Matematik ve Dil Becerisini Etkileyen Genler Aynı

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Türkçe’de mükemmelsiniz fakat matematiğiniz kötü mü? Sorun doğal yeteneklerinizde değil, çevrenizde!‏

Çoğumuz lisede belli derslerde sivrilirken, diğerlerini güç bela geçmişizdir. Türkçe ve edebiyat derslerinin, kendilerine nasıl karşılık verdiğimize bağlı olarak, fen ve matematik dersleri ile epey anlaşmazlık içinde bulunduğunu hissedebilirsiniz ve sözel derslere doğuştan kabiliyetiniz varken, asla bir sayısalcı kabiliyetine sahip olamayacağınızı sanmanız kolaydır. Fakat akademik yeteneğin genetiğini inceleyen yeni bir araştırmanın öne sürdüğüne göre, aynı genler matematikten sanata kadar bir dizi dersten sorumlu. The Guardian'dan Hannah Devlin'e konuşan King's College London'dan baş araştırmacı ve genetikçi Robert Plomin şöyle aktarıyor:

"İngilizce (veya Türkçe), matematik, fen, edebiyat, yabancı diller ve sanattaki (müzik, resim) akademik başarıların tümünün, aynı genler tarafından etkilendiğini bulduk. İnsanlar bir konuda iyi ve diğer bir konuda kötü olduklarını düşünebilirler, fakat gerçekte çoğu insan, her alanda çarpıcı şekilde tutarlıdır."

Plomin ve takımı, İngiltere'deki 12.500 ikizin genetik verisini inceledi ve bunu, onların son GCSE (bizdeki LYS sınavına benzer bir sınav) puanlarıyla karşılaştırdı. İkizlerin yarısı tek yumurta ikiziydi, yani DNA'larının yüzde 100'ünü paylaşıyorlardı, diğer yarısı ise çift yumurta ikiziydi ve genlerinin sadece yüzde 50'sini paylaşıyorlardı. Bu durum, araştırmacıların, bir insanın genlerinin onun hayatındaki belli yönleri ne dereceye kadar etkilediğini hesaplamalarına olanak sağlıyordu. Bu durumda insanların akademik verimlerini hesaplayacaklardı.

Dil, sanat, edebiyat, fen ve matematik dâhil tüm derslerdeki verimler değerlendirildi ve ekibin bulduğuna göre bunların hepsi de yüksek oranda kalıtsaldı ve çocuklar arasında bulunan farklılıklar, farkların yüzde 14 ile 21'inden sorumlu olan ev ile okul gibi çevrelerden daha çok genleriyle (yüzde 54'ten 65'e kadar) açıklanabilirdi.

Bilim insanları, çift yumurta ikizlerinin tüm derslerdeki akademik başarısında, tek yumurta ikizlerinden daha büyük farklar görmeyi bekliyorlardı ve veriler bunu onayladı. Ayrıca doğuştan gelen zekânın, bazı insanların sivrilmesi için yeterli olmadığını buldular. Hannah Devlin, The Guardian'da şöyle açıklıyor:

"Bilim insanları zekâ puanlarını hesaba kattıklarında, zekânın, genetik öğenin yarısından biraz daha az miktarda sorumlu olduklarını buldular, yani bu diğer kalıtsal özelliklerin (ilgi, azim ve belki hafıza) önemli bir role sahip olduğunu gösteriyor."

Bilim insanları hangi genlerin buna yol açtığını henüz çözemedi, fakat öğrencilere en iyi eğitimi vermek konusunda daha fazla kıymetli olan şey, hangi çevresel etmenlerin akademik başarıda en önemli etkilere sahip olduğunu ve hangi özelliklerin bilhassa gayretlendirilmesi gerektiğini anlamak olacak. Sonuçlar Scientific Reports bülteninde yayınlandı. King's College Psikiyatri, Psikoloji ve Sinirbilim Enstitüsü'nden Kaili Rimfeld, bir basın bülteninde şöyle söylüyor:

"İlk defa, akademik başarıdaki bu genel genetik etkilerin, genel zekânın etkileri çıkarıldığı zaman bile aynı kaldığını bulduk. Ayrıca çocukların tüm bu dallardaki eğitimsel başarısında bulunan farkların yarısından fazlasının, okul, aile ve diğer çevresel etkiler yerine DNA'larındaki kalıtımsal farklılıklar ile açıklandığını keşfettik."

Diğerlerinin başarısız olduğu yerde bir öğrenciyi neyin üstün kıldığına dair daha çok şeyi anladıkça, ümit ediyoruz ki bu bilgiyi eğitim sistemlerimize uygulayabiliriz. ScienceAlert yazarı Fiona MacDonald'ın 2015 yılının başlarında bize bildirdiği gibi, çocukların nasıl öğrendiğine dair yapılan araştırmalar, Finlandiya'daki okulların modern eğitimde en kökten gözden geçirmelerden birine girişmesine neden oldu; bütün alanlarda ayrı ayrı konular öğretmeyi bıraktılar:

"Öğrenciler artık bir saat tarih dersinden sonra bir saat coğrafya dersi yerine, diyelim ki Avrupa Birliği hakkında dilleri, ekonomileri, tarihi ve coğrafyayı kapsayan iki saatlik ders görecekler. Veya meslekî eğitim alan öğrenciler 'kafeterya hizmetleri' üzerinde çalışabilir ve buna matematik, dil ve iletişim becerilerini öğrenmek de dâhil olacaktır."

Bunun nasıl sonuçlanacağını görmek için sabırsızlanıyoruz. Bir ergen olmak, herkese uyumlu olmayan bir eğitim sisteminin zorluklarına katlanmak zorunda kalmadan da yeterince zor. Bunun gibi araştırma destekli yenilikleri daha fazla görmeyi çok isteriz.


Yazan: Bec Crew

Kaynak: Bu yazı ScienceAlert sitesinden çevrilmiştir.

Düzenleyen: Osman Öztürk

'Ben Matematikten Anlamıyorum' Demeyi Bırakın!

Veganlar, Gerekli Besin Alımından Yoksun Olabilir!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim