Rusça öğrenip farklı bakış açılarını gördükçe tarihe bakışım değişti. Evvelden daha Türkçü bir perspektifle yorum yapıyor, hatta yer yer bariz bir şekilde saçmalıyordum. Lakin, farklı görüşlerle karşılaşınca bunun ne kadar saçma bir düşünce olduğunu fark ettim. Eskiden yalnızca Gazi Osman Paşa’yı severken, artık Mihail Dmitriyeviç Skobelev gibi “öteki tarafın” komutanlarının duruşunu da takdir ediyorum. Her iki tarafın değerlerini görebilmenin bir çelişki değil, bilakis bir kazanım olduğunu anladım. Savaşta sadece “Mehmetler” değil, “Dmitriyler” de öldü. Her ikisi de sırf insan olduğu için saygıyı eşit hak ettiği kanaatindeyim. Bunu bana yabancı bir dil öğrenmek öğretti.