İnsan Evriminde Dine Yönelik Biyolojik Bir Temel Keşfedilmiş Olabilir!

Bu yazı, ScienceDaily isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Auburn Üniversitesi'nden bir araştırmacı ile Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) güçlerini birleştirerek bir bireyin dini inançlarının onun beyin bağlantılarını nasıl etkilediği konusunda bir araştırma yürüttüler. Araştırma sonucunda, dindar ve dindar olmayan bireyler arasında beyin etkileşimleri arasında farklar tespit edildi.

Auburn Üniversitesi'nin Ginn Mühendislik Koleji'ne bağlı olan Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde yardımcı doçent olan Gopikrishna Deshpande ile NIH araştırmacıları, Brain Connectivity dergisinde yeni bir makale yayımladılar.

Araştırma grubu, bir bireyin inançları, niyetleri ve isteklerini diğerlerininkiyle ilişkilendirme konusunda bir alt zemin hazırlayan Zihin Teorisi isimli adı verilen bir beyin sinir ağındaki beyin etkileşimleri arasında farklar tespit etti. Bu beyin ağında daha güçlü bağlantılar olan bireylerin daha dindar olduğu gösterildi. Deshpande, insan evrimi sırasında bu beyin ağındaki değişimin, dinlerin insan toplumlarında oluşmasına neden olduğu yönündeki hipotezi desteklediğini söylüyor. Auburn Manyetik Rezonans Görüntüleme Araştırmaları Merkezi'nde de araştırmacı olan Deshpande şunları ekliyor:

Din inancı Dünya'nın farklı bölgelerinde, Orta Amerika'daki Mayalar ile Avusturalya yerlileri gibi birbirlerinden bağımsız olarak evrimleşmiş toplumlarda bile ortak olarak gözlenen, eşsiz bir insan özelliğidir. Bu da, araştırmacıları insan toplumlarında dinin oluşabilmesi için mutlaka biyolojik bir temel olması gerektiği yönünde fikir yürütmelerine neden olmaktaydı.

Deshpande ve NIH araştırmacılarının bu çalışması, daha önceden Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanmış bir araştırmanın devamı niteliğindedir. O araştırmada da, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanılarak, kendilerini dindar veya dindar olmayan şeklinde tanımlayan insanların beyinleri, dini inançların 3 farklı psikolojik boyutu üzerinde kafa yorarlarken görüntülenmişti.

Araştırmacıların belirli beyin bölgelerinin ve sinir ağlarının, belli bir zihinsel veya fiziksel görev sırasında birbirleriyle nasıl etkileştiğini görmesini sağlayan fMRI, bu 3 farklı psikolojik boyut tarafından aktive edildiğini göstermişti. Fakat dindar olan insanlarla, olmayan insanlar arasında, bu dini düşünceler sırasında aktivasyon gücü arasında bir fark tespit edilememişti.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Otostopçu Parmağı Genetik Mi?

"Zıplayan Genler" (Transpozonlar) Şizofreni ile İlişkilendirildi!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim