Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Okan Alver'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Keşfet
Akış
İçerikler
Gönderiler
Şiddet
Köpekgil
Hayvan Davranışları
Yok Oluş
Küresel
Göğüs
Kuyrukluyıldız
Cinsiyet Araştırmaları
Nükleik Asit
Soğuk
Pediatri
Primatoloji
Yeme
Çocuk
Eşcinsellik
Gün
Besin Değeri
Hücreler
Köpek
İstanbul
Yaşlanma
Ecza
Kalıtım
Türleşme
Siyaset
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Pırıl Okay
Pırıl Okay
93.3K UP
8 Şubat 2024
Günde 8 saat sınıfta oturup öğretmeni dinlediğimiz, çoktan seçmeli bir sınavda başarılı olmaya yönelik tasarlanan eğitim sistemimizin çok eskide kaldığını, günümüz için yeterli olmadığını düşünüyorum. Eğitim sistemimizin temeli Sanayi Devrimi'ne dayanıyor. Endüstrilerin gelişmesiyle birlikte, üretimde çalışması için okur-yazarlık ve temel matematik bilgisi olan vasıflı bir işgücüne ihtiyaç duyulmuş. Nitelikli işgücüne duyulan ihtiyaç, sanayileşmiş ülkelerde devlet okullarının kurulmasını ve yaygınlaşmasını sağlamış, hangi sosyoekonomik düzeyden olursa olsun tüm çocuklara temel eğitim hakkı tanınmış. Ana hedef nitelikli bir işçi sınıfı yetiştirmek olduğu için, üretimde olduğu gibi eğitimde de standardizasyona önem verilmiş; tüm okullarda okutulacak ortak bir müfredat, ortak ders kitapları ve ölçüm yöntemleri benimsenmiş. Okullarda, nitelikli bir işçi için iş hayatında önemli olan disiplin, itaat ve dakiklik gibi değerler vurgulanmış. Örneğin, öğrenciler okulda 8 saat ders dinlemeye alışmak zorunda çünkü ileride mesaileri de 8 saat olacak. Veya sınıfta dersin akışını öğretmen belirler çünkü öğrencilerin ileride patronlarına itaat etmeyi bilmeleri gerekecek.
Günümüzde ise Bilişim Çağı'ndayız ve Endüstri Çağı'nda önemli olan bazı bilgi, beceri ve değerlerin yerini yenileri aldı. Ancak eğitim sistemimiz bu dönüşümü henüz gerçekleştiremedi. Matematik derslerinde pek çok formül ezberliyoruz ve günümüzde bilgisayarların rahatlıkla yapabildiği işlemleri elle yapmayı öğreniyoruz. Ancak, gerçek bir problemi çözmek için matematiği nasıl kullanabileceğimizin üzerinde pek durmuyoruz; bir problemi çözmek için bir yazılımdan nasıl yardım alabileceğimizi hiç öğrenmiyoruz. Edebiyat derslerinde, bir tane edebi eseri gerçekten okumaktansa yüzlerce eserin yazarını ve konusunu ezberliyoruz. Fen derslerinde ise pek çok bilgi öğreniyoruz fakat bu bilgilere hangi deneyler sonucunda, nasıl ulaşıldığını bilmiyoruz. Bu yüzden bilimsel süreci tam olarak kavrayamıyoruz. Eğitim sistemimizdeki eksikliğin, ülkemizin 21. yyda bilim ve teknoloji üreten bir ülke haline gelmesinin önündeki en büyük engel olduğunu düşünüyorum.
47 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
1 saat önce
Kültürel şartlanmalarımız nedeniyle çıngıraklı yılanları genellikle soğuk, merhametsiz ve yalnızca zehriyle var olan canavarlar olarak görme eğilimindeyiz. Oysa evrimsel biyoloji bize her canlı formunun, hayatta kalma mücadelesi içinde şaşırtıcı derecede karmaşık ve hassas adaptasyonlar geliştirdiğini defalarca kanıtlamıştır.

Çıngıraklı yılanlar yumurtlamaz; canlı doğum yapar ve dünyaya gelen yavrularına titiz bir annelik bakımı sunar. Vahşi doğada bu sürece çıplak gözle tanık olabilmiş insan sayısı neredeyse yok denecek kadar azdır. Project RattleCam araştırmacıları, geliştirdikleri kesintisiz canlı yayın sistemleriyle vahşi doğadaki bu doğum anlarını tarihte ilk kez anbean kaydetmeyi başardı.

Kameralara yansıyan veriler, sadece doğum anının biyolojik zarafetini değil, aynı zamanda sürüngenler dünyasında nadir görülen bir sosyal dayanışmayı da belgeledi. Yavrular, en büyük düşmanları olan yırtıcı kral yılanlarından korunabilmek için yalnızca annelerine değil, çevredeki diğer yetişkin çıngıraklı yılanlara da sokularak adeta kolektif bir kalkan oluşturuyor. Etoloji bilimi, klasik saha yöntemlerinin asla yakalayamayacağı bu grup dinamiğini ilk kez böylesine somut biçimde kayıt altına alıyor.

Daha da önemlisi, bu yayınları izleyen insanlarda korku refleksinin hızla yerini empati ve saygıya bıraktığı bilimsel olarak belgelendi. Bizler doğayı yakından tanıdıkça, canlıları körü körüne şeytanlaştırmak yerine ekosistemdeki yerlerini kavrıyor ve korumayı öğreniyoruz.

Korktuğunuz veya tehlikeli bulduğunuz bir canlının böylesine şefkatli bir anına şahit olmak, sizin de ona bakışınızı değiştirdi mi?
5 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
4 saat önce
Güneşli bir günde dışarı çıktığımızda tenimizi zararlı morötesi ışınlardan koruyan ömelanin pigmenti ile doğadaki nehir yataklarında biriken çürümüş organik tortunun nanodüzeyde ikiz olduğunu biliyor muydunuz?

Uzun yıllar boyunca bu iki yapı birbirinden bütünüyle bağımsız kabul edildi. Çünkü ömelanin vücudumuzda hassas hücresel mekanizmalarla adeta ilmek ilmek üretilirken, doğal organik madde canlı kalıntılarının rastgele parçalanmasıyla ortaya çıkan kaotik bir birikimdir. Fakat böylesine zıt süreçlerden geçen bu iki madde, güneş ışığını tam spektrumlu bir sünger gibi aynı kusursuzlukla soğurabiliyor.

Yeni yapılan spektroskopi araştırmaları bu durumun arkasındaki fiziksel sırrı açığa çıkardı. Moleküler yapı taşları tamamen farklı olsa da her iki madde de birkaç nanometre boyutundaki çok katmanlı nano yığınlar şeklinde diziliyor. Yani ışığın etkin biçimde hapsedilmesini sağlayan asıl unsur kimyasal tarif değil, doğanın hem hücrelerimizde hem nehir yataklarında kurduğu bu evrensel nano geometri.

Bu keşif, malzeme bilimi ve temiz enerji teknolojileri için heyecan verici olanaklar barındırıyor. Doğanın farklı kanallardan ulaştığı bu ortak nanomalzeme şablonunu laboratuvarda taklit ederek güneş panellerinin verimini artırabilir, daha dayanıklı bataryalar ve gelişmiş biyoelektronik aygıtlar üretebiliriz.

Sizce doğanın farklı patikalardan geçip aynı mimari çözüme ulaşması, gelecekte başka hangi teknolojilere ilham verebilir?
10 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Olgun Özer
Olgun Özer
104.1K UP
5 saat önce
Doğal gözlem Kurt Örümceği lycosidae ailesinden
Yer Ordu
7 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Arlı
Ahmet Arlı
111.8K UP
5 saat önce
Rota #3
🟩🟩🟩🟩🟩🟩🟩
7 geçiş · 0 hata · 01:17
962 puan
evrimagaci.org/rota

Vay be salladım tuttu falan 😑 Nerede o şans, malesef ülke bilgim çok iyi 🙄

16 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
300.1K UP
5 saat önce
"Dippy" diye bildiğimiz o meşhur uzun boyunlu Diplodocus'lar sadece Kuzey Amerika'da yaşadı sanırdık. Meğer yanılmışız! 150 milyon yıl önce, henüz açılmaya başlayan Atlantik üzerinde oluşan geçici kara köprüleri sayesinde İspanya'ya kadar yürüyebilmişler. Hayal edin, kıtalar bugün ne kadar ayrıysa da, derin jeolojik zamanda aslında hayvanların bile geçebildiği yollar varmış. Bu, bilinen türlerin dağılım haritasını bile kökten değiştirebiliyor. Henüz İspanya'daki bu 'gezginin' tam hangi tür Diplodocus olduğunu bilmiyoruz, yeni fosillerle daha netleşecek. Ama yine de harita algımızı alt üst etmeye yeter!
30 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İlk ilke, kendinizi kandırmamanız gerektiğidir ve kandırılması en kolay kişi yine kendinizsiniz. Bu yüzden bu konuda çok dikkatli olmalısınız. Kendinizi kandırmamayı başardıktan sonra, diğer bilim insanlarını kandırmamak zaten kolaydır. Ondan sonrası artık bildiğimiz anlamda dürüst olmaktan ibarettir."
Richard Feynman
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)