Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Can Temir
Can Temir
8K UP
Üye
4

Dinsiz bir toplum olabilir mi?

Daha önceki araştırmalarımda Emile Durkheim ve Comte gibi büyük (ateist) sosyologların bu konuda kesinlikle olamayacağı kanısına vardıklarını gördüm. Oysa Frans de Waal "Bonobo ve Ateist" kitabında bunun tam tersini kusursuz bir yapıya sahip olan bonono topluluklarını göstererek iddia ediyor.
2,463 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Tunç Taylan
Tunç Taylan
13K UP
Yazımlıcı, Mühendis, ne bilmediğini bilmeyen, bildiğini unutabilen

Merhaba,

Dinin ve genel olarak inanç sistemlerinin birkaç temel işlevi var: bilmediklerimizle ilgili tahminlerde bulunmak, makbul bireyi tanımlamak, mülkiyet ilişkilerini (üretilenin paylaşılmasına dair kurallar vs.) düzenlemek, dayanışmayı arttıran ritüelleri aktarmak, otoriteye meşruiyet kazandırmak vs. Dinin gücü, geçmişte bu konularda fazla alternatif bulunmaması ve insanların belirsizliği sevmemesinden kaynaklanıyordu. Genelde toplumlar çalışan bir yapıyı bozmayı sevmez. O nedenle zararlarından haberdar oldukları şeyleri bile muhafaza edebilirler. Ek olarak, evet, din her insan topluluğunda istisnasız şekilde ve ayrı ayrı ortaya çıkmıştır. Kabile devletlerinden modern devlete geçişteki süreçte (diyelim Roma'dan sanayi devrimine), din de ciddi oranda yeniden örgütlenip, etki alanını genişletmiştir. Asya'da o kadar merkeze yerleşmese bile, Myanmar örneğinde olduğu gibi, modern devletin şiddet aygıtına destek verebilmiştir.

Komünal toplumlara veya sosyal hayvan topluluklarına bakarak, dinin yok olup olmayacağına dair fikir sahibi olmak zor. Modern toplumsal organizasyonlar (devlet, akademi, sanayi, tıp vb.), bir yandan dine olan bağımlılığı azaltırken, bir yandan da karmaşık hiyerarşilerin ortaya çıkmasına tanıklık ettiler. Sınıflı toplumlar, geçmişten devraldıkları çatışmaları ve alışkanlıkları bugüne kadar iç dokularına entegre etmeye çalıştılar. Din de bu tanıma uyan en eski yapılardan biri.

Tüm Reklamları Kapat

Girişte değindiğim gibi, belirsizlik, geleceği planlamamızı zorlaştırır. Stresten kaçmayı, topluluğa uymayı bu nedenle, bazen bize ahlaksızca gelse bile, tercih ederiz. Ahlaksızca bir şey yaptığımızda (örn. yoksulluğu görmezden gelmek), bunu rasyonalize etmemiz gerekir, yoksa gene strese gireriz. Yoksulluk örneğinde, bunun insanların tembelliğinin sonucu olduğunu düşümek, yöntemlerden biridir (din de bu konuda "bu dünyada sınanıyorsunuz" argümanını kullanır). Dolayısıyla etrafımızı anlamlandırmak ve kendimizi burada konumlandırmak için din olmasa bile, bir ideolojiye ihtiyacımız vardır. Dinin tek farkı, bazı boşlukları "çünkü Tanrı öyle istedi" şeklinde doldurması. "Yoksullar tembeldir" önermesini çürütmek belki görece kolaydır, ancak insanların ikna olmak için gösterecekleri direnç, dini inançlarından vazgeçmelerinden çok farklı olmayacaktır. İki durumda da bir şey yapmaları, sorumluluk hissetmeleri gerekir, ki bunun da dinle doğrudan bir ilgisi yoktur. Karşıdakini münafık, fanatik, hırsız vs. olarak yaftalamak, aynı fikirde yeterince kişi varsa, maliyetsizdir.

