Doğada atomlar ve moleküller her zaman kararlı hale gitmeye çalışır.
Hidrojen ve oksijenler kararlı olur ve suyu oluşturur. Bu su diğer moleküllere ve atomlara bir çift yönlü reaksiyon ortamı sağlar. Bu reaksiyon ortamı içerisinde moleküller self-organizasyon amacıyla kararlı hale gelmeye çalışmaya devam eder. Uzuuun uzun zaman geçtikten sonra lipit yapıları oluşur bu lipit yapıları içinde bulundukları suyun içinde ve etrafında reaksiyonlardan kendilerini koruyup daha kararlı olabilmek için veziküller oluşturur(Bildiğin top haline gelir). Bu reaksiyonlar devam ettikçe burdaki kendini düzenleyen sistem bir kısmı daha stabilize olmuşkan durumunu korumaya bir kısmı da stabilizasyondan uzaklaştığı için daha da reaktifleşmeye başlar. Bu tepkimeler ve uzunca bir süre sonucunda kendi kendini temin edebilen ve kendini kopyalayabilen (Dolayısıyla habitattaki %lik stabilizasyonu kendini kopyalayarak daha da arttıran) "Canlı" lar meydana gelir buradaki canlı kavramı senin benim hücremden oldukça uzak lipid veziküller bu canlının zarı olur içerisinde RNA'sı vardır (bu Protoküre olarak isimlendiriliyor).
Bu canlının tek gayesi stabilizasyondur ve bu uğurda çoğalır. E burada bir "hücre öncülü" var bu çoğalıyor, çoğalırken bir sorunla karşılaşabiliyor bu sorun onu yok edebiliyor. Yani bu ne yapabiliyor?
1-Çoğalabiliyor 2-Mutasyona uğrayabiliyor 3-Seçilime uğrayabiliyor ----> Bu saydığım 3 şey evrim için gerekli olan 3 temel parça. Zaten buradan sonrası çorap söküğü gibi geliyor.
a-Lipid kapsül oluyor sana fosfolipid heliks yapısında strese dayanıklı hücre membranı
b- RNA oluyor sana kompleks protein deriveleri
c-RNA daki hatalar ve seleksiyonun artması devam edince RNA tek kat ve urasil barındıran ribonükleotidlerden DNA ya dönüyor daha fool proof oluyor.
VE evrim devam ediyor.
Bu süreç biraz uzun sürüyor ve duygu konusuna değinmek istiyorum. Öncelikle duygu net bir kavram değil evet duygular var ama beyinde oluşan kimyasal reaksiyonlardan ibaretler bu reaksiyonlar veya etkiler beynimizin belli bölümleri tarafından yorumlanıyor ve tepkileştiriliyor, hatta bu bölgelerde sorunu olan insanlar (prefrontal kortex, amigdala, insula) bu duyguları hiç hissetmeyebiliyor senin duygu diye tanımladığın şeyleri onların beyni sadece input olarak tanımlıyor ve tepkiselleştirmiyor (bkz.Pskikopati) bunun dışında Aleksitimi dediğimiz algılama sorunları da var halk arasında duygu körlüğü olarak geçer.
Ama neyse evrime gelecek olursak tekrardan insan olana kadar bir fiziksel evrime uğruyor ve bu evrim ve üstün sosyal yetenekleri sebebiyle üste çıkıyor. Bundan sebep bir de Psikolojik/Duygusal evrimi insanda görebiliyoruz.
Fiziksel evrim; ortalama 25 milyon yıl bu süreçte beyin hacmi 2ye katlanıyor Homo Sapiense kadar
Psikolojik/Duygusal evrim;200bin yıl Bu hacmin ikiye katlanması kompleks sosyal ortamlar kompleks işbirlikleri yapabilmesini ve EN AMA EN ÖNEMLİSİ KURGU YAPABİLMESİNİ sağlıyor homo sapiensin. Kurgu her şeyi değiştiriyor [1] Ekteki Sapiens adlı kitapta bu çok daha güzel anlatılıyor.[2]AbiogenezMakalesi [3]HomoSapiens[4]GenetikÇalışma
Kaynaklar
- Yuval noah harrari. (2011). Sapiens Hayvanlardan Tanrilara Ciltli. Yayınevi: Kolektif Kitap.
- Dimitrios Vlachakis George P. Chrousos Elias Eliopoulos. (2011). On The Origins Of Life: A Molecular And A Cellular Journey Driven By Genentropy. International Journal of Epigenetics. | Arşiv Bağlantısı
- Chris Stringer. (2016). The Origin And Evolution Of Homo Sapiens. PubMed. | Arşiv Bağlantısı
- Aylwyn Scaly. Genetic Study Reveals Hidden Chapter In Human Evolution. Alındığı Tarih: 6 Ekim 2025. Alındığı Yer: University of Cambridge | Arşiv Bağlantısı