NASA, Evrenin Genişlemesini Ölçtü!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Astronomlar, NASA'nın Spitzer Kızılötesi Uzay Teleskobu'nu kullanarak, evrenin genişleme hızına dair en hassas ölçümleri yayınladı.

Hubble sabiti, Amerikan astronom, Edwin Hubble'ın 1920'lerde, Dünya'yı şaşkına çeviren evrenin 13,7 milyar yıldır genişleyişi olgusunu açıklamasıyla ortaya çıkmıştı. 1990'ların sonlarına doğru ise araştırmacılar, evrenin artık hızlanarak genişlediğini ortaya çıkarmışlardı. Genişleme hızının hassas olarak ölçülmesi ise evrenin yaşını ve boyutlarını belirlemede büyük önem taşıyordu.

Görünür ışık evrenini gözleyen NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu'nun aksine, Spitzer Uzay Teleskobu, evrene dair bu hassas ölçümleri yapabilmek için, uzun dalga boylu kızılötesi ışınları kullandı. Spitzer Uzay Teleskobu'nda bu ölçüm için, Hubble Uzay Teleskobu'nda da kullanılan ve kozmolojik ölçümlerde yeni ufuklar açan bir teknikten yararlanıldı; bu teknik sayesinde ölçüm sonucundaki belirsizlik, %3'e çökertilmiş oldu.

NASA'nın Pasadena'daki Jet Laboratuvarı'nda görev yapan bilim insanı, Michael Werner, Spitzer'in, tasarlandığından daha büyük işleri başardığını ve başarmaya devam edeceğini söyledi. ''Önceleri ötegezegenleri tespit etmedeki başarısıyla bizi şaşırtan Spitzer, şimdi, kozmolojik bir araç gibi çalışabiliyor.'' diye sözlerini sürdüren Werner, gelecek adına da umutlu konuştu.

Buna ek olarak, bu bulgu dahilinde büyük öneme sahip olan olgulardan biri de karanlık enerji. Bu hassas ölçüm ise NASA'nın Wilkinson Mikrodalga Anizotropi Sondası'ndan yayımlanan verilerin, Spitzer'den elde edilen verilerle birleştirilmesiyle ortaya çıktı. Karanlık enerji, evrenin kumaşını germede, evreni büzmeye yönelik etkiye sahip olan kütleçekimine karşı bir zafer kazanmış görünüyor; hatta bunu keşfeden bilim insanları, 2011 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüşlerdi.

Washington'daki Spitzer programını yürüten bir diğer bilim insanı, Glenn Wahlgren ise, yıldızlararası tozlara rağmen uzak yıldızları tespit edebilmede, kızılötesi görüşün önemini vurguladı. Wahlgren, Hubble'ın etkin ölçümlerini geliştirecek olanın ise Spitzer olduğunu sözlerine ekledi. Bizden çok uzaktaki pulsarların veya atarcaların uzaklaşma hızlarının, bizlere olan uzaklıklarıyla ilişkili olduğunu belirten Wahlgren, genişleme ölçümünü de buna bağlı olarak yapabildiklerini söyledi.

Bunu şöyle açıklayabiliriz: Bir arkadaşımızın, elinde bir mumla bizden uzaklaştığını düşünelim. Arkadaşımızın elindeki mum, arkadaşımız bizden uzaklaştıkça parlaklığını kaybedecektir; bizler de mumun parlaklığına göre, bir uzaklık tahmininde bulunabiliriz. Hatta yeterli fonksiyonları ortaya koyduğumuzda, bunu kesin olarak saptayabiliriz.

Spitzer, Samanyolu Galaksisi'nden 10 adet kızılötesi görüş ile görülebilir olan yıldız, 80 adet de komşu galaksilerden yıldızı gözlemledi. Spitzer, bilim insanlarına tüm bu gözlemlerden sonra, bu yıldızların bizlerden uzaklaşma hızlarına dair daha hassas ölçümler yapabilme olanağı sağladı.


Kaynak: Bu yazı NASA adresinden birebir çevrilmiştir.

Goldilocks Bölgesi: Yaşanabilir Sınır

''Tesadüf'' Geliyor, Kaçın!

Yazar

Emre Oral

Emre Oral

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim