Psikolojinin Evrim-Bilimsel Temelini…
Carl Gustav Jung; analitik psikolojinin kurcusu.
Bu psikolojinin temelini oturttuğu Psişeyi üç seviyede oluşan zihin üzerinden ele alır: Bunlar bilinç, kişisel bilinçaltı ve kolektif bilinçaltıdır.
Psişe ise insan zihninin, bilincinin ve bilinç dışının tamamıdır. Jung’a göre psikolojide bunun bilimsel ve nesnel incelemesinin bilimidir.
Jung insan psikolojisini tanımlarken bilinçaltını bilince önceler. Ona göre bilinç algılar ve anılarla sınırlı iken, kişisel bilinci anı, arzu, dürtü, silik algılar ve unutulmuş deneyimler toplamı olarak ifade eder. Bu yüzeyseldir fakat asıl olan daha derindeki kolektif bilinçaltıdır.
İşte soruya vesile olan şey de esasında geriye kalan kolektif bilinçaltının kendisi ile ilgilidir. Jung kolektif bilinçaltını “birey tarafından bilinmeyen, geçmişteki hayvan atalarının da dahil olduğu tüm nesillerin deneyimleri”nin tamamı” olarak tanımlar. Yani bir bakıma burada psikolojiye evrimsel-biyolojik bir derinlik de kazandırır.
İşte soruda geçtiği üzere psişeyi zamandan ve mekandan bağımsız kılışı, klasik fizik sınırlamalarına yönelik temkinli yaklaşımı ((çünkü cümlenin sonunda olabilir diyor) ve bedenimizin öldükten sonra bile, zamanın ve mekanın ötesinde bedensel değil ama psişisel bir var oluşa devam ediyor olabileceği vurgusu bu kolektif bilinç altı ile ilgilidir.
Bu olasılık Jung için bir kesinlik içermez. Ayrıca burada ilahi, öte alem vb. inançsal bir atıf da yoktur.
Kanımca bu, canlılığın var olduğu okyanuslardaki o ilksel çorbaya değin uzanabilecek olan ve kendisi tarafından hayvan ortak atalarımızdan başlatılan gen aktarımının, bizim bilemediğimiz kolektif bir bilinçaltının da aktarımına vesile olduğuna yönelik evrim-bilimsel temelli bir olasılığa oturur.
Konu çok uzun, tartışmalı ve ayrıntılı bir konu olduğu için özeti itibarı ile burada noktalamak isterim. Ekte (kaynakça bölümünde) ilgili kaynağı paylaşıyorum. Sevgiyle