Direkt gözlemlerimiz gözlemlenebilir evren sınırlarımız içerisinde kaldığından (ve daha birçok nedenden) evrenimizin dışında başka evrenler olup olmadığını deneylere tabii tutulabilir-tekrar edilebilir şekilde kanıtlamamız mümkün değil.
Genel göreliliğin sunduğu matematik çerçevesinde Kara Delikler pratikte zor denebilecek bir yolla kullanıldığında paralel evrenlere açılan bir kapı olabiliyor.[1] Ancak bu önerme evrende Ak Delik bulmamız gerektiğini de öngörüyor. Gözlemlenebilir evrenimiz içerisinde ak delik olsaydı kuvvetle muhtemel şu ana kadar denk gelirdik. Tabi bunu kanıtlamak için bir kara deliğe atlamanızı tavsiye etmem zîra gerçekse bile aynı matematiğe göre bunu evdekilere anlatmak için geri dönemezsiniz.
Çoklu evrenler derken kastetmek istediğimiz şeyi biraz esnetip değiştirirsek daha olası sonuçlar alabileceğimiz açıklamalar var. Bunlardan biri Sicim Teorisi. Sicim teorisine göre evrenimizin kuantum ölçekte 3 yada 4 değil, yaklaşık 11 boyutlu olması gerekiyor. Kesişmedikçe etkileşime geçemediğimiz fakat orada olduğunu -sicim teorisine göre- varsayımsal olarak doğru kabul ettiğimiz üst boyutları olası çoklu evrenler olarak açıklayabiliriz. Bariz olanı söylemek gerekirse Sicim teorisi henüz deneysel gözlemi mümkün olmamış, matematiksel bir modeldir.[2]
Kaynaklar
- Andrew J. S. Hamilton. General Relativity, Black Holes, And Cosmology. (4 Aralık 2021). Alındığı Tarih: 5 Mayıs 2026. Alındığı Yer: jila.colorado. | Arşiv Bağlantısı
- Michael R. Douglas. The String Theory Landscape. (20 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 5 Temmuz 2019. Alındığı Yer: MDPI doi: 10.3390/universe5070176. | Arşiv Bağlantısı