Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bizler için "kanser-geçirmez" olmak henüz sadece bir hayal; ancak çıplak kör fareler için bu, sıradan bir gerçek. Kansere karşı doğal bir dirençleri olduğu uzun bir süredir bilinen çıplak kör farelerin bu özelliklerini nasıl kazandıklarına dair sır perdesi yeni yapılan araştırmalarla aralanmaya başladı.

Araştırmaya göre çıplak kör fareler, bu dirençlerinden ötürü hyaluronan isimli bir kimyasala teşekkür borçlular. Bu kimyasal yapısal olarak bir şekerdir (daha isabetli olarak, sülfatlanmamış bir glikosaminoglikandır); hücreler ile dokuların birbirlerine yapışık olarak kalmasını sağlar ve derinin elastik olabilmesini sağlar (bunu aklınızda tutunuz). İnsan gibi diğer hayvan türlerinde de bu kimyasal bulunur; ancak çıplak kör farelerde hyaluronan uzun zincirler halinde üretilir. Ne kadar uzunsa, o kadar direnç kazanılmaktadır. Kıyaslama yapmak gerekirse, bize göre tam 5 kat uzun üretirler! Bu zincirler hücreler etrafında kafesler oluştururlar ve bu sayede hücrelerin kontrolsüz bölünmesine, dolayısıyla da kansere engel olurlar. Yapılan araştırmalarda, hyaluronan üretemeyen çıplak kör farelerin de kanser olabildikleri tespit edilmiştir.

Bilim insanları, çıplak kör farelerin bu şekilde yüksek miktarda hyalurnan üretebilmelerinin nedeninin, evrimleştirdikleri esnek derilerinin bir yan ürünü olduğunu öneriyor. Kıllara sahip olmamalarından ötürü, tüneller kazarken derileri yüksek miktarda strese maruz kalmaktadır. Bu sebeple, esnek bir deriye sahip olmaksızın, kendilerini yaralamadan hayatta kalmaları mümkün olamazdı. Bu evrimsel seçilim baskısı sebebiyle daha fazla ve uzun hyaluronan kimyasalı üretenler seçildiler ve bu da onlara nesiller içerisinde kanser direnci kazandırdı.

Hyaluronan haricinde diğer mekanizmalar da bu sürece katkı sağlamış olabilir. Çıplak kör farelerin genetik yapısı üzerinde yapılan çalışmalar, kanserle ilişkili bazı genlerinin diğer omurgalılardan farklı olduğunu ortaya koydu. Londra Üniversitesi'nden Chris Faulkes konuyla ilgili şunları söylüyor:

"Bu tamamen farklı ve tuhaf organizmaya bakarak memeliler içerisinde uygulayabileceğimiz yeni mekanizmalar buluyoruz. Bu muhteşem şeylerin bazılarını anlamak, insan sağlığı konusunda geniş uygulamalar yaratabilir. Bir gün, hayvanlardaki harika özellikler insan genlerine aktarılabilmesi mümkün olacak. Ancak bunun karşılığında hepimiz çıplak kör fareler gibi gözükmek zorunda kalabiliriz."

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Evolution
  2. Nature
  3. LiveScience
  4. New Scientist
  5. National Geographic

 

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder