Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Anonim
Anonim Üye
2

Evrenin kendinden gelen öz bir anlamı olmadığını kabul edersek, yaşamımızın anlamını nasıl yorumlarız?

Başka bir güç veya etkenden yardım almadan hayatımıza kendimizin anlam yüklemesi mümkün mü? Yoksa bu sadece kendini kandırmamıdır? Varoluşçu felsefe toplumları tüm bu anlam sıkıntısından kurtarmada etkilimidir?
439 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Cem Kara
Cem Kara
57K UP
Öğrenmeyi seven birisi

Bir söz duymuştum (galiba Albert Camus söylemiş) “Bir sanat eserini anlamak için onun dilini bilmek gerekir” diye. Çok hoşuma gitmişti hala da kullanırım hayatımda. Dilini bilmediğiniz şeyi anlamak zor hatta mümkün değil. Bu anlamda hayatın dilini bilmeden hayatı anlamak zor. Peki, hayatın dili nedir, ne demektir?

Bir sanat eseri söz konusu olduğunda diyelim bir resim, diyelim Picasso yada Kandisky'nin bir resmi o eseri anlamak için altyapısını, geçmişini, tarihini bilmek gerekir. Yani o eserle ilgili emek harcamış olmak gerekir. Kendini eğitmiş olman gerekir. Belli bir yetkinliğe gelmeden sanat eseri sana hiçbir anlam ifade etmez. Sana saçma gelen o eser bilene anlamlı gelir.

Sanat için bu durumu açıklamak mümkün. Yani bir sanat eserinin anlamı... Peki, yaşam. Yaşam bir üretilmiş eser midir? Kendimizi yaşamın içinden soyutlayıp, dışarıdan bir duruşla, uzaktan bir esere bakıyormuş gibi bakabilir miyiz? Labirentin içinde olan bir fare labirentte olduğunu bilir mi? Yani içinde olduğumuz bir şeyi görebilmek mümkün mü?

Tüm Reklamları Kapat

Hayat, sanat eseri ise sanatçı bu bağlamda o hayatı yaşayan insan oluyor. Yani ilk örnekte bir başka sanatçının yaptığı eseri dışarıdan bir gözle anlamaya çalışırken burada durum farklı. Sanatçı bir eser üretiyor ve yaptığı esere bakıp anlamaya çalışıyor gibi bir durum ortaya çıkıyor. Yeni soru şu: bir sanatçı yaptığı eseri anlamaz mı, anlamazsa neden anlamaz? Normal şartlarda bir sanatçının kendi eserine bakıp da burada ne anlatmak istemiş olabilirim demesi mümkün değil. Ya çift karakterli olmalı yada eseri ürettiği sırada kendinde olmamalı. Kendi eserinin dilini bilmemek gibi bir durum normal şartlarda olamaz. Dolayısı ile sanatçının kendi eserinin dilini bilmemesi hali istisnaidir ve sağlıklı ve normal bir hal değildir.

Bir kişi kendi ürettiği hayata anlam veremiyorsa ya kendinde olmamalı yada çift karakterli olmalı yada sağlıksız olmalı. Normal şartlarda insan kendi eserine anlam vermekte zorlanmaz. Ne yaptığını bilen insan için geçerlidir bu? Peki bizler, genel olarak insanlar neden anlam konusunda sıkıntı yaşıyoruz? Kendi hayatımızı yaşamadığımız için olabilir mi? Eseri bilinçli olarak üretmediğimiz için olabilir mi? Sanatçı ve eseri benzetmesine dönersek biz neyi önkoşul olarak kabul ediyoruz sanatçı bilinçli olarak bir eser üretmeye niyetli ve eserini o şekilde tamamlıyor. Normali bu. Peki, ya sanatçı eseri öylesine yaptıysa, eline bir kağıt kalem alıp öylesine karaladıysa bunu bilinçli olarak yaparsa sorun yok ama amaçsızca yaptığında ortaya çamurdan öte bir eser çıkmayacaktır.

Sanatçının eserine yabancılaşmış olmasının bir diğer sebebi de şu olabilir. Sanatçı eserini kendisi üretmemektedir. Ona komutlar gelmekte ve o da kendi aklını, hayal gücünü işin içine katmadan sadece kendisine denileni yapmaktadır. Doğal olarak işi bitip de resmin karşısına geçtiğinde resime anlam verememektedir. Çünkü o resim onun eseri değildir.

Galiba bizler anlattığım ikinci duruma benzer hayatlar yaşıyoruz. Bizleri bir şeyler yapmaya yönelten güçlerin kontrolü altında hayatımızı sürdürüyor ve boş kaldığımız bir ara eserimize bakıyor (geçmişimize, anımıza) ve anlam veremiyoruz. O eser için kendimizi ortaya koymadığımız için, bir başka gücün etkisi altında kararlar aldığımız için ürettiğimiz yaşam da anlamdan yoksun geliyor bize.

