Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Bilinç gerçekliği üretmekten ziyade, gerçeklikten gelen bilgiyi belirli referans noktaları etrafında yeniden düzenleyen bir işlemci olabilir mi? Hemen cevapla!
Keşfet
Akış
İçerikler
Gönderiler
Şiddet
Köpekgil
Hayvan Davranışları
Yok Oluş
Küresel
Göğüs
Kuyrukluyıldız
Cinsiyet Araştırmaları
Nükleik Asit
Soğuk
Pediatri
Primatoloji
Yeme
Çocuk
Eşcinsellik
Gün
Besin Değeri
Hücreler
Köpek
İstanbul
Yaşlanma
Ecza
Kalıtım
Türleşme
Siyaset
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Elif Elif
11 Mart 2024
Streslenip hala ders çalışmıyorsan kendine böyle yap kendine güven ben yapabilirim de benim geleceğim çok önemli eğer ben bunları yapmassam istediğim mesleğe ulaşamayıp aynı zamanda para da kazanamayıp aç kalıcam kendime bakamiycam de ve ders programını böyle hazırla! Türkçe 25, matematik 30,din 15,sosyal 35,fen 25, böyle daha'da iyi olacaksın
66 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
43 dakika önce
Siber saldırganların başarısını genellikle aşılması imkânsız kodları kıran üstün bilgisayar korsanlığı becerilerine bağlarız. Oysa modern siber güvenliğin en büyük paradoksu, kırılan şeyin sunucu mimarilerinden ziyade doğrudan insan psikolojisi olmasıdır. Beynimizin karmaşık dünyada hayatta kalabilmek için geliştirdiği evrimsel kestirme yollar, dijital çağda en zayıf savunma hattımıza dönüşebiliyor.

Bu zaafların başında yanılsamalı gerçeklik etkisi geliyor. Zihnimiz, daha önce defalarca gördüğü bir logoya veya tasarıma neredeyse koşulsuz bir güven besliyor. Google veya Amazon gibi dev platformların arayüzlerinin taklit edilmesi rastlantı değil; aşina olduğumuz bir görsel uyarıcıyla karşılaştığımızda beynimiz şüphe mekanizmasını askıya alıyor ve güvenlik sorgulaması yapmadan hareket ediyoruz.

Bir diğer kritik nokta, aldatmacayı sezme konusundaki temelsiz özgüvenimiz. 24 binden fazla katılımcıyı kapsayan kapsamlı bir meta-analiz, insanların yalanı tespit etme oranının sadece yüzde 54 olduğunu gösteriyor. Yani kandırıldığımızı anlama konusunda yazı tura atmaktan farksız durumdayız. Güvenilir bir kimliğe bürünen saldırganlar, tam da bu yanılgımızdan faydalanarak en korunaklı ağlara bile adım atabiliyor.

Tüm bunlara zihnimizin bilgi boşluklarını kapatma yönündeki karşı konulamaz merak güdüsü eklendiğinde tablo tamamlanıyor. Bildiklerimiz ile bilmek istediklerimiz arasındaki mesafe, mantığımızı devre dışı bırakan güçlü bir dürtü doğuruyor. Hesabınızda şüpheli hareket görüldü gibi iletiler tam da bu merak zaafını hedef alıyor.

En gelişmiş güvenlik yazılımları dahi zihnimizin otomatik bilişsel reflekslerini tek başına koruyamaz. Gerçek korumayı sağlamak için savunma hattını bilgisayar kodlarında değil, kendi bilişsel farkındalığımızda kurmak zorundayız.
0 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
300.0K UP
1 saat önce
Eski bir metin yanıp kömüre döndüğünde, içindeki bilgiyi de yitirdik sanırız. Oysa Herculaneum'daki kömürleşmiş papirüslerdeki sır, mürekkebe karıştırılan kurşun sayesinde 2000 yıldır bizi bekliyormuş. Karbon tabanlı kağıt ve karbon tabanlı mürekkep X-ışınında ayırt edilemezken, o minik kurşun atomları, modern teknoloji ve yapay zeka ile yazıları görünür kılıyor. Ne büyük şans! Antik filozofların sözleri geri geliyor. Tabii her papirüste kurşun yok, ama insan merak ediyor: Başka hangi "kayıp" bilgiler, doğru yöntemi bekliyor?
0 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Bursa Topluluğu
1 saat önce
Dijital Hakemler: İnsan ve Yapay Zekâ Adaletsizliğine Verdiğimiz Tepkiler

Evrim Ağacı Bursa Şehir Topluluğu olarak, yapay zekânın karar süreçlerinde giderek daha fazla rol üstlendiği günümüzde; adalet, önyargı ve insan–yapay zekâ ilişkisi üzerine düşünmek amacıyla “Dijital Hakemler: İnsan ve Yapay Zekâ Adaletsizliğine Verdiğimiz Tepkiler” başlıklı etkinliğimizi gerçekleştirdik.

