Bildiğim kadarıyla aşırı derecede fazla bir enerji topluluğu vardı. Bu da zaten tekillik oluyor. Yüksek ihtimalle bunun ötesine şuanki teknoloji ile gitmek imkansız, bu yüzden buradaki alabileceğin birçok cevap teorik bir cevap olarak kalacak. Dinsel açıdan bakarsak Tanrının tüm varoluşu 6 günde yarattığı yazıyor. Bu bayağı çelişen bir şey ve işin patlamasından dünyanın soğumasına kadar hiçbir şey bizim bildiğimiz kadarıyla 6 gün gibi kısa bir süre sürmedi. Fakat, din gibi toplulukları göz ardı edersem ve kendi yorumumu koyarsam şu olur.
Benim varoluşa göre teorik yaklaşımım,
Bana göre tanrı hiçbir din mensubu değil. Tanrının varlığını da big bang teorisindeki tekillik kısmına bağlıyorum. Fiziğe göre hiçbir enerji yoktan durduk yere var olamaz diye bir bilgim var ve hiçbir şey yokken enerjinin varolması biraz tuhaf geliyor. Sanki bir bardağın içindeki su kendi kendine oluşmamış da birisi doldurmuş gibi kısacası.
Bu yoldan giderek ben şahsen Tanrının kendini gizlemek ya da yaymak gibi bir görüşünün olmadığını düşünüyorum. Bana göre tanrı zaman, atom yapısı, enerji gibi kritik fizik unsurlarını oluşturdu ve tüm evrenin ve maddelerin kendi kendine kusursuz bir şekilde oluşabileceği bir ortam yarattı. Kısacası yaptığı şey, teker teker tüm gezegenleri yaratmak değil de tüm gezegenlerin kendi kendine oluşabileceği bir fabrika yapıp bunun üstüne o fabrika da birçok yıldız ve gezegen oluşturdu. Fabrikanın yapıtaşları zaman, enerji ve yüksek ihtimalle teknolojinin ötesindeki bazı etkenler. Bu durumda fabrika dediğimiz yer Big Bang öncesi Tekillik kısmı oluyor. Big Bang teorisi sonrası fabrikanın açıldığını düşünün. Birçok yıldız ve gezegen bu sayede oluştu ve oluşmaya devam ediyor ( sanırsam devam ediyor teknolojik olarak kanıtlı bir şey olduğunu zannetmiyorum ).
Evrim teorisi de aynı şekilde farklı bir sistem ve fabrika gibi aslında. Sadece canlıların gelişimine göre şekillenen bir sistem. İhtiyaca göre şekillenir ve zamanla kelebek etkisi gibi çok büyük farklara yol açar. Kısacası bir kuşun uçmayı öğrenmesi gibidir evrim teorisi. Aksi teoriler de o kuşun uçmayı öğrenip uçtuğu gerçeği yerine dışarıdan bir kanat takılarak yapay şekilde uçtuğunu anlatır. Hangisi daha doğru kesin bir varsayım yapılamaz ama bana en mantıklı geleni evrim teorisidir ve zaten dediğim gibi, bir önceki yazılarımı destekler nitelikte bir teoridir.
Tanrının nereden varolduğunu sorarsanız da bana göre asıl cevap zamandır. Ben zaman yok iken tanrının var olduğunu düşünüyorum. Zamanın olmadığı bir yerde sonsuz sayıda yokoluş ve sonsuz sayıda varoluş vardır. Kısacası, bence zaten hep varolan bir varlıktı, bizim fizik kurallarımıza aşırı derecede zıt düştüğü için insanlar bu tarz şeyleri saçma buluyor olabilir fakat zamanın olmadığı yerde başlangıç yoktur. Başlangıç için zaman şarttır ve kritik bir öncüldür.
Neden Ruhların her birinin farklı olduğunu düşünüyorsanız, Ruhların da aynı şekilde Tanrı gibi zamanın olmadığı bir boyuttan geldiğini düşünüyorum. Kısacası ruhları Tanrı'nın yarattığını değil, Tanrı ile birlikte varolduğunu ve Tanrı'nın da bizi sonsuz bir şekilde varlık ile yokluk arasındaki zamansız çizelgeden kurtarıp farklı bir varoluş yaratarak gerçek bir hayat verdiğini düşünüyorum. Bana göre tekrar belirttiğim gibi, Tanrı'nın bir çıkar istediğini zannetmiyorum. Bunların hepsini merhamet ettiği için ya da yalnızlık için yaptığını düşünüyorum. Her ne kadar etrafınızı robotlar ile çevrelerseniz çevreleyin bir süre sonra o robotların yapay olduğunu ve bir canlı olmadığını fark edersiniz. Yani eğer Tanrı kendisi için Ruhu olmayan canlılar üretseydi etrafındaki canlıların bir süre sonra değersiz olduğunu anlamaya başlardı. Sonuçta bir ruhları yok ve sadece bir makineden ibaretler.
Tanrı'nın sonsuz güce de sahip olduğunu sanmıyorum. Gücü cidden çok fazla fakat sonsuz değil. Eğer sonsuz olsaydı ruhları düzenleyebilir ve oluşturabilirdi. Belki oluşturmaya gücü yetiyor olabilir, belki ikisine de yetiyor olabilir de değiştirmiyordur. Bunları sorgulamak cidden yanlış geliyor fakat hepsi birer olası senaryo. Ben sadece kendime göre gelen en mantıklı senaryoda en azından Tanrı'nın ruhları düzenleme gücünün olmadığını düşünüyorum. Buradan çıkarım yaparsak yine binlerce farklı varoluş amacı çıkarabiliriz ve ben bu amaçları çok düşünmek isteyen tarafta değilim.
Yani benim görüşüme göre, Tanrı big bang teorisinin temeli olan enerji birikimini (tekillik) yarattı ve milyarlarca yıldız ve gezegen oluşturabilecek bir sistem yarattı. Bu hem onun teker teker her yıldızı yaratma zorluğundan kurtardı hem de en hızlı ve en kolay üstüne de en mantıklı hamle bu olduğu için big bang teorisini kullandı. Aslında bunun hepsinin tanrının işi olduğunu savunuyorum fakat benim bildiğim tanrı başka hiçbir dinde olmayan bir tanrı.