Merhaba
Bence onu doğrudan bir ufo’ya benzetmek pek doğru olmaz. Zira ufo dediğimiz şey, bizim üç boyutlu uzayımızda gördüğümüz bir cismin şekliyle ilgilidir. Dört uzamsal boyutu olan bir varlık ise bizim gözümüze ancak üç boyutlu bir kesiti ya da izdüşümü olarak görünebilir. Tıpkı üç boyutlu bir kürenin iki boyutlu bir düzlemden geçen kesitinin, düzlemde yaşayan bir canlıya önce nokta, sonra büyüyen bir çember, ardından tekrar küçülen bir çember olarak görünmesi gibi. Dolayısıyla böyle bir misafir bize oldukça garip görünebilirdi hatta bir anda ortaya çıkıp kayboluyor, kapalı bir odanın içinden geçiyor veya bir cismin içini hiçbir şeyi açmadan görebiliyor gibi bile görünebilirdi. Lakin bunların hiçbiri doğrudan uzaylı ya da ufo anlamına gelmez, yalnızca boyut farkının oluşturduğu geometrik sonuçlar olurdu. Kuantum dolanıklığı veya çift yarık deneyine gelince, burada işler biraz farklı. Dördüncü bir uzaysal boyutun varlığı bu problemlere otomatik olarak çözüm getirmez. Bunların açıklaması için mevcut kuantum mekaniğinin zaten oldukça başarılı modelleri var. Keza bugün gözlenmiş bir 4. uzaysal boyut da bulunmuyor. Lakin düşünce deneyi olarak oldukça güzel bir soru. Ve belki de bize “doğa böyle çalışıyor” dediğimiz bazı şeyler, daha yüksek boyutlu bir yapının bizim üç boyutlu dünyamızdaki izdüşümünden ibaret olabilir. Saygılarımla.