Sorulara Dön
23
Felsefe

Dinler neden ortaya çıktı?

Bir grup insanın herkesi kendi işlerine gelecek şekilde yönetmesi mi yoksa ticari mi?

15
14,294 görüntülenme
Teşekkür (5)
Hatırla (8)
Takip (2)
Paylaş
Reklamı Kapat
15 Cevap
Orijinal Soru: dinler insan icadı mıdır ?

Evet,dinler insanın düşüncesinin ürünüdür.Kimse kendi mensup olduğu dine "uydurma" sıfatını yakıştıramadığı için bu hep tartışma konusu olmuştur.Herkes mensup olduğu din hariç diğer tüm dinlere uydurma derken kendi dinine asla toz kondurmaz, bu sonu gelmez tartışmaların sebebi de bu insan profilidir. Dinlerin tarihi çok eskiye dayanmaktadır.Dinlerin ortaya çıkışı insan türünün toplumsal hayata geçişiyle neredeyse eş zamanlı olmuştur.Dinler gelişen insan için birleştirici değer olmuştur.Hayatta kalabilmek için toplumlar halinde yaşamaya gereksinim duyan insan için din kavramı o zamanlar hayati bir önem taşımaktadır.İlk insan toplumlarının kalıntılarında dini inanışlardan izler görmekteyiz.O zamanki az gelişmiş ve tecrübesiz insanların ahlaki değerlere bağlanması için radikalize edilmiş değişmez inanışlara ihtiyaç vardı.Bunun sonucunda insan toplulukları kendinden daha güçlü ve kendilerini yönetmeye layık varlıklar düşledi ve bu ve bu kavramlar bütünü de zamanla din adını aldı. Toplumun mihenk taşı olan yasalar dinler sayesinde güvenceye alınabilmiştir.Her insanın özünde kötülük vardır ve herkes karşılığını almayacağını bilse kötülük yapar.Ama dinler bunun önüne "Her şeyi gören tanrı" kavramı ile geçmiştir.Tanrı kavramı çok güçlü bir kavramdır, tanrı yöneticilerin yöneticisidir.Bir ülkenin hükümdarı her istediğini yapamamıştır çünkü onu izleyen bir tanrının olduğu düşüncesi her zaman onu haddi aşmaktan alıkoymuştur.Kısacası toplumsal olarak gelişmekte olan bir türü zapt etmenin tek çıkar yolu o zamanlar dindi.Dinlerin tehlikeli olduğu nokta ise değişmez ve dogmatik olmasıdır oysa hiçbir konuda radikal olunmamalıdır.Tarih boyunca inanışları konusunda radikal olan insanlar kendisiyle aynı düşünceye sahip olmayan insanların kanını dökmekten çekinmemiştir. Bence "Her sabit düşünce sahibi için zindandır" sözüyle Nietzsche konuya noktayı koymuştur. Artık günümüzde insanlar ahlaki değerlere sahip olmak veya kurallara uymak için dine ihtiyaç duymuyor çünkü yasalarımız yeterli gelişmişlikte kendi kendimizi yönetebilecek bilgi ve tecrübeye sahibiz.Birleştirici değer olarak ise din artık yetersiz kalmaktadır.Günümüzde en büyük birleştirici değer bilgidir.Dinler gelişen toplumsal düzende ya yok olurlar ya da reformize edilerek toplumsal hayatta yer bulmaya çalışırlar.

12,023 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
13
Teşekkür (12)
Paylaş
13
Bu cevap, soruyu soran kullanıcı tarafından kabul edilen cevap seçilmiştir ve bu nedenle önde gösterilmektedir. Bir cevabın soruyu soran tarafından kabul edilmiş olması, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
Orijinal Soru: Dinler nasıl ve neden ortaya çıktı?

merhabalar Ege Sancak

Celal Şengör güzelce anlatmış bu durumu aslında. İnsanoğlu hayatta kalmak için öğrenmek ve bu öğrendiklerini kullanmak zorundadır. bilimsel olarak açıklayamayacağın şeyler içinse efsaneler uydurmuşlardır. işte Olimpos dağının üstünde tanrılar yaşar, Zeus kızınca şimşek yollar falan gibi.

buna ekstra bir şeyler de eklemek isterim. evet din çevresini öğrenmek için çıkmıştır ama bir amacı daha olmuştur dinin. Yoldaş Karl Marx'ın da dediği gibi din halkın afyonudur. yani başka insanları yönetmek için kendinin daha üstün olduğuna inandırman gerekir, üstün bir gücün dediğini yapmak üzere kültür şekillenmiştir her zaman. mesela Sümer dininde krallar tanrıyla iletişime geçebilirdi, yarı tanrıydı yada Antik Mısır'da Firavunlar tanrısal güçleri olduğuna inanılırmış. bunların hepsi tabi ki de otoritesini korumak, ihaneti önlemek, sadakati sağlamak ve isyanları kolay bastırmak amacıyla türlü türlü efsaneler çıkmıştır. Hristiyanlıkta da aynı örnekler verebilirim, Papa ferman verdikten sonra tahta geçme işlemi gerçekleşiyordu ki insanlar tanrı tarafından seçildi bizim için en hayırlı bu tarzında bir düşünce hakim oluyordu.

bunun dışında savaşlarda ordunu azdırmak içinde çokca kullanılan bir malzeme. onlar dinimize saldırıyor, tanrı bizim tarafımızda, biz ölürsek cennete gireriz, onlar cehenneme gidicek, savaştan kaçarsam tanrı beni sonsuza kadar cezalandırır gibi şeyler vardır her zaman vardır. bir ülkede iç karışıklık çıkarmak içinde aynı şekilde sürekli din kullanılır. mesela Osmanlı'da çok fazla isyanın çıkma sebebi Din elden gidiyor diyerek çıkmıştır. din ayrıca fakirlere dayanma gücünü verir, itaat etme gücünü verir, sessiz kalmasını sağlar. şahsi fikrim ve tecrübelerim diyor ki birçok insan dini yüzünden minimumda yaşamayı dert etmiyor, daha fazlasını istemiyor, şükür etmeyi marifet sanıyor.

7,501 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
10
Teşekkür (9)
Paylaş
10
Bu cevap, soruyu soran kullanıcı tarafından kabul edilen cevap seçilmiştir ve bu nedenle önde gösterilmektedir. Bir cevabın soruyu soran tarafından kabul edilmiş olması, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.

Bu çok uzun bi konu. Sıkmadan kısaca değinmeye çalışacağım. 

1) Düşünme Sorgulama 

a) İnsanlar düşünmeye başladıkça sorgulamaya da başladılar. Şimşek neden çakar, deprem niçin olur,volkan neden patlar vb gibi. Bilgileri yetersiz olduğu için bunları bazı doğa üstü güçlere yüklemişlerdir. Volkan kenarında yaşayan toplumlarda volkan tanrıları, şimşeklerin çok olduğu yerlerde şimşek tanrıları olduğuna inanılmıştır.

Ben nasıl oluştum? Düşüncesi Hatta bazı İlk topluluklara bakıldığında Toprak Ana yı Tanrı kabul etmişlerdir. Bunun nedeni kendilerinin annelerinden çıkması ve anne yarattı düşüncesi ve yiyeceklerinin topraktan çıkması toprak yarattı düşüncesi. 

Ayrıca Yeni ölen birine baktıklarında gördükleri tek farkın ölünün ağzından son bi nefes çıkması insanlarda ruh inancı kavramını oluşturmuştur şeklinde görüşler de vardır 

2) Toplum olma bilinci 

Toplumda düzeni sağlamak için. Çünkü bi toplum ne kadar birbirine bağlı olursa o kadar güçlü olur. 

Ayrıca kabile savaşları veya normal savaşlarda ölenlerin cennete gitme düşüncesi toplumları daha güçlü yapmıştır. İnsanlar ben öldüğüm de sonsuz cennete gidicem düşüncesiyle kabilesi için canı pahasına savaşmıştır. Bu yüzden ateist toplumlar günümüze kadar gelememiştir diyenler var. Ama günümüzde böyle şeylere ihtiyacımız olmadığı için dinler sömürü amacıyla kullanılmaktadır 

Kısaca değinmeye çalıştığım için bi çok yer eksik kalmış olabilir

8,718 görüntülenme
7
Teşekkür (3)
Paylaş
7
Orijinal Soru: Dinler nasıl ve neden ortaya çıktı?

Karşıt görüşte olmama rağmen bu adam gerçekten çok iyi açıklamış. Dinlerin ortaya çıkışıyla ilgili gayet güzel bir açıklama olmuş ama videonun konusu dinlerin ortaya nasıl neden çıktığından daha fazlası. Şöyle bir şey var bu adamın / beyefendinin ya da öğretmenin -gerçekten çok iyi bir öğretici- söylediği anlattığı şeyler bana göre tamamıyla doğru ama eksik şöyle bir eksiklikten bahsediyorum anladığım kadarıyla dinin bilimsel yönünün olamayacağını savunuyor ve çelişkinin var olduğunu söylüyor. Günümüzde ise dinler araştırılmadan çevirilerle bir sonuca varılmaya çalışılıyor. Örnek olarak İslam inancında gönderildiği öne sürülen Kuran'da bir kısım dünyanın şeklini geoit olarak yorumladığını söylerken bir kısmı düz olduğunu söylediğini savunuyor. Yani şunu demek istiyorum dini bir konu araştırılamaz diyerek, din gelişemez din sadece geçmişin bilgisiyle yorumlanır demek yanlış çünkü insanlık gelişirken dinde gelişir.

3,260 görüntülenme
3
Teşekkür (3)
Paylaş
3

Bu soru felsefeden ziyade evrimsel psikoloji ve sosyolojinin konusu. Ancak sosyolojik açıklamalar muhtemelen tek başına yeterli değil. Bunun nedenleri şunlar:

a) Dinler inanılmaz derecede yaygınlar. Hem günümüzde, hem de tarih boyunca bir dine sahip olmadığını söyleyebileceğimiz çok az toplum var.

b) Dinler çok ciddi ortak özelliklere sahipler. Ritüeller, ayinler, çeşitli tabular, dini tecrübe, doğaüstüne duyulan bir tür inanç gibi.

c) Çocuklar dini inançları 'kapmaya' programlı gibiler. Çocukları pek çok şeye inanmaya kolay kolay ikna edemiyor olmamıza rağmen dini inançlara çok kolay bir şekilde ikna oluyorlar. Bu eğilimin bir nedeni olmalı.

Sonuç: Sadece sosyolojik, ve özellikle birilerinin diğerleri üzerine hakimiyet kurması üzerine kurulu açıklamalar dinlerin bu kadar yaygın olmasını, çok fazla ortak özelliğe sahip olmasını, ve son derece kolay bir şekilde benimsenebilen şeyler olmalarını açıklayamıyor. Bir şey bu kadar yaygınsa onun biyolojik bir açıklaması olmalı gibi. Çünkü ortak bir mekanizmadan kaynaklandığını düşünmek çok daha makul böyle bir durumda. Dahası, dinler arası ortak özelliklerin sayısı da dinin öylesine tesadüfen ortaya çıkmamış bir şey olduğunu gösteriyor gibi. Bu durumda evrimsel bir açıklama aramamız daha makul görünüyor. İki ana evrimsel açıklama var:

a) Dinler sahip olduğumuz ve diğer amaçlar için ortaya çıkmış bazı biyolojik mekanizmaların yan ürünü olarak ortaya çıktı. Mesela bazı görüşler fail tanımaya dair bilişsel yetilerimizin 'hiperaktif' olduğunu, dolayısıyla var olmayan yerde bile amaç görme eğilimine sahip olduğumuzu iddia ediyor. Fail tanıma yetimiz olmadık yerde çalıştığı için bütün evrene de faillik/amaç atfediyor. Bu nedenle de bir tür doğaüstüne inanç ve Tanrı inancı ortaya çıkıyor. Dinler buna göre şekilleniyor. (Bu yan ürün açıklamalarından sadece biri.)

b) Dinler yan ürün olabilmek için fazla kapsamlılar ve çok fazla ortak noktaya sahipler. Bu nedenlerden ötürü bizzat kendileri evrimsel açıdan faydalı olmaları nedeniyle evrilmiş olmalı. Toplumsal güveni ve iş birliğini artırmak dinlerin evrilme nedenlerinden biri olabilir mesela.

Bu konular hakkında yaptığım bir podcast bölümünde çok daha detaylı bir şekilde konuştum. Linkini kaynaklara ekliyorum. 

6,784 görüntülenme
3
Teşekkür (1)
Paylaş
3

Kaynaklar

  • Yazar Yok. Felsefi Ateizm - Dinlerin KÖKeni Ve Evrimsel Psikoloji. (15 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 15 Haziran 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Orijinal Soru: Tanrı ve Din kavramı nasil oluştu? Ve bu konu hakkında önerebileceğiniz kitap var mi ?

Merhaba, tanrı ve din kavramı kültürel evrime göre insan hissiyatlarının bir ihtiyacı sonucu ortaya çıkmıştır. İnsan bu vahşi doğada doğal olarak kendini güvende hissetmek ister. Bu sadece fiziksel bir güven değil aynı zamanda psikolojik bir rahatlamadır da. İşte tanrı kavramı bu süreçte insan zihninin bir ürünü olabilir. Din ise insan toplumlarının bir düzen içerisinde hareket etmesi için ortaya çıkan tanrı temelli veya temelsiz kültürel oluşumlardır. Bu konuda kaynaktaki kitapları okuyabilirsiniz.

2,306 görüntülenme
2
Teşekkür
Paylaş
2

Kaynaklar

Orijinal Soru: Evrimsel olarak din nasıl ortaya çıktı?

İlgili makaleleri Bilim ve Ütopya dergisinin Şubat 2020 sayısında bulabilirsin (Tanrının ve İnancın Evrimi)

Detaylı bir şekilde birçok makale bulunmaktadır. Yuval Noah Harrari`nin 3 kitabında da bazı yanıtlar bulabilirsin.

1,764 görüntülenme
2
Teşekkür (3)
Paylaş
2

Bilinmezlik insanı korkutur ve çok rahatsız eder. Herhangi bir doğa olayı gördüklerinde anlamlandıramayıp ona kendileri anlam yüklemek istemiş olabilirler. Örneğin şimşek çaktığında veya volkan patladığında 'tanrılar kızdı' diyip adak verirlermiş. Bu bana göre ilk çıkış sebebi. Ancak zaman ilerledikçe her bölgeden kişilerin kendi yaşayış tarzlarına göre din çıkmaya başladı bu da ayrılıklar savaşlar getirdi. Kısacası fikir ayrılıkları ve politika temelli olabileceğini en azından kendi görüşüm çerçevesinde söyleyebilirim.

3,269 görüntülenme
2
Teşekkür (1)
Paylaş
2
Orijinal Soru: Dinler nasıl ve neden ortaya çıktı?

Öncelikle sorduğun soru için teşekkür ederim çünkü bu konu ilgili çevrelerde resmen cümbüş yaratan, yıllardan beri aynı şiddetle devam eden tartışmalara sebep vermiştir ve konu hakkında her ağızdan farklı bir ses çıktığından dolayı birçok teori ortaya atılmıştır. Bu teoriler arasında size kanımca en mantıklı ve tutarlı şekilde ileri sürülen üç bakış açısını açıklayacağım.

Richard Dawkins - Parazit Memler Olarak Dinler

Richard Dawkins "mem" kavramını ilk kez 1976 yılında yazdığı başyapıtı Gen Bencildir'de ortaya koymuştur. Memler tıpkı genler gibi "bencil" olup, kendilerinin çoğaltılması dışında hiçbir amaçları olmayan kültürel transmisyon birimleridir. Kendilerinin çoğaltılmalarını sağlamak için bir tür "zihin paraziti" gibi bireyleri enfekte eder. Bu bireyleri kullanarak endoktrinasyon yada taklit (mimesis) yoluyla kendilerini başka bireylere aktarırlar. Ancak genler sadece üreme yolu ile dikey bir şekilde aktarılabilirken, memler hem iletişim yolu ile hem de aile ortamında sosyalleşme yolu ile dikey ve yatay şekilde aktarılır. Bu, genlerin ancak bireyin seçilim değerini artırması sonucunda kendini çoğaltabilmesi bakımından simbiyotik olmasına karşın memlerin seçilim değeri gibi bir kritere bağlı olmadan yalnızca fikirsel olarak insanları enfekte edebilme gücüne dayanmasından dolayı parazitik olabilmelerine olanak sağlıyor. Buna bir örnek olarak size farazi bir kültü betimlememe izin verin. Bir kült düşünün ki yatay aktarım stratejileri oldukça gelişmiş, yani bir yandan endoktrinasyon ile kendi üyelerinin inançları pekiştirilirken öbür yandan da yeni üyeleri kendine çekme gücü de gayet tesirli. Ancak bu kült kendi üyelerinin üremelerini tamamen yasaklıyor ve bu şekilde de dikey aktarım ile birlikte bireylerin seçilim değerlerini tamamen ortadan kaldırıyor. Böyle bir durumda eğer genler böyle bir kültün ortaya çıkmasında ve genetik yatkınlıklar yeni bireylerin katılmalarında ana etken olsaydı o halde bu genler doğal seçilim ile elenirdi. Ancak memler seçilim değerinin sınırlamalarından bağımsız olduğu için yeni bireyleri kendisine çekmesi ile devamlılığını sürdürebilir. Dawkins dinlerin evrimsel bir avantaj olmadığını, insanların biyoenerjetik ve materyal kaynaklarını din ve kültlerin gerçekten iddia ettikleri işleve sahip olmayan ritüellerine harcamalarının evrimsel bir dezavantaj olduğunu ve bundan dolayı da sadece genetik boyutunda incelendiğinde dinlerin devamlılık sağlayamayacağını ortaya koymuştur. Bunun yerine memler yolu ile varlıklarını her daim sürdürebilmek için yeni bireyleri de cezbedip kendilerine çeken birer "zihin paraziti" olduğunu iddia etmiştir dinlerin.

David Sloan Wilson - Evrimsel Adaptasyon Olarak Dinler

David S. Wilson ise Dawkins'in hipotezine taban tabana zıt bir hipotez öne sürerek dinlerin grup seçilimi yolu ile seçilmiş olan biyokültürel evrimsel adaptasyonlar olduğunu iddia etmiştir. Dinler mutlak ve objektif olduğunu iddia ettikleri ve muhalefete yada şüpheye yer bırakmayan bir şekilde ahlakî ve ontik ayrımlar yapmalarından , çoğu durumda bir toplumsalcı bir ethos yaratarak inananlar kitlesini ortak çıkar ve amaçlar etrafında birleştirmelerinden ve seferberlik durumunda savaşçıların dünyevi amaçlar ötesinde teşvik eden bir faktör olmalarından ötürü evrimsel olarak bunları sağlayan grupların seçilim değerini arttırdığını öne sürmüştür. Bu hipotez ne kadar da mümkün olsa ve mantıklı bir şekilde tartışılmış olsa da üzerine kurulduğu temeller hala tartışılan kavramları içerdiğinden dolayı hiçbir şekilde kesinliğe sahip değildir. Bu tartışılan kavramlar arasında en önemlisi de seçilimin hangi seviyede çalıştığıdır ki David S. Wilson burada grup seçiliminden faydalanarak büyük bir riskte bulunmuştur çünkü günümüzde Richard Dawkins de dahil çoğu önemli figür sadece bireysel seçilimin varlığını kabul ediyor.

Pascal Boyer - Yan Ürün (Spandrel) Olarak Dinler

Pascal Boyer ise evrimsel psikolojik bir bakış açısı ile dinlerin kökenini açıklamaya çalışırken sinirbilimsel metodlardan da yararlanarak modüler bir beyin sistemini varsayarsak Hiperaktif Aktör Algılama (Hyperactive Agency Detection) denilen bir kabiliyetin insanlarda dinlerle alakalı olmayan bir sebepten ötürü seçilim değerine sahip olmasının sonucunda seçilmiş olduğunu öne sürmüştür. HAA kabiliyetinin seçilmiş olmasının sebebini insanların evrimsel geçmişinde algılama kapasitelerin kendilerini kandıracak derecede gelişmiş olmasının hiç gelişmemiş olmasından daha yüksek bir seçilim değerine sahip olması olarak açıklar. Bunu bir örnekle betimlersek bir insanın bir kayayı yanlışlık ila ayı zannetmesinin bir ayıyı bir kaya zannetmesinden çok daha yüksek bir seçilim değerine sahip olacağını, kusurlu olacak derecede yüksek bir algı kabiliyetinin kusurlu olacak derecede düşük bir algı kabiliyetine kıyasla adaptif değerinin daha yüksek olduğunu söylemekle yetinebiliriz. Bu kabiliyet ise sonradan bir yan etki olarak bir aktörün olmadığı olaylarda bile insanların bir aktörün olduğunu varsaymalarına yol açmış, doğaüstü açıklamalara yer vermiştir.

1,800 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1
Orijinal Soru: dinler insan icadı mıdır ?

Fizik, kimya, biyoloji, matematik, uzay bilimleri, yıldızların evrimi, gezegenlerin evrimi, canlıların evrimi okumuş bir insan kuran, incil, tevrat okuduğunda hiç birine inanmaz. Çünki bu kitaplar yukarıda saydığım bilim dalları ile ters. Okumayan varsa okusun ne demek istediğimi anlar.

Yani bunların hepsi insan sözüdür. Bu yüzden zaten ülkemizde ateist, deist azdır. Ama kuran, tevrat, incil okumadığı halde veya okuduğu halde diğer bilim dallarını bilmediği için islam, hristiyan, yahudi çoktur.

Ateist veya deist olmak okumayı gerektirir. Kim bu bilim dallarını okuyacakda bu seviyeye gelecek. İnsanlara bu bilim dallarını okumak zor geldiği için dinlere inanmak daha kolay geliyor. Ülkemizde bu bilim dallarını bilip ateist, deist olan bir çok insan var ama onlarda mesleklerine zarar gelmesin diye inançlarının ne olduğunu açıklamıyorlar.

3,807 görüntülenme
1
Teşekkür
Paylaş
1
Orijinal Soru: dinler insan icadı mıdır ?

Dininiz” tıpkı sanat ve bilim gibi insani bir buluştur. Hepsi anlam ve gerçeği aramanın yollarıdır.

Biliminiz fiziksel gerçekliği anlatacak gerçeğe sahip olabilir, ancak yaşamın anlamını veya onları gözlemleyen tüm yaşam öldükten sonra fizik yasalarına ne olacağını türetemez.

İnsanlar geçmiş ölümler ve acı çekmenin doğası hakkında ne yapacakları konusunda metafizik cevaplara ihtiyaç duyarlar. Bazıları, daha gelişmiş sezgisel fakültelerini, manevi gerçekleri bulmak ve aynı fakültelere sahip olmayanlara cevap vermek için kullandılar. Bu insanlara peygamber diyoruz. Peygamber’in sözleri daima benimsenir, kullanılır.

*Çeviri

4,183 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

Orijinal Soru: Dinler nasıl ve neden ortaya çıktı?

Dört "tek tanrılı" dine baktığımızda hepsinin bir öncekinin anlatımlarının temelini doğru kabul edip onun yaygın halini revize ederek, aslında bir öncekilerinden dayanak alarak ve apaçık onları referans göstererek ama onlara bir biçimde karşı da durarak ortaya çıktıklarını görüyoruz. Bunlardan ilkler arasındaki Musevilik ve Hristiyanlığa bakınca anlatımlarının nerdeyse tamamının bunları savunan kişilerin anlatımlarına dayandığını, Musevi bir anneden doğan İsa'nın Museviliği ve Museviliğin barındırdığı öncelleri doğruladığını ve ondan referans almakla birlikte yaşamı boyunca Tanrı sözü bir İncil vahyedilme iddiasında bulunmadığını ve zaten ömrünün de muhtemelen buna yetmediğini, bunun yerine "Yeni Ahit" İncil'lerin bir tanrısal esin ile İsa'dan sonra kaleme alındığının kabul edildiğini, mesihlik yani bir çeşit Musevi krallığı iddia etmesi nedeniyle Roma İmparatorluğunca idam edilerek başına bu yüzden dikenli tellerden bir taç giydirildiğini öğreniyoruz. Hristiyanlık hakkındaki tüm olaylar ve anlatımlar Musevilikte olduğu gibi neredeyse istisnasız bir biçimde yalnızca kendi savunucularının anlatımlarından oluşuyor. Koskoca Antik Mısır (Kemet) tarihinde Ah-Mose, Tut-Mose gibi çeşitli isimler ve figürler bulunsa da anlatılan bence kurgusal ya da en iyi ihtimalle yarı kurgusal Musevi Musa ile ilgili bir tek kayıt, bir tek vesika yok. Bu ilk ikisinin öncesindeki kronolojik bir yere oturtulan tam kurgusal İbrahim (Abraham)'in öyküsü, neredeyse birbirinin aynısı iki dil olan Arapça ve İbranice -ki her ikisi de sağdan sola yazılan ve alfabesi ile dilbilgisine kadar birbirinin neredeyse aynısı olan iki dili- konuşan Arapların ve Musevilerin aynı soydan gelmelerinin gerçek dışı süslemelerle bezenmiş bir öyküsü olduğu, efsanelerin gerçeklerden yok denecek kadar az miktar dahi olsa pay alabildiği hissini veriyor. Aslında bugün dünya çapında yaygınlık sağlamış din ve inançların tümünün ilk ortaya çıktıkları döneme baktığımızda hep aynı yoksunluğu görüyoruz: Vesika ve/veya ikinci bir kaynak yoksunluğu. Bu yüzden gerçekten nasıl ortaya çıkmış olduklarını bulmak epey zor ve gerçekçi bir hayal gücüne kalmış gibi görünüyor.

988 görüntülenme
0
Teşekkür
Paylaş
0
Orijinal Soru: Dinler nasıl ve neden ortaya çıktı?

Şöyle ki İslam'a göre dinler 25 adet peygamber geldi ve 4 peygambere din indirildi fakat gene farklı dinler çıkmış bulunmakta Hinduizm, Budizm , sihizm , Taoizm, konfüçyüsçülük , Mormonluk ... bir sürü din üretilmiştir çoğu felsefik bakıştır Tanrıya inanılmaz ancak onların biri tarafından indirildiğine dair henüz br kalıntı bulunmamakta aslında tarihteki olayların kanıtı yoktur çünkü o dönemden kalma kimse yok şuanda tabiki istisnalar bulunur mesela Fath'in İstanbu'u feth ettiğine dair kalıntılar var o yüzden kimse bir din olup olmadığını bilemez

996 görüntülenme
0
Teşekkür
Paylaş
0

Dinler dönemin kanun ve yasalarını oluşturan bir kitaptır her çağda ve toplumlarda çıkmıştır bunlarında şüphesiz ya ekonomik gücü yada gerçekten dönemin en akıllı sözü geçen kişiler tarafından uygulanmıştır ben bir ateist olarak şunu açıklamak istiyorum HZ Muhammet bu konuda en iyi leri imiş çünkü öyle bir nokta koymuşki kendisini son olarak ilan etmiş ve 1500 yıldır bunu sürdürebilir buna şapka çıkarırım ben

1,775 görüntülenme
0
Teşekkür (2)
Paylaş
0

Bana göre toplumu düzenlemek ve kötü olarak adlandırılabilecek davranışları yok etmek içindir. Ayrıca bireyi kaybolmuşluktan kurtarıp biryere sahip olma hissi vermek için. (şayet eğer dinleri insanlar uydurduysa o insanlar aşırı derecede zeki ve ilerigörüşlülerdir)

2,219 görüntülenme
0
Teşekkür
Paylaş
0
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın