Amerika'da Fromm'un klasik psikanaliz eleştirisi iyice keskinleşti. 1939 yılında şunları yazdı: Freud insanı içgüdülerinin esiri olmuş ama toplum tarafından ehlileştirilmiş bir hayvan gibi görmektedir. O, sevgi, hassasiyet, neşe ve hatta cinsel haz gibi kendiliğindenlik kategorilerini, gerilimi serbest bırakmaktan biraz daha fazlası olarak görerek bunları noksan bırakmaktadır. Fromm'a göre, analistin işi karakteri, Marksistlerin kapitalizmin doğasında var olan kendine yabancılaşma gibi kültürel güçlere bir tepki olarak anlamayı da içerir.