Bir öyle şaşılası dünya ki burası,
bollukla ölüyor,
kıtlıkla yaşıyor.
Varoşlarda hasta, aç kurtlar gibi
insanlar dolaşıyor.
Ambarlar kilitli,
ambarlar buğdayla dolu...
Tezgâhlar
ipekli kumaşla dokuyabilir
topraktan güneşe kadar giden yolu.
İnsanlar yalınayak,
insanlar çıplak...
Bir öyle şaşılası dünya ki burası,
balıklar kahve içerken
çocuklar süt bulamıyor.
İnsanları sözle besliyorlar,
domuzları patatesle...
Düşmesin bizimle yola: evinde ağlayanların gözyaşlarını omzunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar! Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
Yıllarca kadının erkeği koruduğu söylendi, sahi erkek kadını kimden koruyordu...
Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak.Unutma;aynı gökyüzü altında bir direniştir yaşamak..
Yitirdim kendimi kendi içimde.