Merhaba
Bu soruyu uzun süredir düşünüyorum ve kendi vardığım sonuç şu: fizik yasalarının matematiksel olarak ifade edilebilir olması, evrenin simülasyon olduğu ihtimalini tek başına ne artırıyor ne de azaltıyor. Ama bu yargıya, matematik = kod sezgisini ciddiye alarak ulaşıyorum.
Şöyle ki:
Matematiğin doğayı bu kadar isabetli betimleyebilmesi gerçekten çarpıcı. Lakin bu durum, simülasyondan çok daha eski bir problemi öne çıkarıyor. Matematik evrene mi ait, yoksa evreni anlamak için kurduğumuz bir dil mi? Benim sezgime göre burada belirleyici olan nokta bu ayrım. Eğer matematik evrenin ontolojik bir parçasıysa, o zaman hem gerçek hem de simüle edilmiş bir evren zaten matematiksel olmak zorundadır. Bu durumda matematiksel düzen, simülasyon lehine özel bir delil üretmez. Eğer matematik bizim bilişsel soyutlama aracımızsa, o zaman gördüğümüz düzen büyük ölçüde zihinsel bir seçiciliğin sonucudur ve düzensiz olanı yasa olarak adlandırmıyoruz. Evren yazılmış gibi hissi bana göre bilimsel bir çıkarımdan çok, çağımıza özgü bir metafor. Zira saat metaforu, makine metaforu gibi bugün de bilgisayar metaforu baskın haldedir. Bu yüzden matematiksel yasalar bize kod çağrışımı yapıyor. Benim düşünceme göre burada kritik ayrım şu: matematik evrenin ontolojik bir özelliği mi, yoksa bizim bilişsel epistemik bir aracımız mı? Eğer matematik evrenin kendisine özgü, Platoncu anlamda orada olan bir yapıysa, o zaman simülasyon varsayımı özel bir avantaj kazanmaz. Çünkü simülasyon da simüle edilen gerçek evren de zaten matematiksel olmak zorundadır. Kodlanmış bir evren matematiksel olur evet, ama matematiksel olan her evren kodlanmış değildir. Öte yandan, eğer matematik temelde bizim soyutlama kapasitemizin bir ürünü ise yani düzenli olanı seçip ayıklama, gürültüyü dışarıda bırakma ve tekrar eden örüntüleri sembolleştirme biçimimizse zira o zaman matematiksel ifade edilebilirlik, evrenin yapısından çok bizim evrenle ilişki kurma tarzımızı yansıtır. Bu durumda kod hissi büyük ölçüde zihinsel bir projeksiyon olur. Düzen görüyoruz çünkü düzensiz olanı zaten fizik yasası olarak adlandırmıyoruz. Sonuç olarak kendi kanaatim şu: matematiksel düzen, simülasyon hipotezinin kanıtı değil aksine insan zihninin düzenle kurduğu ilişkinin bir yansımasıdır. Bu bağlantı ontolojik olmaktan çok epistemolojiktir ve şimdilik sezgisel bir yankı olarak kalır.[1] Saygılarımla
Kaynaklar
- Okan Alver. (). Kişisel Yorum.