Memelere Uygulanan Mekanik Sıkışma Kuvveti (Basınç), Kanserli Hücre Gelişimine Engel Oluyor!
Amerikan Hücre Biyolojisi Cemiyeti: "Kanser Hücrelerini Geri Çevirmek İçin, Memeleri Sıkın!"
/old/content_media/c4fef0c6463709b58aeea86375d3488f.jpg)
- Çeviri
- Meme Onkolojisi
Tıbbi İçerik Uyarısı
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Meme dokusuna uygulanan mekanik basınç, kötü huylu hücrelerin sağlıklı hücrelere dönüşmesini sağlayarak meme kanseri riskini azaltabilir.
- Kanser gelişimi sadece genetik mutasyonlarla değil, hücrelerin çevresel ve mekanik sinyallerle olan etkileşimleriyle de şekillenir.
- Laboratuvar deneylerinde, mekanik baskı altında kalan kanser hücreleri normale dönmüş ve baskı kaldırıldığında bile olumsuz gelişimleri durmuştur.
Evet, yanlış duymadınız! Amerikan Hücre Biyolojisi Cemiyeti'nin, San Francisco'da düzenlediği yıllık bilimsel toplantıda sunulan bir makale, kadınlarda memeye uygulanan basıncın meme kanserine yakalanma riskini düşürdüğünü ortaya koydu. "Kanser hücrelerini geri çevirmek için, memeleri sıkın!" başlığı ile okunan makalede, kanser konusunda, genetik yapının çevre ile olan ilişkisine detaylıca değiniliyor. Araştırmanın başında bulunan Dr. Daniel Fletcher şöyle diyor:
Gelişim ve büyümenin başındaki doku gelişiminin, çevreden gelen mekanik etkilere karşı duyarlı olduğunu keşfettik. Gelişim sırasındaki erken bir sinyal, bir mekanik baskı, bu kötü huylu hücrelerin yönlerinin geri çevrilmesinde fayda sağlıyor.
Bir insan dişisinin ömründe, cinsel döngüsüne bağlı olarak meme dokusu büyür, küçülür ve değişir. Örneğin "acini" denen ve süt üretiminde görev alan, böğürtlen şeklindeki yapıyı oluşturmak için hücreler, organize bir şekilde dönerler. Daha önemlisi bu hücreler, gerektiği zaman üremeyi ve bölünmeyi durdururlar.
Berkeley Laboratuvarı'ndan uzman araştırmacı Mina Bissell, kanser araştırmalarında çoğunlukla yoğunlaşılan genetik mutasyonlar yerine, esasında kanserin ortamdaki mikro-çevreden oldukça etkilendiğini savunuyor. Yani her kötü huylu hücre grubu, kanserli hücre (tümör) olmak zorunda değil! Örneğin ortama sunulacak olan biyokimyasal durdurucular (inhibitörler), bu gelişime engel olabilir.
Fletcher'ın Laboratuvarı'ndaki araştırmalar da, Bissell'inkine paralellik gösteriyor. Ancak kanser oluşumuna engel olan kimyasal unsurlar yerine, doğrudan mekanik sinyalleri konu alıyor. Araştırma grubundan Gautham Venugopalan, şunları kaydediyor:
İnsanlar, fiziksel kuvvetlerin hayatımıza etki ettiğini her zaman biliyorlardı. Örneğin ağırlık kaldırırsanız kaslarınız büyür. Benzer şekilde, yerçekim kuvveti kemiklerinizi güçlendirir. İşte biz de burada, fiziksel kuvvetlerin kanserin gelişiminde -ve tersine çevrilmesinde- rol oynadığını gösteriyoruz.
Araştırmacılar, kötü huylu deri hücrelerini laboratuvar ortamında üretip, esnek, silikon odacıklara enjekte ettiler. Bu odacıklar araştırmacıların kanser oluşumunun ilk evrelerinde, sıkma şeklinde fiziksel kuvvet uygulayabilmelerini sağladı.
Zaman geçtikçe, üzerine baskı uygulanan kötü huylu hücreler, giderek daha organize hale geldiler ve oldukça sağlıklı görünen acini grupları oluşturdular. Bunlar, sağlıklı hücrelerle birebir aynıydılar. Araştırmacılar, uzun dönem mikroskop incelemeleri yaparak bu hücrelerin baskı altında geçirdikleri karakteristik büyümeleri ve gelişimi analiz ettiler.
Sonuç büyüleyici: Üzerine mekanik sıkışma kuvveti uygulanan hücreler, sonradan bu kuvvetler kaldırılsa bile, olumsuz yönde gelişimlerini durdurmuşlardı!
Araştırmacılar, deneye E-cadherin isimli, hücrelerin birbirlerine yapışmasına neden olan proteini de ortama katarak deneylerini test ettiler. Bu yapıldığında, kötü huylu hücreler tekrar eski, organize olmayan, bozuk hallerine geri döndüler. Çünkü eklenen protein sebebiyle mekanik baskının etkileri azaltılmış oldu ve hücreler arası iletişimin, kanser hücrelerinin oluşumuna engel olan bir faktör olduğu bir kere daha gösterilmiş oldu. Venugopalan, bu araştırmayı şöyle özetliyor:
Kötü huylu hücreler, nasıl sağlıklı olmaları gerektiğini tamamen unutmamışlardı, sadece doğru çevresel sinyaller gerekiyordu.
Ekibin başındaki Fletcher ise ekliyor:
Memeleri sıkmak ve baskı uygulamak, tek başına bir tedavi olacak diyemeyiz. Ancak bu veriler, bize kansere yönelik doğru tedavileri geliştirmemizde yol gösterici olacaktır.
Kısaca... Kanser gelişimini önlemeye katkı sağlamak için, memeleri sıkmaktan çekinmeyin!
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Tebrikler!15

- İnanılmaz13

- Güldürdü8

- Bilim Budur!3

- Muhteşem!2

- Mmm... Çok sapyoseksüel!1

- Umut Verici!1

- Merak Uyandırıcı!1

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Çeviri Kaynağı: UC Berkeley | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 31.10.2026 03:43:56 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/876
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.