Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Darwin, "türlerin kökeni" sorununu araştırmaya başladığında, dönemin karşılaştırmalı anatomistleri oldukça ilgi toplayan körelmiş organları tespit etmiş ve tanımlamışlardı. Körelmiş organ, işlevini tamamen ya da kısmen yitirmiş; ancak türün yakın akrabalarında veya özdeşlerinde işlevini koruyan versiyonlarının bulunabildiği yapılardır. Bir körelmiş organ, illa tamamen işlevsiz olmak zorunda değildir. Kısmen körelme olabilir veya körelme sürecinde, orjinal görevden başka görevleri üstlenecek biçimde evrim geçirilebilir. Darwin, bu yapıların Evrim Teorisi ile tam olarak uyuştuğunu fark etmişti.

Günümüzde yüzlerce türde, binlerce körelmiş organ tespit edilmiştir ve her geçen gün bunların sayısı artmaktadır. Görselde (Özgün Boyut'ta bakmanızı tavsiye ederiz), 3 adet körelmiş organ örneği görmektesiniz. 

İlki, Meksikalı tetra balığı olarak da bilinen Astyanax mexicanus türüdür. Bu türün, göz çukurları halen bulunmaktadır ama bu çukurlar içerisinde gözler hiç oluşmaz. Zaten karanlık mağaralardaki sularda yaşayan bu türün, gözlere ihtiyacının olmamasından ötürü, zaman içerisinde giderek körelmiştir.

İkincisi, Kuzey Adası kahverengi kiwisi olarak bilinen Apteryx mantelli türüdür. Bu tür de artık uçamayan bir kuş türüdür; ancak tüylerinin arasında körelmiş, ufacık kanat kalıntılarını görmek mümkündür. Görselde bunu da görebilirsiniz.

Sonuncusu ise silgi boası olarak bilinen Charina bottae türüdür. Tüm yılanlar gibi, ataları bacakları olan türler olan bu boa yılanının da arka bacaklarının olması gereken yerde ufacık bacak çıkıntıları bulunmaktadır. 

Wilkens ve arkadaşları, 1971 senesinde körelmiş organların evrimsel açıdan önemli olduğunu basit bir gözlemle göstermişlerdir. Meksika tetrasının mağaralarda yaşamayan, su yüzeyinde yaşayan çok yakın akrabası olduğu düşünülen bir grup balık bulunmaktaydı. Wilkens ve ekibi, bu balıkları laboratuvar ortamında bir araya getirdiler ve iki grubun birbiriyle çiftleşebildiğini gördüler. Yani büyük ihtimalle, türleşme henüz tamamlanmamıştı; ancak evrimsel süreç içerisinde, izolasyona bağlı olarak farklılaşmalar sürüyordu.Daha sonra, 2000 yılında Yamamoto ve Jeffery'nin yaptığı yeni araştırmalar ise, tartışmalara son noktayı koyan cinstendi. Bu yüzeyde yaşayan ve gözleri olan tetralardan aldıkları lens dokusunu, mağaralarda yaşayan ve gözleri oluşmayan bireylere aktardılar. Bu canlılar, ışıklı ortamda yaşatıldıklarında, normal şekilde gözler geliştirebiliyorlardı. Dolayısıyla, bu deneyler, mağaralarda yaşayan Meksika tetrasının, yüzeyde yaşayanlardan ayrılarak evrimleşmeye başladığı fikrini doğrulamaktadır. 

Konuyla ilgili şu makalelermizi okuyabilirsiniz:

Körelmiş Organlar Nedir? Neden Körelirler? Neden Hala Canlılarda Bulunurlar?

20 Yaş Dişleri Üzerinden Giderek Körelmiş Organların ve Evrim'in Anlaşılması Üzerine...

Kaynak: Evolutionary Analysis, Scott Freeman ve Jon Herron

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/09/2019 04:20:01 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/985

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gizleyecek hiçbir şeyiniz olmadığı için kişisel gizlilik haklarının ihlaline karşı çıkmamak, söyleyecek hiçbir şeyiniz olmadığı için ifade özgürlüğü haklarının ihlaline karşı çıkmamak gibidir.”
Edward Snowden
Geri Bildirim Gönder