Bir şeyi gerçekten öğrenmek ile kısa süreli ezberlemek farklı süreçlerdir. Özellikle matematik gibi alanlarda amaç sadece formülü görmek değil, neden çalıştığını anlamak, farklı soru tiplerinde nerede kullanılacağını fark etmek ve zaman geçse bile geri çağırabilmektir. Bunun oluşması genelde bir kere çalıştım oldu şeklinde ilerlemez. Ortalama bir insan için bir konunun oturması çoğunlukla 3–7 tekrar aralığında başlar. Ama burada tekrarın türü çok daha önemlidir. Aynı notu 10 kere okumak yerine, aralıklı şekilde soru çözmek, yanlış yapmak, tekrar dönmek ve farklı soru tipleri görmek çok daha etkili olur. Matematik özelinde süreç genelde şöyle ilerler: İlk tekrar konuyu tanıtır, ikinci tekrar mantığı oturtmaya başlar, üçüncü dördüncü tekrar formülün nerede kullanılacağını fark ettirir, sonraki tekrarlar ise bilgiyi hızlandırır ve kalıcı hale getirir. Bir konunun gerçekten pratiğe dönüşmesi çoğu kişide yaklaşık 30-100 arası bilinçli soru çözümünden sonra başlar. Zor konularda bu sayı daha da artabilir. Beyin tekrar edilen bilgiyi değil, kullanılan bilgiyi daha güçlü saklar.
Ayrıca unutma tamamen kötü bir şey değildir. Beyin unutup tekrar hatırladığında bağlantılar güçlenir. Bu yüzden bir konuyu bugün çalışıp yarın, birkaç gün sonra ve bir hafta sonra yeniden görmek kalıcılığı ciddi şekilde artırır. Tek oturuşta 5 saat çalışmak yerine, kısa ama düzenli geri dönüşler daha verimlidir.
Bir başka önemli nokta da: insanlar genelde konuyu anladım hissi ile konuyu uygulayabiliyorum durumunu karıştırır. Video izlerken veya çözüme bakarken her şey mantıklı gelebilir. Fakat gerçek öğrenme, çözümü kapattığında başlar. Beyin pasif şekilde bilgi alırken değil, zorlanırken gelişir. Bir soruda takılmak, yanlış yapmak veya uzun süre düşünmek çoğu zaman öğrenmenin en güçlü kısmıdır. Bu yüzden iyi çalışan öğrencilerin ortak özelliği genelde: aynı konuyu farklı zamanlarda tekrar görürler, yanlış yaptıkları soruları yeniden çözerler ve sadece doğruyu görmek yerine neden yanlış yaptıklarını anlamaya çalışırlar. Özellikle matematikte hız bile tekrarın yan etkisidir. Başta yavaş çözülen sorular, yeterince tekrar sonrası otomatikleşmeye başlar. Beyin bazı kalıpları tanımayı öğrenir ve işlem yükü azalır. Bir süre sonra artık formülü ezberlemeye çalışmazsınız, soru tipi formülü kendiliğinden hatırlatır. Bu yüzden matematikte gelişim bazen aniden olmuş gibi görünür ama arkasında genelde uzun süreli tekrar, hata ve geri dönüş süreci vardır. Bu nedenle öğrenme sürecinde en büyük hata, bir konuyu tek seferde tamamen bitirdiğini sanmaktır. Beyin bilgiyi katman katman oturtur. İlk gün kafa karıştırıcı gelen bir konu, birkaç gün sonra çok daha doğal görünmeye başlar. Çünkü zihnin arka planda o bilgiyi işlemeye devam eder. Düzenli tekrar yapan biri çoğu zaman daha zeki olduğu için değil, beynine bilgiyi yerleştirecek zamanı verdiği için ilerler. Matematikte kalıcılığı sağlayan şey mucizevi hafıza değil; tekrar eden maruziyet, aktif düşünme ve sabırlı pratiktir. Bir konuyu unutup tekrar öğrenmek bile aslında gelişimin parçasıdır çünkü her geri dönüşte bağlantılar biraz daha güçlenir ve bilgi daha sağlam hale gelir.
Aslında bu durum sadece matematik için geçerli değil. İnsan zihni çoğu konuda benzer çalışıyor. Bir şeyi birkaç kez görmek onu tanımanı sağlar ama gerçekten içselleştirmek için tekrar tekrar karşılaşmak, kullanmak ve farklı durumlarda deneyimlemek gerekir. Dil öğrenirken de böyledir, bir insanı tanırken de, araba kullanırken de, hatta sosyal ilişkilerde bile. İlk başta bilinçli düşünerek yapılan şeyler zamanla refleks gibi çalışmaya başlar. Mesela yeni bir dili öğrenirken bir kelimeyi bir kere görmek genelde yetmez. O kelimeyi farklı cümlelerde görmek, duymak, kullanmak ve bir süre sonra kendiliğinden hatırlamak gerekir. İnsan ilişkilerinde de benzer bir durum vardır. Bir insanın davranış biçimini tek olayda anlayamazsınız. Beyin tekrar eden örüntüleri yakalayarak "bu kişi genelde böyle davranıyor" sonucuna ulaşır. Yani zihin çoğu zaman tek örnekle değil, tekrar eden deneyimlerle güven kazanır. Bir beceri öğrenirken de süreç benzerdir. İlk denemelerde insan sürekli düşünür, hata yapar, duraksar. Sonra tekrar arttıkça bazı şeyler otomatikleşir. Araba sürerken ilk başta debriyaj, ayna, vites aynı anda imkansız gibi gelirken bir süre sonra kişi konuşurken bile sürebilir. Çünkü beyin tekrar eden hareketleri enerji tasarrufu için otomatik sisteme devreder. Aslında uzmanlık dediğimiz şeyin büyük kısmı da budur. İnsanlar çoğu zaman uzmanları "doğuştan yetenekli" sanır ama genellikle perde arkasında yüzlerce tekrar, hata, başarısızlık ve geri dönüş vardır. Beyin bir şeyi ne kadar farklı bağlamda görürse, onu o kadar sağlam öğrenir. Bu yüzden sadece bilgiye maruz kalmak değil, o bilgiyle uğraşmak belirleyicidir. Bir şeyi anlamanın en güçlü işaretlerinden biri de onu başka bir durumda kullanabilmektir çünkü gerçek öğrenme, ezberin dışına çıkabildiği anda ortaya çıkar...[1]
Kaynaklar
- ARİF G.. (). Düşünsel Görüş.