Amatör astronomiye yeni başlayan biri için en mantıklı başlangıç dürbünü genelde 10x50’dir. Bunun nedeni sadece güçlü olması değil; aynı zamanda kullanımı kolay, görüntüsü parlak ve elde rahat kullanılabilir olmasıdır. Dürbünlerde ilk sayı büyütmeyi, ikinci sayı ise objektif yani ön mercek çapını ifade eder. Örneğin 10x50 bir dürbün 10 kat büyütme yapar ve 50 mm objektif çapına sahiptir. Astronomide yalnızca büyütmeye odaklanmak doğru değildir çünkü büyütme arttıkça görüntü titremesi, parlaklık kaybı ve görüş alanı daralması gibi problemler ortaya çıkar. Bu yüzden yeni başlayan biri için 10x50 çoğu zaman en dengeli seçim kabul edilir. 7x50 ve 8x42 modelleri de iyidir ancak 10x50 hem gökyüzü hem genel kullanım açısından daha çok yönlüdür.
Astronomi için dürbün seçerken objektif çapı çok önemlidir çünkü gökyüzü gözleminde temel mesele ışık toplamaktır. Daha büyük objektif daha fazla yıldız, daha parlak nebulalar ve daha net Ay görüntüsü demektir. 50 mm bu konuda başlangıç için ideal sınırdır. 70 mm ve üzeri modeller daha fazla performans verir fakat ciddi şekilde ağırlaşır ve çoğu zaman tripod gerektirir. Örneğin 15x70 bir dürbün teoride daha güçlü görünse de elde kullanımda titreme nedeniyle yeni başlayan biri için bazen daha kötü deneyim yaratabilir.
Dikkat edilmesi gereken en önemli teknik konulardan biri çıkış pupili denen değerdir. Bu değer objektif çapının büyütmeye bölünmesiyle bulunur ve dürbünden çıkan ışık demetinin genişliğini ifade eder. Örneğin 10x50 dürbünde çıkış pupili 5 mm’dir. İnsan gözünün gece karanlıkta açılan pupili genelde 5–7 mm civarında olduğu için 5 mm astronomi için oldukça dengeli kabul edilir. Çıkış pupili küçüldükçe görüntü kararmaya başlar. Bu yüzden çok yüksek büyütmeli ama küçük objektifli dürbünler gökyüzünde genellikle kötü performans verir.
Bir diğer önemli konu görüş alanıdır. Astronomide geniş görüş alanı büyük avantaj sağlar çünkü takımyıldızları, yıldız kümelerini ve Samanyolu bölgelerini daha rahat tararsın. Bu nedenle başlangıçta aşırı büyütmeli dar görüşlü modellerden kaçınmak gerekir. Geniş görüş alanı aynı zamanda gökyüzünde hedef bulmayı ciddi şekilde kolaylaştırır.
Prizma tipi de önemlidir. İki temel sistem vardır: Porro prizma ve roof prizma. Astronomi için fiyat-performans açısından genellikle Porro prizmalı dürbünler daha avantajlıdır çünkü aynı fiyata daha parlak ve daha kaliteli görüntü verebilirler. Roof prizmalar daha kompakt ve şık olur ama kaliteli bir roof sistem pahalıdır. Başlangıç seviyesinde astronomi için Porro prizma çoğu zaman daha mantıklıdır.
Kaplama kalitesi de kritik bir detaydır. Dürbünün üzerinde “Fully Multi-Coated” yazması önemlidir. Bu, mercek yüzeylerinin çok katmanlı kaplamaya sahip olduğunu gösterir ve ışık geçirgenliğini ciddi şekilde artırır. Ucuz ve kaplamasız modellerde görüntü soluk, kontrastsız ve bulanık olabilir. BK-7 yerine BaK-4 prizma kullanılması da tercih edilir çünkü BaK-4 prizmalı dürbünler kenarlarda daha temiz ve daha parlak görüntü verir.
Netleme sistemi konusunda merkezi netleme mekanizması olan modeller yeni başlayanlar için daha pratiktir. Ayrıca gözlük kullanıyorsan “eye relief” değeri önemlidir. Yaklaşık 15 mm ve üzeri eye relief daha rahat kullanım sağlar.
Ağırlık konusu çoğu kişinin başta önemsemediği ama sonradan fark ettiği bir detaydır. Astronomide gökyüzüne doğru uzun süre bakıldığı için ağır dürbünler kısa sürede yorucu hale gelir. 10x50 modeller genelde elde kullanım için hâlâ makul ağırlıktadır. 15x70 ve üzeri modeller ise çoğu zaman tripod adaptörü gerektirir.
Yeni başlayan biri için en güvenli ve mantıklı seçim genel olarak kaliteli bir 10x50 Porro prizmalı, BaK-4 prizmaya sahip, Fully Multi-Coated bir dürbündür. Böyle bir dürbünle Ay’ın kraterlerini, Jüpiter’in dört büyük uydusunu, Andromeda Galaksisi’ni, Pleiades yıldız kümesini, Orion Bulutsusu’nu ve Samanyolu’nun yoğun yıldız alanlarını rahatlıkla gözlemleyebilirsin. Üstelik teleskoplara göre öğrenmesi çok daha kolaydır ve gökyüzünü tanımak için mükemmel başlangıç aracıdır.