Göbek deliği, anne karnındaki ihtişamlı yaşam destek ünitemizin vücudumuzda bıraktığı bir veda busesidir aslında. Biraz daha biyolojik konuşmak gerekirse, plasentalı memelilerde embriyonik gelişim sırasında fetüsü plasentaya bağlayan göbek kordonunun düşmesinden geriye kalan bir yara izidir.
Anne karnındayken besin ve oksijen almak, metabolik atıklarımızı da dışarı atmak zorundayız. Kendi başımıza nefes alamadığımız ve sindirim yapamadığımız o karanlık günlerde bu işi göbek kordonu üstlenir. Kordonun içinde genelde iki atardamar ve bir toplardamar bulunur. Doğum gerçekleştiğinde dış dünyadan kendi başımıza nefes almaya ve beslenmeye başlarız. Kordon kesilir, geride kalan o küçük parça birkaç hafta içinde kuruyup düşer. Geriye kalan epitel ve bağ dokusu kalıntısı da işte o hepimizin bildiği göbek deliğini oluşturur.
Aslında bilim tarihinde bu yara izi üzerine dönen komik tartışmalar vardır. Mesela on dokuzuncu yüzyılda bazı dogmatik anatomistler Adem ve Havva'nın göbek deliği olup olmadığı üzerine ciddi ciddi kafa yormuşlardır. Yaratıldıkları için göbek bağları olmamalıydı ama insan formunun kusursuzluğu tartışmalarında bu izi çizip çizmemek dönemin ressamlarını epey terletmiştir. Günümüzde ise kongrelerde kimse kalkıp göbek deliğinin felsefi anlamını tartışmıyor, kürsülerde daha çok kök hücre rezervuarı olarak kordon kanının klinik potansiyelini konuşuyoruz.
İşin genetik ve fenotipik tarafına bakarsak, göbek deliğinin şeklinin çukur veya dışa dönük olmasını belirleyen tek bir spesifik gen yoktur. Bu durum tamamen kordon kesildikten sonra yaranın iyileşme sürecine, karın duvarındaki fasyanın kapanma dinamiğine ve cilt altı bağ dokusunun yapısına bağlıdır. Yani ailenizin göbek deliği şekilleri üzerinden klasik Mendel genetiğiyle kalıtım ağacı çıkarmaya kalkarsanız, fakültedeki bazı dinozor hocalarımızın zamanında yaptığı o zorlama çıkarımlar gibi eliniz boş kalır. Şekli belirleyen temel unsur embriyolojik genetik programdan ziyade o bölgedeki mekanik iyileşme sürecidir.
Kaynaklar
- StatPearls Publishing. Embryology, Umbilical Cord. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Keith L. Moore, T. V. N. Persaud, Mark G. Torchia. The Developing Human: Clinically Oriented Embryology. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı