Bazı sözler vardır asla tutulmaz, yerine getirilmez. Herkesin vardır yerine getirmediği, getirilmediği. Burada karşı taraf fark etmiyor en azından bizim kültürümüz için. Büyüğümüz olsun küçüğümüz olsun, resmi yada samimi, buradaki ben, buradaki sen buradaki herkes. Vardır verdiği ve yerine getirmek için çabaladığı ama bir türlü tamamlayamadığı sözler.
Kimi zaman şartlar izin vermez, kimi zaman cesaret eksik kalır, kimi zaman da zamanın kendisi araya girer.
Verilen söz unutulmaz aslında sadece üstü tozlanır, ertelenir, içimizde bir yerde bekler.
İnsan bazen tutamadığı sözün mahcubiyetini taşır, bazen de tutulmayan bir sözün kırgınlığını.
Ama söz dediğin şey yalnızca karşı tarafa değil, insanın biraz da kendine verdiği bir borçtur.
Yerine gelmediğinde eksilen sadece güven değil biraz umut, biraz heves, biraz da inanç olur.
Yine de herkes bilir ki söz vermek kolay, sözün arkasında durmak zordur.
Çünkü söz söylenirken birkaç kelimedir ama tutulurken sabırdır, emektir, fedakarlıktır.
Ve insanın değeri, verdiği sözleri hatırlayanlarla değil tuttuğu sözlerle hatırlanmasında gizlidir..