Son sözü tatlılık mı söylüyor yani? Yani evrende her şey ‘evet’lerden mi ibaret? Hayatın özünde ‘hayır’ gerçeği yok mu? Hayata atfettiğimiz şu ‘ciddiyet’in kendisi, kaçınılmaz ‘hayır’ların ve kayıpların onun bir parçasını oluşturduğu, bir yerlerde hakiki ödünler verildiğini ve fincanın dibinde her zaman sert ve acı bir şeyin kaldığı anlamına gelmiyor mu?
Bilinçli bir zihin, daha iyi bir yaşamın anahtarıdır.
Birçok insan düşündüğünü zannetiği sırada aslında sadece önyargılarını yeniden düzenlemektedir.