Estetik algıları dönemden döneme değişebileceği ve değiştiği için "daha fazla güzel" insanın olması için bir neden yok. Roma imparatorluğu İskandinavya'yı fetih ettiklerinde yağmacı roma askerleri İskandinav kadınlarının ölü hayvanlar gibi ağır ve ekşi koktuğundan şikayet ederlerdi. Ancak havanın sık sık sıfırın altına düştüğü İskandinavya için insanların soğuktan donmamak için hayvan derilerini üstlerine geçirmesi ve ölü hayvanlar gibi kokmaları son derece normal bir şeydi.
Etiyopyalı kadınların alt dudaklarına tam bir tabak boyutunda disk takmaları, alt dudaklarının yirmi santim hatta daha fazla uzatmaya çalışmaları. Bizce çok "çirkin" olabilir ama etiyopyalılar için "güzel" bir şeydir.
Myanmar'da boynuna halka takarak boynunu zürafa gibi uzatan kadınlar.
Uzak doğu ülkelerinde özellikle Güney Kore ve Japonya'da bembeyaz tene sahip olmak.
Eski Japon İmparatorluğunda evlenecek kadınların güzel olması için dişlerinin karartılması.
Afrikada yerel bölgelerde kadınların yüzlerine derin kesikler atması.
Şimdi ben sana soruyorum, güzellik algıları bu kadar uç noktalarda bu kadar çok sivrilebiliyorsa. Sadece senin kafandaki o "güzel insan" nasıl evrimsel bir avantaj yakalayacak. Dünyadaki insaları şöyle bir çalkalasak bile, tüm bu saydıklarım ve daha niceleri karman çorman bir araya gelseler, belki bazı bölgelerde birkaç yüzyılda sivrilebilirler. Ama dünyanın güzellik algıları düşündüğünden çok daha kapalı, değişime çok daha az ayak uyduruyor. Sen Batıdaki estetik operasyon kültürüne aldanma sakın, evet şu an güzellik algıları bir akıma dönüşüyor. Avrupa'nın her ülkesinde kendi ülkemizde de birbirnin aynısı insanlar görüyoruz. Değil mi? Aynı operasyonlar aynı kıyafetler vesaire, ama bunlar evrimsel bir şey değil ki. Sen o kadını doğal seçilim yoluyla beğenmiyorsun ki, sen o erkeği gerçekten uzun olduğu için beğenmiyorsun ki. Sen o kadını haberin bile olmayan yüz operasyonları için seviyorsun, sen o adamı farkında bile olamadığın uyluk kemiği implantları sayesinde seviyorsun. Dolayısıyla evrim gerçekten muazzam bir şekilde yaşama dair her konuda sürekli işleyiş halinde de olsa. İş bizim estetik algılarımıza gelince, insan oğlu onu bekleyecek kadar sabırlı değil.