Cevap basit düşüncelerinin sesi yoktur. Bu kişiler doğuştan, nöroplastistisite dediğimiz özellik sayesinde beyinlerinde işe yaramayan işitme bölgeleri farklı işlevler kazanır.
Bizler bu tarz iç düşünce kavramlarını büyüdükçe geliştiririz. Çünkü yeni doğan bir bireyin prefrontal lobu çok gelişmemiştir. Ancak işitme gibi bölgeleri aktiftir. Sesleri algılayabilir. Yani düşünmeyi işitmekten sonra keşfettiğimiz için doğal olarak düşüncelerimiz sese sahiptir. Ancak sağır doğan bir çocuk işitsel bölgelerini hiçbir zaman aktif şekilde ses için kullanamayacağı için o bölge nöroplastisite sonrası işitsel bölge olarak değil farklı işlevlere sahip yeni bir bölge olarak kullanılır.
Bu sayede bizim aksimize onların düşünceleri: renkli, tatlı-acı, dokulu hatta kokulu bile olabilir.[1]
Kaynaklar
- L. Shams, et al. (2011). Influences Of Multisensory Experience On Subsequent Unisensory Processing. Frontiers in Psychology, sf: 264. doi: 10.3389/fpsyg.2011.00264. | Arşiv Bağlantısı