Bu teorinin çıkış yeri aslında oldukça mantıklı. Gözlemlere dayanıyor sadece. Bu gözlemler, bugüne kadar insanların karşılaştığı, "tanımlanamayan uçan cisimler," "uzaylılar tarafından kaçırılma, ilk temas" vakaları ile, bu dünyada bıraktıkları izlerdir.
Yalan veya doğru orasını bilemeyiz ama insanların paylaştığı tüm uzaylı vakaları bir örüntüye sahiptir. Uzaylılar hep, "insansı" (humanoid) olarak tarif edilir. Yani iki eli, iki bacağı, iki gözü ve bir ağzı vardır. Bazılarında kulak, burun gibi organlar olmasa da, gözlemciler "insanımsı" bir varlık tarif eder. Vücudları gri yada mavinin tonlarındadır. Bugüne kadar hiç insanımsı olmayan "uzaylı" tarif edilmemiştir. Kırmızı renkte ahtapota benzer bir dünya dışı varlık veya kanatlı dört kollu bir yaratık görülmemiştir.
Gezegenimizde bile, binlerce değişik tür ve onların alt türleri evrimleşmiş olmasına rağmen, nasıl oluyor da, evrende karşımıza insanımsı varlıklar çıkabiliyor? Bu duruma üç açıklamamız var:
- Evrendeki bütün zeki canlılar, tek bir soydan evrimleşmiş olabilir. O yüzden bütün zeki canlılar az-çok birbirine benziyor olabilir.
- Evrende bir çok değişik zeki tür var ama gezegenimizi ziyaret eden bütün dünya dışı medeniyetler, şans eseri bize benzeyenler.
- Bunlar, insanların evrimleşmiş hali olabilir.
Görüldüğü gibi son şık, bize; bunların uzak gelecekten gelen insanlar olduğu fikrini düşünmeye itiyor.
Biyolojiyi bir kenara bırakırsak, fiziksel gözlemler de bu teoriyi destekleyecek ve hala ayakta kalmasını sağlayacak veriler içeriyor.
Tanımlanamayan uçan cisim gözlemlerinde karşılaştığımız, fizik kurallarına aykırı hareketler henüz açıklanamamıştır. Bir insanın en fazla 30-40 G kuvvetine maruz kalabileceği düşünülürse, UAP'ların 1000-1200 G kuvvetine maruz kalacak şekilde hareket etmeleri, içlerinde hiç bir canlı organizmanın hayatta kalamayacağı anlamına gelir. Peki ya bu cisimler, uzayda değil de, zamanda hareket ediyorsa!
Şimdi hepsini toplayıp, Extratempestrial Teorisinin dayanaklarına bakalım.
- Uzay çok büyük, başka bir medeniyetin bize ışık hızında bile gelip-gitmesi, binlerce yıllarına mal olur.
- İnsanların gelecekteki evrimleşmiş halleri, insana benzer yapıları. Bunun tersi varlıkların hala gözlemlenmemiş olması.
- Bizim gezegenimizde gördüğümüz UFO ve UAP'ların, üç boyutlu uzayda değil, zamanda hareket etmeleri. Böylelikle bizim gözlemlediğimiz ani hareketler aslında uzayda değil, zamanın içinde gerçekleşiyor ve o yüzden G kuvvetine maruz kalmıyorlar.
- Gözlemlenen cisimlerin hemen hemen hepsi, küçük araçlar. Yani başka bir yıldız sisteminden gelen bir aracın, devasa olmasını beklersiniz. Ya gezegenimizin yakınında bir ana gemileri var, ya da ufacık kapsül ile bütün galaksiyi gezebilecek bir teknolojileri var.
Teorinin gelişimine bakacak olursak, mantıklı ama açıklanamayan gözlemleri ve kafada kalan bazı soruları cevapladığını görebiilyoruz. Konu çok uzuan aslında, "Ekin Çemberleri"nin (crop circles) de gelecekten gelen insanlar ile ilgili, olabileceğini düşündüren bazı çalışmalar var.
Son olarak, eğer Extratempestrial teorisi ile ilgili bir şeyler duyarsanız, önyargılı olmayın çünkü bu argümanlar, ilerde doğru çıkmasa bile bugün için oldukça mantıklı.