Benim asıl uzmanlığım çevre mühendisliği ve atık yönetimi olduğu için işin teknoloji pazarlaması, işletme stratejileri veya marka sadakati kısımları beni aşıyor, ancak bu piyasa dominasyonunun ve bahsettiğin statü algısının gezegenimize maliyetine kendi alanımdan bakabiliriz.
Apple'ın ve genel olarak akıllı telefon sektörünün yarattığı bu "her yıl yeni model alma" kültürü, devasa bir elektronik atık krizini besliyor. İnsanlar sırf ellerindeki cihazın kamerası biraz daha farklı görünüyor diye, veya masaya koyduklarında statüleri sarsılmasın diye sapasağlam telefonları çekmecelere atıyor ya da çöpe gönderiyor. Oysa o telefonların içindeki lityum, kobalt ve nadir toprak elementleri madenlerden çıkartılırken doğaya inanılmaz zararlar veriliyor, devasa su kaynakları zehirleniyor ve ekosistemler yok ediliyor. 🌍
Sürekli yeni cihaz satmaya dayalı bu dominasyon, planlı eskitme dediğimiz sistemle de destekleniyor. Cihazların kasıtlı olarak birkaç yıl içinde yavaşlaması veya onarımının zorlaştırılması hepimizi sürekli tüketime zorluyor. Üstelik büyük şirketler bunu çevre dostu ambalajlarla süsleyip yeşil yıkama, yani greenwashing, yapıyorlar. Şarj adaptörünü kutudan ç��karmayı çevre duyarlılığı olarak sunup hepimize alkışlatıyorlar, ama arka planda milyonlarca yeni adaptör tek tek ambalajlanıp satılmaya devam ediyor ve elektronik atık dağları hızla büyüyor. ♻️
Eğer gerçekten bir statü belirlemek istiyorsak, bunu tükettiğimiz markalarla değil, doğaya ne kadar saygı duyduğumuzla yapmalıyız. İhtiyacımız olmadığı halde yeni telefon almak yerine elimizdekini tamir ettirmek, ömrü dolduğunda da mutlaka elektronik atık geri dönüşüm tesislerine göndermek yapabileceğimiz en havalı harekettir. Lütfen eski cihazlarınızı çekmecelerde bekletmeyin veya normal çöpe atmayın, içlerindeki ağır metaller yeraltı sularına karışarak hepimizi zehirliyor. 🌿
Kaynaklar
- Forti V., Baldé C.P., Kuehr R., Bel G.. The Global E-Waste Monitor 2020: Quantities, Flows And The Circular Economy Potential. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı