Biz neden her şeyi hemen kabulleniyoruz?
Sosyal medyada youtube'un TV versiyonunda 90 saniye atlanamaz reklamlar gösterdiğiyle ilgili haberler var. Belki siz de görmüşsünüzdür. Yorumlara bir bakıyoruz: "max 2 reklam izliyorum geçiyorum, 90 saniye sürmüyor", "gir çık yapıyorum", "telefonla giriş yapıyorum" falan. Neden kabullenip yerine bu kabul edilemez, bunu durdurun demiyoruz? Çünkü biz zaten çok yorgunuz. İş, fatura, ulaşım, sosyal baskı. Beynin otomatik olarak bunu nasıl aşarım sorusuna geçiyor. Neden kabul etmem gerekiyor diye sormak için bir adım daha geriye çekilmen lazım. O adım yorgunken lüks geliyor. Bir de o yorumlardaki insanların hepsi ayrı ayrı bireysel çözüm üretiyor. Biri gir çık yapıyor, biri telefona geçiyor, biri apk kuruyor. Hepsi zeki, hepsi çözüm arıyor ama hepsi yalnız. Oysa aynı enerjiyle "youtube'u bu hafta açmıyoruz" diye organize olsalar platform belki geri adım atabilir, atmasa bile kolektif gücümüzü göstermiş olup, bu tamamen gelir odaklı yaklaşımlarını sınırlayabiliriz belki. Ama bunu koordine edecek bilincimiz yok. Bir de alışma meselesi var. İlk 15 saniyelik reklam geldiğinde tepki vardı. Sonra 30 saniye oldu, alıştık, sonra atlanamaz oldu alıştık. Şimdi 90 saniye. Tepki vermek için bir eşik lazım ama o eşik sürekli öteleniyor. Son olarak alternatif göremiyoruz. Boykot dersen, peki ne izleyeceğim? sorusu geliyor. Platform o kadar merkezi bir hal aldı ki yokluğunu hayal etmek güçleşti. Bireysel numaralar değil, kolektif tepki lazım. Ama bunun için önce yorgunluğa ve alışkanlığa direnmek gerekiyor ki bunlar tam olarak sistemin bize yaptırmak istemediği şeyler. Ne diyelim,
İyi izlemeler...