Herkesin refah içinde yaşadığı durumda bile - diyelim bir çeşit Star Trek komünizmi ortaya çıktı - hayatımızdaki belirsizlikler, beklentilerdeki farklılıklar, dolayısıyla iktidar ilişkileri, kayırma, çarpıtma vs. ortadan kalkmayacak. Matrix'te Ajan Smith'in Morpheus'u sorgularken değindiği mesele bu. Oradaki sinisizmi paylaşmasam da, insanların ütopik bir denge durumuna geçemeyeceklerini kabul ediyorum. Dolayısıyla, herkesin tüm insanlığı "bizim mahalle" saymasından ziyade, sürdürülebilir bazı güvensizlikler olacağını varsaymak bana daha gerçekçi geliyor. Karamsar senaryoda, toplum resmi anlamda dinsiz olsa bile, 1984'tekine benzer "devlet öyle diyorsa, 2+2=5 doğrudur" argümanlarını kabul eder hale geliyor. Burada mesele ideolojinin kökeninin dünyevi veya uhrevi olmasından ziyade, iktidarın sorgulanamaz hale gelmesi.

Din, uzun zamandır siyasete alet edilmesi nedeniyle, üzerinde çok kafa yorulan "olağan şüpheli" gibi duruyor. Bir kez bazı kurumlara yönelik güven problemi ortaya çıktığında (ki bu illa bir yozlaşma anlamına da gelmez - ama genelde öyledir), kamplar oluşmaya ve "ötekileri" alt etmek için her şeyin mübah sayılacağını söyleyen ideolojik argümanlar ortaya çıkmaya başlar. Ya da durumu kabullenmemiz istenir; ki gene sorgulanması zor bazı varsayımlar öne sürülür.

Öyleyse mesele, kurumların güvenilir hale gelmesini sağlamaktır. Bunu da çeşitli siyasi mekanizmalarla (çok partili parlamenter demokrasi, otonom yargı, parti denetimi, otoriter rejimler, uluslar arası örgütler, belki ileride yapay zeka destekli kurumlar vs.) hali hazırda deniyoruz. Ancak henüz çok başarılı bir formül bulunmuş değil. Daniel C. Dennett, dinin alternatifinin - bir araya gelme ve güven tesis etme işlevi başta - sürekli bir bilimsel tartışma olacağını düşünüyor. Bana da cazip gelen bir fikir, ancak bunun mahalle düzeyinde de karşılığının olması şartıyla. Teknoloji, gene anlaşılması zor bileşenleri nedeniyle, tek başına bu konuda çözüm sunamaz örneğin.

541 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Daniel C. Dennett. What Should Replace Religions?. (10 Haziran 2021). Alındığı Tarih: 10 Haziran 2021. Alındığı Yer: Youtube | Arşiv Bağlantısı
  2. Robert Sapolsky. Religion Is Nature's Antidepressant. (10 Haziran 2021). Alındığı Tarih: 10 Haziran 2021. Alındığı Yer: Youtube | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Hasan Şükrü Dal
Öğrenciyim,

Bütün literatürü taradığım halde kapsamlı bir ''din'' tanımını bulamadım. İnanç tanımından hareketle belki bir yerlere ulaşabiliriz.

1) İnanç, deneyimlemeden ve tartışmadan kabul edilen her şey 2) Bunun böyle olmasının sebebi ise kutsallar 3) Kutsalların kaynağı tabular (anatomik olarak) modern insanın yaşamında değişik şekillerde boy göstermiş . 4) Sürekli yerleşimle birlikte neolitik dönemde belirgin olarak inançlar, büyük devletsizlik okyanusunda sonsuz özgür olan insan topluluklarında parmakla sayılacak kadar az sayıda, tarih sahnesine tek tük tapınaklar olarak ortaya çıkmış

Bugünkü tarihleme sistemlerinden öğrendiğimiz kadarıyla yaklaşık 300 bin yılı kapsayan modern insan tarihi var. Neolitik dönemde tek tük olan tapınaklar bize dinsiz, devletsiz toplumların ilk ipuçlarını veriyorlar. İstisnai olarak insan toplulukları dinsiz yaşamışlar.

Tüm Reklamları Kapat

Ben ''dini tanımlayabilir miyiz?'' diye bu konuya ek bir soru sormak istiyorum. Ben tanımlamaya çalıştım ama yine de tam olarak bu işi halledemedim.*

*Deneme tanımlamam; Din ''benim gibi inanacaksınız'' diyen inanç diktatörlüğüdür.

156 görüntülenme
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close