Etkinliğimizde Prof. Dr. Leman Pınar Tosun ile yapay zekâ sistemlerinin karar süreçlerinde kullanılması, algoritmik kararların insanlar tarafından nasıl değerlendirildiği ve bu süreçlerin adalet ve adaletsizlik algıları üzerindeki etkileri üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik.

Yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değil, aynı zamanda bireylerin ve toplumların karar alma süreçlerini etkileyen bir unsur olarak ele alındığı etkinlikte; insanın adalet algısı ile yapay zekâ tarafından verilen kararlar arasındaki ilişki farklı yönleriyle değerlendirildi.

Etkinliğimizin gerçekleşmesine katkı sağlayan ve bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşan Prof. Dr. Leman Pınar Tosun’a teşekkür ederiz.

Aynı zamanda etkinliğimize katılarak soruları, görüşleri ve katkılarıyla tartışmayı zenginleştiren tüm katılımcılarımıza teşekkür ederiz.

Bilimsel düşünceyi farklı disiplinlerle buluşturmaya ve birlikte öğrenmeye devam ediyoruz.

0 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
52.1K UP
2 saat önce
AI'ın kodu yazma hızımızı artırdığı gerçek ama bu, "gerçek mühendislik" tanımını da bulanıklaştırıyor gibi. AI'dan alınan çıktıyı bir araya getirmek, problem çözmekten çok, 'yapmış gibi' görünme kolaylığı sunuyor bazen. Orada yatan asıl mekanizma, yaratılan değerin ve derinliğin değil, hızın ve üretkenlik algısının önceliklenmesi. Bu durum, zamanla gerçek mühendislik becerilerini eritir mi, yoksa onları bambaşka bir seviyeye mi taşır, merak içindeyim. Ama şimdilik biraz sinir bozucu.
0 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
3 saat önce
Çoğumuz insanın elini eteğini çektiği bir dünyada doğanın anında bayram edeceğini ve her yerin zengin bir tür cennetine dönüşeceğini hayal ederiz. Ancak ekoloji tarihi ve fosil kayıtları, insan ile biyosfer arasındaki ilişkinin bu kadar yüzeysel olmadığını bize çarpıcı bir şekilde hatırlatıyor.

York Üniversitesinin 2000 yıllık fosil polen katmanlarını inceleyen yeni bir çalışması, 1347 yılındaki meşhur Kara Ölüm salgını sonrasında çok acayip bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Salgın Avrupa nüfusunun neredeyse yarısını yok ederken, bitki biyoçeşitliliği de insanlarla beraber benzeri görülmemiş bir çöküşe geçti. Tarlaların terk edilmesini takip eden 150 yıl boyunca bitki türleri hızla azaldı.

Peki insanların ortalıkta olmaması bitkileri nasıl vurdu?

Hepimizin bildiği gibi günümüz endüstriyel tarımı aşırı kimyasal kullanımı ve monokültür arazileriyle doğayı adeta boğuyor. Fakat Orta Çağ'daki geleneksel tarım bundan çok farklıydı. Nadasa bırakılmış topraklar, küçük tahıl şeritleri, otlaklar ve koruluklar bir araya gelerek devasa bir habitat mozaiği oluşturuyordu. Bu karmaşık peyzaj, sayısız açık alan bitkisine nefes alacak mikro yaşam alanları açıyordu. Salgın yüzünden tarlalar insansız kalınca bu dinamik mozaik bir anda yok oldu, araziler kapandı ve tek tipleşti. Böylece bitkilerin çeşitliliği de hızla eridi.

Bu durum bize çok önemli bir ders veriyor: Doğayı koruma mücadelemizde insan ile tarımı doğrudan yaban hayatın düşmanı ilan etmek yerine, geleneksel karma modellerin sunduğu o zengin habitat yapısını anlamak zorundayız. Çünkü doğayı tamamen kendi haline bırakmak, her zaman beklediğimiz o zenginliği geri getirmeyebilir.

Sizce modern koruma biyolojisinde insanı doğadan bütünüyle yalıtmak mı daha mantıklı, yoksa geleneksel mozaik arazi modellerini günümüze uyarlamak mı?
13 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Dünyaya uzaydan baktığımızda kendimizi bir bütün olarak görüyoruz. Ayrışmaları değil, birliği görüyoruz. Bu, güçlü bir mesaj taşıyan son derece basit bir görüntüdür: Tek gezegen, tek insan ırkı."
Stephen Hawking
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)