Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Evrimi genellikle yavaş ve binlerce yılda olan bir süreç olarak düşünürüz. Ancak evrim, her zaman böyle değildir. Yapılan bir araştırma, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artışa geçen, sezaryenle doğan bebeklerin insan toplumlarının evrimine yön verebileceğini ortaya koyuyor.

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde, 2. Dünya Savaşı'ndan beri sezaryenle doğum yapmak ucuzladı ve daha güvenli hale geldi, bu nedenle bunu tercih eden annelerin sayısı da artışa geçti. Eskiden sadece acil durumlarda uygulanması gereken bir prosedür olarak bilinen sezaryenle doğum, artık bir "tercih" haline geldi. The Independent gazetesinden Peter Walker'ın belirttiğine göre İngiltere'deki kadınların %25'i, ABD'deki kadınların %33'ü sezaryeni tercih ediyor (Türkiye'de bu oran 50 dolaylarındadır). Viyana Üniversitesi'nden araştırmacıların araştırmasına göre, bu prosedürün yaygınlaşması, insan evrimine yön veriyor olabilir.

Proceedings of National Academy of Sciences dergisinde yayınlanan araştırmalarında bilim insanları, giderek artan sayıda kadınının sezaryenle doğumu seçme nedeninin pelvislerinin çok dar olmasından kaynaklandığını belirtiyorlar. Çalışmaya göre, kadınların pelvislerinden daha iri olan bebeklerin sezaryen sayesinde sağlıklı bir şekilde hayata gelme oranı, sezaryen uygulamasının başlangıcından beri %20 oranında arttı.

Bu "tıkanık doğumlar", aslında sezaryenin icadının arkasında yatan ana gerekçelerden birisiydi. Ancak bu durum, aynı zamanda daha iri bebeklere neden olan genlerin de gelecek nesillere aktarılabilmesi anlamına geliyor. Araştırmanın baş yazarı olan Philipp Mitteroecker, geçmişte böylesine "tıkanık doğumların" ölüm sebebi olduğunu, dolayısıyla buna neden olan genlerin gelecek nesillere aktarılamadığını belirtiyor. Şöyle anlatıyor:

"Modern tıbbi müdahaleler olmasaydı, böylesi bir doğum ölümcül olacaktı. Evrimin gözünde bu, seçilimdir. Çok dar pelvislere sahip kadınlar, bundan 100 sene önce olsa hayatta kalamazlardı. Ama şu anda kalıyorlar ve daha dar pelvisli olmalarına neden olan genleri kızlarına aktarabiliyorlar."

Ancak bu araştırmanın daha ön-araştırma düzeyinde olduğunu vurgulamakta fayda var. The New Scientist dergisinden Clare Wilson şöyle yazıyor:

"Araştırmanın yazarları, bu evrimin gerçekten yaşandığını ortaya koyan kanıtlara sahip değiller. Araştırmaları teorik bir çalışma. Yani elimizde bulunan tıkanık doğum verilerini, matematiksel modellerine eklemeleri sonucu bu sonuçlara ulaştılar."

Araştırmacıların bu şekilde genlerin aktarımında öngördüğü artış epey ufak: Oran %3'ten, %3.6'ya çıktı. Ama bu sonucu etkileyebilecek çok sayıda faktör bulunuyor. Birçok kadın, daha ileri yaşlarda çocuk sahibi olmayı tercih ediyor. Bu durum, vücutları daha az esnekken çocuk doğurmak demek. Tabii ki kilo ve diğer sağlık durumları da, sezaryenle doğumun doktorlar tarafından önerilmesinin ardında yatan sebepler. Royal College of Obstetricians'dan Daghni Rajasingam şöyle diyor:

"Bence asıl üzerinde durulması gereken sorun şu: Günümüzde diyabet gibi hastalıklar çok daha erken yaşlarda görülüyor. Dolayısıyla üreme çağına gelen kadınların daha fazlasında diyabet görülüyor. Bu durum, onların sezaryene ihtiyaç duyup duymayacaklarını da belirliyor."

Elbette sezaryeni, evrime yön verip vermemesine göre yargılayamayız. Hele ki sezaryen sayesinde kurtulan hayatların sayısını düşünecek olursak... Ancak sezaryenin bu etkiye sahip olup olmadığını öğrenmek, türümüzün evrimini anlamak konusunda öneme sahip.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Proceedings of the National Academy of Sciences
  2. The European Journal of Contraception & Reproductive Health Care
  3. Pakistan Journal of Medical Science
  4. Smithsonian Magazine
  5. The Conversation
  6. The New Scientist
  7. The Independent
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/12/2019 06:51:12 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5243

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yalnızca aptallar ve ölüler fikirlerini değiştirmezler. Aptallar değiştirmez, ölüler ise değiştiremez.”
John H. Patterson
Geri Bildirim Gönder