OLASILIK!
Şayet evrenin başlangıcı olduğu savunulan büyük patlama aşırı sıkışmış evrenin, ki büyük çöküşten kasıt bu olsa gerek, sınıra dayanıp patlaması ise; bir kere olanın defalarca tekrarı olasıdır.
Bunun olasılık dâhilinde olmadığına yönelik iddiaların kabul görebilmesi için: ilk olarak dayanağı olan ve evrenimizde % 4-5 civarında olduğu söylenen madde ( atom) oranının, öngörülen %24-27 oranında karanlık maddenin hem ne olduğunun ve kesin olarak ve evren genelinde bu sınırda olduğunun kanıtlanması, akabinde %68-72 lik karanlık enerjinin yine ne olduğunun ve evren genelinde ve kesin olarak bu sınırda olduğunun, hiçbir surette evreni kendi üstüne çöküşe zorlamayacağının bilinmesi gerekir.
Oysa biz yakın evren ve gözlemlenebilir evren üzerinden çıkarımlarda bulunuyor ve evrenin sonsuz olduğu var sayımı ile bu çıkarımlarımızın örtüşebileceğinin iddiasını taşıyoruz. Yani Köyümüzün yerden göz bakışı çizdiğimiz krokisi üzerinden galaksimizin krokisini öngörü ve matematiksel veriler ışığında ( ki yadsımıyorum, zira bilim böyle çalışır ve çok az zaman yanılır) çizmek misali bir iddia…
İkincisi; büyük patlama öncesi evrenimizin (% 4-5 civarında olduğu söylenen madde ( atom) oranı, öngörülen %24-27 oranında karanlık madde ve %68-72 lik karanlık enerji şeklindeki) özelliklere sahip olup olmadığını, bunun önce bir içe çöküş ardından büyük bir patlamaya vesile olup olmayacağını bilmek. Ki bu pek mümkün görünmüyor. Dolayısı ile ufkumuzun ötesi her zaman olasılık dahilinde. Bilim de sanırım aynı şeyi söyler.
Ve dolayısı ile evrenin genişlemesinin durması da, büyük çöküş senaryosu da, sonra yine ve yeniden büyük patlama ve genişleme de olasılık dâhilinde. Çünkü bilimimiz, evren ölçeğinde henüz filin kuyruğunun en ucunda. Devamındaki devasa gölgeyi gözlemleyebiliyoruz fakat bu devasa bir cüsseye de işaret edebilir tepemizdeki güneşi geçici olarak kapatan bir buluta da…
Şöyle düşünelim: Evren şu anda genişliyor ve bu genişleme hızlanarak devam ediyor. Bunun sebebi karanlık enerji dediğimiz tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz bir güç. Eğer bu genişleme bir gün durursa birkaç farklı senaryo ortaya çıkabilir.
Birincisi, Büyük Çöküş olabilir. Yani genişleme durduktan sonra evrenin içindeki yerçekimi kuvvetleri galaksileri, yıldızları, gezegenleri tekrar birbirine doğru çekmeye başlar. Bu evrenin küçülmesine ve sonunda tüm maddenin bir tek noktada sıkışmasına yol açar. Yani Büyük Patlama'nın tersi gibi düşünebilirsin.
İkincisi ise genişlemenin tamamen durup evrenin durağan bir hale gelmesi. Bu durumda galaksiler arası mesafeler sabit kalır ve her şey olduğu yerde donup kalır. Ancak evrenin sürekli hareket eden dinamik bir yapı olduğunu bildiğimiz için böyle bir statik durumun gerçekleşmesi biraz zor görünüyor.
Son olarak şu anki gözlemlere göre en olası senaryo ise Büyük Donma ya da Isıl Ölüm. Bu evrenin genişlemeye devam ettiği ve uzak gelecekte her şeyin iyice soğuyup enerji seviyelerinin düştüğü bir duruma gelir. Yani yıldızlar söner, galaksiler uzaklaşır ve evren adeta bir boşluğa dönüşür.
[1][2][3][4]Özetle evrenin genişlemesinin durması şu an pek olası değil ama eğer olursa çöküş, durağan evren veya soğuma gibi farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Şahsen evrenin sonunda Büyük Donma senaryosuna doğru ilerlemesi bana daha mantıklı geliyor. Genişleme sürekli hızlandığı için bir gün her şeyin çok uzaklaşıp neredeyse tamamen sessiz ve karanlık bir boşluğa dönüşeceği fikri daha olası görünüyor. Yine de evrenin ne kadar sürprizlerle dolu olduğunu düşününce hiçbir şeyden tam olarak emin olamıyoruz.
Güncel veri setlerimize göre evren hızlanarak genişlemesine devam ediyor. Bu gözleme göre yok oluş senaryolarından "Büyük Donma" en olası gibi duruyor.
Ortada göz ardı edemeyeceğimiz büyük bir gerçek var "bilgi ışık hızından daha hızlı ilerleyemez" yani gözlemlerimizden elde edilen veriler evren ölçeğinde çoook yavaş bir hızla bize ulaşıyor. Ne demek istediğimi burnumuzun dibindeki galaksiden yola çıkarak verebilirim: Andromeda yaklaşık 2,5 milyon ışık yılı ötede ve bizim galaksimize sürekli yaklaşıyor. 1,5 milyon yıl önce Andromeda'nın bir şekilde yörüngesinin değiştiğini ve uzaklaştığını düşünelim, bizlerin bunu fark etmesi için 1 milyon yıl daha sürenin geçmesi gerekir. Bizden yüz milyonlar, hatta milyarlarca ışık yılı ötede olan galaksilerin şu an bizden uzaklaştığından ne kadar emin olabiliriz? Kim bilir belki de "Büyük Çöküş" çoktan başladı.
Sorunuzun cevabı "Büyük Patlama" olarak tanımladığımız ilk anın içinde yatıyor olabilir veya Kuantum Köpüğü ile bir var olup, bir yok olan sanal parçacıkların dünyasında...İkisinin arasında ne bağ var? Bana öyle geliyor ki bir şey hiçliği +,- olacak şekilde varlık haline getiriyor. Hawking'e göre de evren; madde, elektromanyetik dalgalar, anti madde, parçacıklar pozitif tarafta iken, kütle çekim negatif taraftadır yani, evrende madde ve enerji toplamı aslında sıfırdır ve tam bir hiçlik söz konusudur. Sanal parçacıklar üzerinden devam edersek; Hawking Işımasına göre kara delikler buharlaşacaktır. Bu nasıl gerçekleşiyor? [1]Bir anlığına olay ufku sınırında oluşan parçacık ve anti parçacık çiftinden anti olanı karadelik tarafından yutuluyor, bu yutulma esnasında parçacık "momentumun korunumu yasası gereğince" eşinin momentumunu çalarak uzaya kaçıyor, kara deliğe düşen sanal parçacık artık onun bir parçası olduğundan, çalınan momentum aslında kara deliğin oluyor. Enerji ve kütle birbirlerinin tezahürü olduğuna göre, çalınan bu enerji kara deliğin kütle kaybederek buharlaşması ile sonuçlanacaktır.
Bunları neden anlattık? Büyük Patlama ile başlayan süreçte bilindiği kadarı ile her şey anti parçacığı ile oluştu [2] ve bir nedenden (fizikçilerin en çok cevap aradığı konulardan birisi) bu parçacıklar birbirlerini yok edemeden bir şekilde bilinen maddeyi oluşturdular. Dikkat edilirse Kuantum Köpüğü, Büyük Patlama, Hawking Işıması arasında tuhaf ortak yanlar var. Hiçlikten ortaya +,- bir şeyler çıkıyor ve gene bir sebepten tekrar hiçliğe dönüşmeden varlık meydana geliyor. Aslında bu varlık durumu da sonsuza dek devam edecek anlamına gelmiyor çünkü, varlığın anti tarafı başka bir formda hala bir yerlerde duruyor ve tekrar bir araya gelip birbirlerini yok etmeleri sadece zaman meselesi.
Büyük Patlama sonsuzluk içerisinde bir kez gerçekleşmiş olamaz, geçmiş ve gelecekte bu evrende ve başka evrenlerde tekrar ediyor olmalı. Geçmiş ve gelecek diyoruz ancak, zaman kavramı da bilindiği kadarı ile hiçliğin ayrışması ile akmaya başlıyor, yani zamanın hiç akmadığı bir durum söz konusu iken geçmiş ve gelecek kavramını nasıl kullanabiliriz? Aslında kullanmamız gerekir çünkü, Büyük Patlama tıpkı kuantum köpüğünde oluşan parçacıklar gibi sürekli ve hep sıfır anında gerçekleşiyor (bana göre:)). Bizler sadece bu patlamaların arasında bir süreliğine var olan varlığı ve zamanı sanal olarak deneyimliyoruz. Peki zamanın bir yanılsama olduğunu size nasıl anlatabilirim? O ilk anda bir karadeliğin oluştuğunu düşünelim ve siz bir şekilde ölümsüz olarak kara deliğe düşmüş olun. Kara deliğin (Hawking Işıması bir gerçek ise) ömrü 1080 yıl olsun, buraya yazmakta zorlanacağımız uzun yıl boyunca sizin için geçen zaman sıfırdır. Sonuç olarak Büyük Patlamanın doğası açısından değerlendirecek olursak; öncesi ve sonrası olmadan sürekli tekrarlanan bir durum olmalı.
Tüm bu zırvalardan sonra sorunuza odaklanırsak; Bir süreliğine var olan varlık bir şekilde "O" ilk andaki hiçliğine öyle veya böyle dönecektir. Büyük Donma, Büyük Çöküş, Büyük Yırtılma senaryolarından "Büyük Çöküş" veya buna benzeyen başka bir hipotez bana en olası görünen gibi geliyor.