Kullanılmayan Körelir!
Makineler ilk ortaya çıktığında arzulanan şey, iki farklı kesim için iki farklı şey idi. İlki sermaye kesimi için daha seri üretim daha az işçi ve maaş, daha çok kar. Diğeri emek kesimi için daha az iş, daha bol ürün, daha bir insanlaşabilmek için daha çok boş zaman.
Aradan iki asra yakın zaman geçmesine rağmen bu iki farklı ekonomi-politik sınıfın hedef ve beklentilerinde henüz değişme yok. İlki için yine kar ikincisi için yine daha bir insanlaşma…
Ancak bu süreç boyunca ve özellikle son dönemlerde yapay zeka ile birlikte, daha önce kas gücünün yerini alan makinelerden farklı olarak yeni nesil makinelerin en önemli üstün vasfımız olan zihnimize de rakip olması cidden kaygı verici.
Bu kaygıya yönelik bu alanın ilksel emekçilerinin, bilim insanlarının söylediklerini eğer zamanında ciddiye alıp frene basmaz isek, korkarım ki türümüzün geleceği çok parlak görünmüyor.
Dikkat ederseniz canlılığın, dünyanın yahut doğanın demedim, türümüzün dedim. Şayet öngörüsüzlüğümüzden kaynaklı bu kör yolculuğumuz türümüzün geleceğini tehdit eder ve bir süre sonra onu tali kılarsa, yani besin zinciri itibarı ile oturduğu tepeden indirir ise, bizler için her ne kadar yıkım olarak adlandırılsa da kanımca evrimin ve vesile olduğu doğal seçilimin dışında olmaz.
Neticede evrimin kendisi müdahale eden değil tüm etkiler-müdahaleler sonrası açığa çıkanın resmini çekendir, adını koyandır ve seyrini analiz edip geleceğini ön görendir, hepsi bu.
Bunun türümüzün çıktısı olan yapay zeka eli ile olması doğa nazarında önemsizdir. Tıpkı dünyamızda her şey olağan gider iken uzay boşluğundan gelen bir meteorun milyonlarca yıllık dinozorları tepeden indirişine yönelik doğanın ve evrimin “Hayır efendim bu oyunbozanlıktır, dünya dışı olanın bu oyunda yeri yok ve kabul edilemez, biz bu etkiyi yok sayar yolumuza devam ederiz.” diyemeyişi, aksine onu da doğaya, etkilerini ise evrime içkin sayışı gibi.
Yani korkarım ki başa gelen çekilir. Şimdiden şu “lanet” yapay zeka kaynaklı zihnimiz körelmeye başladı bile. Neredeyse bir nasıl gaz çıkaracağımız kaldı sormadığımız, yüzbinlerce yıllık otonom boşaltım sitemimize rağmen. Sevgiyle…