunca sürekli alım yapması gerektiği yönündedir.

Bu Reklamı Kapat

Sirkadiyen saat genleri için beklendiği gibi, Cry1 ve Cry2'nin günlük dalgalanma gösterdiğini buldular; ancak Cry4 sabit seviyelerde ifade etti ve onu manyetoreseptör için en muhtemel aday yaptı.

Bu bulgu, aynı şeyi bulan kızılgerdan çalışması ile desteklenmiştir.

Araştırmacılar, "Ayrıca Cry1a, Cry1b ve Cry2 mRNA'nın sağlam sirkadiyen salınım desenleri gösterdiğini, oysa Cry4'ün zayıf bir sirkadiyen salınımını gösterdiğini bulduk." diye yazıyor.

Bununla beraber, başka bir kaç ilginç bulgu da yaptılar:

Bunlardan ilki; Cry4'ün, çok fazla ışık alan retina bölgesinde kümelenmiş olması ki bu ışığa bağlı manyetoreseptör için anlamlıdır.

Bir diğeri ise kızılgerdanların göçmen olmayan tavuklara kıyasla, göç mevsiminde Cry4 faaliyetinin arttırdığı yönündedir.

Her iki araştırmacı grubu da, Cry4'ün manyetoreseptörden sorumlu proteini tanımlayabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekmektedir.

Kanıtlar oldukça güçlü; ancak kesin değil. Hem Cry1 hem de Cry2, aynı zamanda ilkin ötleğen kuşlarında, ikinci olarak meyve sineklerinde de manyetoreseptör olarak yer almıştır.

Cry4'e sahip kuşları gözlemlemek, oynadığı rolün doğrulanmasına yardımcı olabilirken, cry1'in rolünü ayarlamak için başka çalışmalara ihtiyaç duyulacaktır.

Bir kuşun manyetik alanları muhtemel görüşü.
Bir kuşun manyetik alanları muhtemel görüşü.
Teoretical and Computational Biophysics/UOFL

Peki, bir kuş aslında ne görüyor? Dünyanın başka bir türün gözünden nasıl göründüğünü bilemeyiz, ama çok güçlü bir tahminde bulunabiliriz.

Bu Reklamı Kapat

Urbana-Champaign'deki Illinois Üniversitesi'ndeki Teorik ve Hesaplamalı Biyofizik grubundaki araştırmacılar - araştırmacılardan Klaus Schulten, ilk kez 1978'de manyetoreseptör kriptokromları öngören kişidir- yukarıdaki resimdeki gibi kuşun görüş alanı üzerinde manyetik bir alan "filtre" sağlayabildiler.

Bu araştırmaları görmek istenirse eğer; zebra ispinozu çalışması, Royal Society Interface Journal'da yayınlandı ve kızılgerdan çalışması ise Current Biology'de yayınlandı.

Görüldüğü üzere, bazı bilim insanları manyatik alanı "hissetme" yeteneğinin altında demir minareli bazlı manyetitleri; kimileri ise retinada kriptokrom denilen özelleşmiş bir proteini baz alıyor.

1992'de Pasadena'daki California Teknoloji Enstitüsü'nden Joe Kirschvink'in rapor ettiği gibi, kuş gagası, balık burunları ve hatta insan beyninde bile manyetit ortaya çıktı ki bunlar manyetik alanlara karşı oldukça hassastır. Sonuç olarak, Kirschvink ve diğer taraftarlar, bir hayvana sadece hangi yöne gittiğini (pusula duygusu) değil, nerede olduğunu da söyleyebileceğini söylüyor.

Bu Reklamı Kapat

“Bir pusula, deniz kaplumbağasının okyanusun her yerine nasıl göç edebildiğini ve başladığı aynı özel kumsala dönebileceğini açıklayamıyor” diyor Kuzey Carolina Üniversitesi'nden nörobiyolog Chapel Hill. Bir hayvanın manyetik alan çizgilerinin eğimindeki değişikliklere (ekvatorda düz, kutuplarda toprağa salınan) bağlı olarak enlemini bulması için bir pusula duygusu yeterlidir. "Fakat boylam, alan gücündeki ince değişikliklerin yerden yere tespit edilmesini gerektirir: manyetitin sağlayabileceği ekstra bir harita veya tabela hissi" diyor Lohmann.

Bununla birlikte, bakteriler dışında, hiç kimse manyetik bir sensör olarak hizmet eden manyetit kristallerini görmemiştir. Kristaller başka bir şey olabilir; örneğin demir metabolizmasının atık ürünleri veya vücudun, kanserojen ağır metalleri sekestre etmenin bir yolu olabilir. 2000'li yılların başlarında, bilim adamları güvercin gagasında manyetit taşıyan hücreler buldular. Ancak bir takip çalışması, sözde manyetoreseptörlerin aslında sinir sistemi ile ilgisi olmayan temizleyici bağışıklık hücreleri olduğunu buldu. Manyetit için benzersiz bir iz veya işaretleyici olmadığından, yanlış izlenimlere kapılmak kolaydır.

Hepsini anlamlandırmak adına:

Manyetoreseptörleri inceleyen bilim adamları, iki olası mekanizmayı ön plana çıkarıyor: manyetik mineral manyetitine dayalı bir mekanik sensör ve protein kriptokromunu temel alan bir biyokimyasal sensör.

Bu Reklamı Kapat

Manyetit Modeli
Manyetit Modeli
The body’s hidden compass—what is it, and how does it work? | ScienceMag
Kriptokrom Modeli
Kriptokrom Modeli
The body’s hidden compass—what is it, and how does it work? | ScienceMag
Detaylı Kriptokrom Modeli
Detaylı Kriptokrom Modeli
The body’s hidden compass—what is it, and how does it work? | ScienceMag

Bu protein tüm göç eden hayvanların gözlerinde bulunur. Buradaki ana fikir, manyetik alanların, kripto-krom molekülleri içerisindeki elektronlarda spin olarak adlandırılan bir kuantum özelliğini değiştirmesine dayanır. Bu özellik molekülleri iki farklı durum arasında geri ve ileri doğru döndürmektedir. Bu da, bu moleküllerin kimyasal davranışlarını değiştirir. Bu sayede kuşların görüşüne dünyanın manyetik alan görüntüsü bindirilmiş olur.

Yani; kısa dalga boyunda ışık çarptığında, kimyagerlerin “radikal çift” dediği şey ortaya çıkar: dönüşleri aynı hizada olsun veya olmasın iki eşleşmemiş elektron içeren bir molekül. Manyetik bir alan, spinleri hizalı ve hizalanmamış durumlar arasında ileri ve geri çevirerek molekülün kimyasal davranışını değiştirebilir.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, 1978'de, Urbana-Champaign, Illinois Üniversitesi'nden bir fizikçi olan Klaus Schulten, hayvanların magnetoreception için radikal çift reaksiyonları kullanabileceğini öne sürmüştü. Ancak, araştırmacıların memeli retinalarında ışık sensörü olarak hizmet veren kriptokromu keşfettiği 1990'ların sonlarına kadar bu reaksiyonları destekleyebilecek bir molekülü yoktu. Araştırmacıların çoğu kriptokromun sirkadiyen saatler üzerindeki kontrolüne odaklandı, ancak Schulten molekülün radikal bir çift oluşturabileceğini biliyordu.

Schulten, “Bu benim günümdü” diyor. “Sonunda gerçekten iyi bir adayım oldu.” 2000 yılında, manyetik alanların kuşların görsel alanlarında açık ve koyu lekeler oluşturmak için kriptokrom reaksiyonlarını nasıl etkileyebileceğini gösteren bir çalışma yayınladı.

Bu Reklamı Kapat

Bir retinal kriptokrom sensörü, mavi veya yeşil ışığın kuşların pusulalarını neden aktif hale getirdiğini ama kırmızı ışığın bu pusulayı "sıkıştırdığını" açıklayabilir veya kuşların neden manyetik alanı doğrudan okumak yerine, alanın eğimindeki değişiklikleri ölçerek kuzeyden güneye geliyor gibi göründüğünü açıklayabilir (Kripto-krom manyetik polariteyi “hissedemez”)…

Peki kim haklı? Doğanın iki farklı magnetoreceptör sistemi geliştirdiği fikrini seven Birleşik Krallık'taki Oxford Üniversitesi'nden fiziksel bir kimyager olan Peter Hore'a göre o yada bu olması gerekmiyor. “Harita duygusu manyetit olabilir, pusula duygusu radikal çiftler olabilir” diyor. Sonuç olarak her iki dünyanın da en iyisi olacaktı - ya da en azından bu yolda ilerlemenin en iyi yolu.

Anlaşıldığı üzere, araştırmaların hâlâ sürdüğü bu konuda somut deliller olduğu kadar boşluklar da araştırılmaya devam ediyor.

1,140 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Sciencemag. (11 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 11 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  2. Yazar Yok. Nature. (11 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 11 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  3. Yazar Yok. Pnas. (11 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 11 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  4. Yazar Yok. Resonance Science Foundation. (11 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 11 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  5. Yazar Yok. Science Alert. (11 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 11 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
2
  • Raporla
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
İlginizi Çekebilecek Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.