Tüm Reklamları Kapat

Durum bu ise, yani kendi hayatımıza kendimiz yön vermemişsek anlamı da olmuyor doğal olarak. Normal şartlarda anlamlı bir hayat yaşamak için ilk koşul kendi kararlarımızı vermemiz, bilinçli seçimler yapmamız olmalı. Halbuki bizler öyle yetişmiyoruz. Bizler ister din olsun, ister ailemiz olsun, ister devlet olsun bize dayatılan hayatların içine doğuyoruz. Kendimizi tanımadan, tutkularımızı keşfetmeden yani kendi dilimizi oluşturmadan başkaları için yaşıyoruz ve sonra da kendi eserimize nefretle, kinle, öfkeyle, üzüntüyle bakıp çaresizce kalakalıyoruz. Bu anlamsız şey de ne diye bazen tiksinti ile yüzümüzü buruşturuyoruz bazen de o anlamsızlık için de anlam varmış gibi davranıyoruz. Sanki çok anlamlıymış gibi abartanlar da oluyor.

Hayatın anlamı ancak kendin üretebilirsen vardır. Kendinin üretmediği bir hayatın anlamından bahsedemezsin. Önce kendi hayatını üret sonra onun anlamı zaten doğal olarak var olacak. Diğer türlüsü olanaksız. İnsan kendi ürettiği eseri anlamsız bulur mu?

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Genç Mühendis
Genç Mühendis
271K UP
Düşünür

merhabalar Cavid Babayev

hayatın anlamı evrenin kendisinden gelmez, bu anlamı sen yasadıkca ve ogrendikçe belirlersin, yani subjektif bir biçimde kesfedersin. kendimden ornek vermek gerekirse, çocukken bir fransız çizgi filmi vardı,vucudumuzu ve biyolojiyi cocukca anlatıyordu, hep onu izlerdim ve bir merak olusturdu dunyaya karsı bende. hep çocukca bilimsel kitaplar falan okurdum bilgilenmeye calısırdım, arastırıdım herseyi. sonra internet girdi hayatıma bilgiye ulaşmam kolaylaştı falan. çocukluktan hep merakım oldu ve benim hayat amacım su anda bilimi ilerletmektir. güzel bir universtede okuyorum, hala merakım ve ilgim var ve bu amacıma ulaşana kadarda bitmez. çocukluktan bir ilgi edindim, bu tecrubemde bana hayat amacıma ulastırdı.

Başka bir güç veya etkenden yardım almadan hayatımıza kendimizin anlam yüklemesi mümkündür.bir insan dinden bagımsızda yasayabilir. illa amacı din olmak zorundada değildir. herkeste bilim adamı yada muhendis olacak potansiyal olmadıgı için genelde insanların amacı din veya kulturun ona yuklediği diğer amaclar oluyor. yani teknik olarak bu varoluşcu akım, yeterince okumamış ve bilimle ilgilenmemiş toplumların bu amaç arayışından kurtarıyor demek yanlış olmaz. ama bu amaç din olursa cok saglıklı olmayacagını soyleyebilirim. çünkü eger senin hayat amacın diğer dunya, kutsal guc vebenzeri bir şeyse, amacını gercekleştirmek için fiziksel dunyayı bir arac olarak gorursun. bu da seni fiziksel dunyadan ziyade kafandaki kabul ettiğin dine yogunlaşmana ve bazı önemli işlerden alıkoymasına sebep olur. mesela dindar biri neden bilimi lerletmekle ugrassın ki ? neden dunyayı anlamakla ugrassın yada cennet için yorulmak varken neden bu dunyayı guzelleştirmek için yorulsun? insanın amacı din oldugu an bilimden uzaklaşmaya baslar. haliyle mantıksız işler yapıp, gereksiz masraflara girer.

Tüm Reklamları Kapat

mesela kapanmak, mantıksızdır çünkü sac ve deri guneş gormemesi saglıksızdır, yada gereksiz masraf 2020 yılında diyanete 11 milyar dolar ayrılmış. bu liste uzar. sonuc olarak dini amac edinmeyi mantıklı gormuyorum.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Mete Can Soyöz
Mete Can Soyöz
4,820 UP
Bilisim Teknolojileri Uzmanı

İnsan psikolojisi donmamış beton gibi üzerine düşen her şeyden etkilenir. Doğduğumuz andan itibaren, hatta bazı kaynaklara göre doğmadan önce genetikten başlayarak aile, akrabalar, arkadaşlar, öğretmenler, eğitim, duygusal bağlar, hormonlar, dönemin müzik, güzellik, moda anlayışı gibi sonsuz sayıda etmen insanı ve kararlarını etkiler. Güneş dışında başka hiçbir şeyin olmadığı bir gezegende doğmuş olsan tanrı güneş olurdu. Dolayısıyla insan her türlü dış etmenden etkilenir ve dış etmenler olmadan kimse hayatına bir anlam yükleyemez.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close