Yeni Veri Neyi Gerektiriyorsa…
Bu bazen eski ve eksik olanın eksiğini giderme, hatalı yorumlananın hatasını düzeltme, revize etme ya da tümden vazgeçme şeklinde olabileceği gibi daha önce hiç girişilmemiş bir alana yönelik keşif şeklinde de olabilir. Ancak her ne kadar daha önce hiç girişilmemiş alan ifadesini kullansak da her keşfin aslında daha öncekiler üzerine ve daha öncekilerden nüveler içerecek şekilde inşa edildiğini söyleyebiliriz. Gökdelen misali “evet 100. kat yeni bir inşa olabilir fakat onu 100. kat yapan alttaki katların toplamıdır. Ki türümüzü farklı kılan da bu kollektif birikim ve bu birikimin devridir. Adına da kültür diyoruz.
Bilim insanları her ortaya bir şey koyduğunda , gereksiz olduğunu düşündüğü (pratik olmadığı) için en başa “şimdilik,eldeki veriler ışığında” vb. ifadeleri her ne kadar kullanmasalar da bilim için her zaman “şimdilik ve eldeki veriler ışığında” kaidesi geçerlidir çünkü bilim mutlaklığı reddeder.. Zira onu sürekli ve dinamik kılan, geliştiren en önemli özelliği de budur. Buna vesile olan şey de en öz tanımıdır: Kuşkuculuk (ya öyle değilse)… Sevgiyle…