Uzmanlar, İngiltere'nin Altında Gizlenen Devasa Bir Yanardağ Keşfetti!
Etna'dan Katbekat Güçlü Bir Yanardağ Nasıl Keşfedildi?
BBC Science Focus Magazine
- Çeviri
- Bilim Haberciliği
- Yer Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- İngiltere'nin doğu kıyılarında, yaklaşık 454,4 milyon yıl önce çok güçlü bir patlamayla püsküren ve geniş bir kaldera sistemine sahip kadim bir yanardağ keşfedilmiştir.
- Zirkon kristallerinin uranyumdan kurşuna radyoaktif bozunma hızının ölçülmesiyle yanardağın yaşı ve Kuzey Avrupa'daki Kinnekulle tefrası ile eş zamanlı olduğu kesin olarak belirlenmiştir.
- Araştırmalar, volkanik kül tabakalarının kimyasal bileşimlerinin birbirine çok benzer olduğunu göstererek, bu geniş alana yayılan kül tabakalarının aynı antik patlamadan kaynaklandığını kanıtlamıştır.
Bugün İngiltere'nin doğu kıyılarına baktığımızda oldukça sakin ve durağan bir doğa manzarasıyla karşılaşıyoruz ancak Dünya'nın derinlikleri bizlere çok daha fırtınalı bir jeolojik geçmiş anlatıyor. Bilim insanları, İngiltere'nin doğu kıyısında yerin derinliklerine gömülü vaziyette, günümüzdeki Etna Yanardağı'ndan birkaç kat daha güçlü, devasa ve kadim bir yanardağ keşfetti.
Norfolk ve Lincolnshire kontluklarının altında yatan bu kadim yanardağ, günümüzden yaklaşık 454,4 milyon yıl önce birkaç bin hidrojen bombasının patlama gücüne eşdeğer bir şiddetle püskürdü ve volkanik küllerini İskandinavya'ya kadar savurdu. Araştırmacılar, bu patlamanın günümüzde Norveç, İsveç, Baltık bölgesi, Belarus ve Polonya genelinde varlığını sürdüren devasa volkanik kül tabakasının, yani Kinnekulle tefrasının oluşumundan sorumlu olduğuna inanıyor.
İngiltere'nin Jeolojik Geçmişini Yeniden Şekillendiren Keşif
Yerkürenin derin geçmişine ışık tutan bu keşif, Britanya Adaları'nın jeolojik evrimine dair bildiklerimizi kökünden sarsıyor. British Geological Survey bünyesinde çalışan jeofizikçi ve araştırmanın başyazarı Dr. Tim Pharaoh, bu olağanüstü bulgunun önemini aktarırken “İngiltere'nin derin jeolojik geçmişine yönelik anlayışımızı yeniden şekillendiriyor.” dedi.
Daha önce varlığı bilinmeyen bu gizli yanardağa dair ilk somut ipuçları, Norfolk ve Lincolnshire bölgelerinde aralarında 65 kilometre mesafe bulunan iki ayrı sondaj kuyusundan çıkarılan kayaç örneklerinde tespit edildi. Ne var ki elde edilen verileri incelediğimizde bu kadim volkanik yapının 65 kilometreden çok daha geniş bir alana yayılmış olabileceğini anlıyoruz.
Basit Bir Volkanik Koni Değil, Geniş Bir Kaldera Sistemi
Araştırma ekibinin sunduğu bulgular, zihnimizdeki klasikleşmiş koni biçimli volkan tasvirlerini bir kenara bırakmamız gerektiğini gösteriyor. Çalışmanın ortak yazarlarından olan British Geological Survey araştırmacısı Dr. Dan Condon, “Bu muhtemelen basit, koni biçimli bir yanardağ değildi.” diyerek yapının karmaşıklığına dikkat çekti.
Condon, BBC Science Focus'a yaptığı açıklamada, eldeki kanıtların geniş bir magma kütlesinin üzerinde onlarca kilometre boyunca uzanan ve kaldera olarak bilinen çok sayıda kazan biçimli çöküntüyü barındıran devasa bir volkanik sistemi işaret ettiğini belirtti. Araştırmacılar, antik volkanik kayacın içerisine hapsolmuş zirkon kristalleri olarak adlandırılan mikroskobik parçacıkları analiz ederek yanardağın yaşını, günümüzde ulaşılabilecek en yüksek hassasiyet düzeyinde hesaplamayı başardı.
Zirkon Kristalleri ile Zamanda Yolculuk ve Kimyasal Parmak İzi
Peki, yüz milyonlarca yıl önce gerçekleşen bu patlamanın zamanlamasını nasıl bu kadar net tespit edebiliyoruz? Condon, “Zirkon kristalleri küçük doğal saatler gibi işlev görüyor.” diyerek bu yöntemin temel mantığını açıklıyor. Zirkon mineralleri magmadan kristalleşirken yapılarına uranyumu hapsediyor, bu uranyum ise zaman içerisinde radyoaktif bozunmaya uğrayarak kurşuna dönüşüyor. Condon ve ekibi, bu dönüşümün hızını ölçerek İngiltere'deki antik yanardağ kayaçları ile Kuzey Avrupa'daki Kinnekulle tefrasının tam olarak aynı dönemde oluştuğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar sadece yaş tayini yapmakla kalmadı, aynı zamanda kayaç örneklerinin kimyasal bileşimini de mercek altına alarak iki bölgedeki örneklerin kimyasal parmak izlerinin de birbiriyle eşleştiğini saptadı. Yüzlerce kilometre mesafeye savrulmuş bu kayaçların aynı patlamanın ürünü olduğunu kanıtlamanın zorluğuna değinen ve çalışmada yer almayan Bristol Üniversitesinden volkanolog Prof. Jenni Barclay durumu şöyle açıklıyor:
Bizzat tanık olmadığımız antik patlamaların boyutunu tahmin etmeye çalışmak, yalnızca birkaç parçası yerinde olan bir yapbozun resmini tahmin etmeye benzer.
Kayaçların hem yaşında hem de kimyasal bileşiminde belirlenen bu çarpıcı benzerlikler, Barclay'e göre araştırmacıların, “bu parçaların aynı patlamaya ait olduğundan daha emin” olmasını sağlıyor. Bizler de bu sayede, yüz milyonlarca yıl önce kıtalar arası kül yağmurlarına yol açan böylesi devasa bir patlamanın izlerini günümüzde çok daha berrak bir şekilde görebiliyoruz.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Bu makaleyi bağlı asistanınıza okutun.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/09/2026 16:27:51 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23812
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.