Maymunlar Cehennemi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kuşkusuz bilim kurgunun en meşhur, en akıllıca hazırlanmış ve en geniş kitleler tarafından takip edilen serilerinden birisi "Maymunlar Cehennemi", daha doğru çevirisiyle "Kuyruksuz Maymunlar Gezegeni" (Planet of the Apes) serisidir. Evrim Ağacı olarak bizim de her seferinde aynı hayranlıkla izlediğimiz, senaristlerin hem eski seride, hem de yeni seride günümüz insanını akıllıca ve iğneleyici bir şekilde eleştirilerini eğlenerek takip ettiğimiz, üzerinde düşündüğümüz bir yapımdır. 1968-1973 yılları arasında ilk seri çekilmiştir ve 5 filmden oluşmaktadır. Yeni bir seri girişimi 2001 yılında Tim Burton tarafından başlatılmış; ancak bekleneni veremeyince seriye devam edilmemiştir. 2011 yılında, seri tekrardan başlatılmış ve yeni serinin ilk filmi çekilmiştir. Büyük beğeniyle karşılanan bu filmin ikincisi, 11 Temmuz 2014 günü yayına girmiş ve tekrardan geniş kitlelerce seyredilmiştir. Serinin 3. filmi ise 14 Temmuz 2017'de yayına girecektir.

Serinin içeriği ve konusundan bahsetmeyeceğiz; merak edenlerin mutlaka izlemesini (öncelikle eski seriyi, sonra yeni seriyi) tavsiye ederiz. Ancak eski serinin 3. filminden, yani "Maymunlar Cehennemi'nden Kaçış" (Escape from the Planet of the Apes) filminden bir diyalogu vermek istiyoruz; günümüze de ışık tutuyor olması açısından... Diyalog, 3955 yılında Dünya'nın yok oluşundan kurtulmayı başaran 3 şempanzeden biri olan Cornelius ile, 1970 yılında ABD Başkanı'nın bilim danışmanı olan Dr. Otto Hasslein arasında geçmektedir. Diyalogda, gelecek yıllarda nasıl olup da insanların medeniyetinin çöküp, diğer kuyruksuz maymunların evrimleşerek yükseldikleri ve insanların yerine geçtikleri, onları denek aracı haline getirdikleri ve medeniyetler inşa ettikleri anlatılmaktadır. Filmin özünü anlamak açısından da tanıtıcı olacağı kanaatindeyiz. Konuşma şu şekilde:

Zira (diğer şempanze): Uzaydayken; parlak, beyaz ve kör edici bir ışık gördük. Ve Dünya'nın eridiğini gördük. Ve sonra uzayda bir fırtına çıktı. 

(...)

CIA Ajanı: Ayıkken komisyona söylemediğiniz bir şeyi neden sarhoşken Dr. Hasslein'a söylediniz? Kendinizin ve doğmamış çocuğunuzun güvenliğinden korktuğunuz için mi?

Zira: Hiçbir şey saklamadım. Hiç kimse bir şey sormadı.

CIA Ajanı: Ya biri sorsaydı?

Zira: Onlara şöyle söylerdim: "Şempanzelerin, Dünya'nın yok oluşuna hiçbir katkıları yoktur; sadece goriller ve orangutanlar..."

Diğer CIA Ajanı: Farkı ne? Hepiniz maymunsunuz işte...

Cornelius: Lütfen! Maymun kelimesini kullanmayın! Bu çok aşağılayıcı! Bir arkeolog olarak halktan gizli tutulan tarihi belgelere erişimim vardı. Ve Dünya'yı yok eden silahın insanların kendi icadı olduğundan şüpheleniyorum. Şunu biliyorum: insanlığın çöküşünün sebeplerinden biri, size özgü olan bu tuhaf diğer insanları öldürme alışkanlığınızdır. İnsan insanı yok eder. Kuyruksuz maymunlar, diğer kuyruksuz maymunları yok etmez!

Dr. Hasslein: Cornelius. Bu ırklar arası bir kavga değil. Burada gerçekleri arıyoruz. İnsanlığın gerileme ve çökme olasılığını reddetmiyoruz. Bulmak istediğimiz tek şey, kuyruksuz maymunların nasıl yükseldiğidir.

Cornelius: Pekala... Tarih öncesi metinlerimizde yazdığına göre her şey köpeklerin başına gelen hastalık ile başladı.

Zira: Ve kedilerin...

Cornelius: Yüzlercesi ve binlercesi öldü. Enfeksiyonun yayılmasını önlemek için yüzlercesinin ve binlercesinin de öldürülmesi gerekti.

Zira: Köpekler bir araya getirilip yakılıyordu!

Cornelius: Evet. Hastalık kontrol altına alındığında, insanlar evcil hayvansız kaldılar. Tabii ki bu, insanlar için kabul edilemezdi. Demek istediğim; bir insan kardeşlerini öldürebilir ama köpeklerini öldüremez. Dolayısıyla insanlar ilkel kuyruksuz maymunları evcilleştirdiler.

Zira: İlkel ve aptal! Fakat yine de köpeklerden ve kedilerden 20 kat daha zeki...

Cornelius: Doğru. Kafeslerde tutuluyorlardı; fakat insanların evlerinde özgürce yaşayıp hareket edebiliyorlardı. İnsan konuşmasına duyarlı olmaya başladılar ve 2 asır gibi bir sürede, küçük numaralar yapabilmekten, insanlara hizmet vermeye doğru gelişim gösterdiler.

CIA Ajanı: İyi eğitilmiş bir çoban köpeğinin yapabileceğinden daha az veya fazla değil!

Cornelius: Bir çoban köpeği yemek pişirebilir mi? Ya da evi temizleyebilir mi? Veya elindeki bir listeyle sahipleri için market alışverişi yapabilir mi? Ya da garsonluk yapabilir mi?

Zira: Ya da aradan 3 asır daha geçtiğinde sahiplerinin yerini alabilir mi?

Dr. Hasslein: Nasıl?

Cornelius: Kölelik kavramına karşı duyarlı hale gelmeye başladılar. Ve sayıları köleliğin tek panzehiri olan şeye yetecek kadar arttı. Bu panzehir, tabii ki birlik olmaktır. İlk önceleri küçük gruplar oluşturarak başladılar. Suç ve militan saldırı sanatını öğrendiler. Direnmeyi öğrendiler. Önceleri direnişlerini sadece homurdanarak aktarıyorlardı. Fakat sonra, benim türümün saygıyla andığı, kutsal kitaplarda ayrıntılarıyla anlatılan o tarihi günde Aldo geldi. O, homurdanmadı. Konuştu. Ona bir zamanlar insanlar tarafından sayısız defa söylenen bir kelimeyi söyledi. O şöyle söyledi: Hayır! 

 

Şimdiden iyi seyirler.

Telefon Şarj Etmeyle İlgili 6 Mit, 1 Gerçek!

Erkek Gözlemci Etkisi: Erkek Araştırmacıların Kokusu Kemirgenlerde Ağrı Yitimine Sebep Oluyor!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim